Başında S olan 9 harfli 467 kelime var. S harfi ile başlayan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble, Kelime Tahtası gibi kelime oyunlarında yardımcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde S harfi olan kelimeler listesine ya da sonu S harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bu bir hile değil, oyun oynarken yeni kelimeler öğrenebilmeniz için size bir yardımcıdır. Kelimelerin anlamlarını öğrenmek için TDK web sitesini ziyaret edebilirsiniz. ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SIKILAMAK


1 . Sıkı duruma getirmek.
2 . Sıkıştırmak.
3 . Dolma tüfek, tabanca vb. ateşli silahları ağızdan doldurup sıkıştırmak.
4 . İyice tembih etmek.
5 . mecaz Bunaltmak.
6 . mecaz Zorlamak.

SALMASTRA


1 . Halat tellerinden saç gibi örülmüş olan ip.
2 . Özellikle makinelerde birbirine sıkıca değen iki yüzey arasına yerleştirilerek bu yüzeyler arasına su, buhar veya yağların sızmasını önleyen urgan.

SÜRDÜRMEK


1 . Sürme işini yaptırmak: "Parmaklıklara boya sürdürdü."- .
2 . Bir durumun, bir şeyin sürmesini, olmasını sağlamak: "Bugün de sürdürdüğü hizmetleri onu güvenilir kişi yapmış."- T. Dursun K.

SATRANÇLI

Satranç tahtası gibi karelere ayrılmış bir biçimde çizilmiş veya basılmış olan, kareli: "Satrançlı kumaş."- . "Şalvar her vakitki, lacivert beyaz karışık satrançlı şalvardı."- O. C. Kaygılı.

SÜSLENMEK


1 . Süsleme işine konu olmak: "Her türlü çiçekle kırlar süslenmiş / Yeşil yaprak giyer dumanlı dağlar."- Âşık Veysel.
2 . Kendini süslemek: "O gün yılbaşı olduğu için pek süslenmişti."- S. F. Abasıyanık.

SULTANLIK


1 . Sultan olma durumu, padişahlık, saltanat.
2 . Sultan sanını taşıyan bir İslam hükümdarının ülkesi: "Fas Sultanlığı."- .
3 . mecaz Rahat yaşama durumu: "Bekârlık sultanlıktır."- .

SİSMOGRAF


1 . Depremyazar.
2 . mecaz En ince ayrıntıları bilen, her hareketi gözleyip değerlendiren (kimse): "Halkın nabzını elinde tutan halk sanatçısı, halkın bir sismografı gibidir."- H. Taner.

SOYUTLAMA

Bir nesnenin özelliklerinden veya özellikleri arasındaki ilişkilerden herhangi birini tek başına ele alan zihinsel işlem, gerçeklikte ayrılamaz olanı düşüncede ayırma, tecrit, abstraksiyon.

SÜRTÜNMEK


1 . Geçerken değmek, sürünmek: "Hasta gene duvarlara sürtünerek kendini alt katın merdivenlerine attı."- P. Safa.
2 . (nsz), mecaz Başıboş, amaçsız dolaşmak.
3 . (nsz), mecaz Kavga etmek için sebep aramak.

STOACILIK

Aklın egemenliğini, doğaya uygun yaşamayı, ruhun duyumsamazlığı ve dünya yurttaşlığı ülküsünü amaç edinen Kıbrıslı Zenon'un kurduğu, öğretiye ilişkin derslerin stoa denilen direkli galeride verildiği öğreti, revakiye.

SADİSTLİK


1 . Sadist olma durumu: "İnsan yavrusunun sadistliğine ben orada tanık oldum."- R. Erduran.
2 . Başkalarına acı çektirme yoluyla cinsel doyum sağlama biçiminde kendini gösteren bir tür sapıklık, elezerlik, sadizm.

SAKLANMAK


1 . Kendini saklamak, gizlenmek: "O âdeta kaçıp saklanacak bir yer arıyormuş gibi sıkıntıdaydı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . (-den) Saklama işi yapılmak: "Şarap mahzende saklanır, aşkın kalbimde yıllanıyor."- Şarkı.

SONSUZLUK


1 . Sonsuz olma durumu.
2 . Sonu olmayan gelecek zaman, ebediyet: "İyi ve yoğun yaşanan bir dakikada sonsuzluktan bir renk var."- H. Taner.
3 . Sonu ve sınırı olmayan uzay.

SİGORTACI

Belirli bir prim karşılığında, sigortalıya veya bir tazminattan yararlanacağı belirtilmiş olan kimseye, zarara uğraması durumunda belli bir para veya gelir ödemeyi üstlenen kimse.

SAPTAYICI


1 . Saptayan, sabit kılan, sürekli kılan.
2 . isim Tebeşir, boya, sulu boya, kurşun kalem çizim ve resimlerin bozulmalarını önlemek için bütün kâğıt yüzeyine püskürtücü ile sıkılan sakız ve alkol karışımı resim verniği.

SERPİLMEK


1 . Serpme işine konu olmak: "Cam kırıkları su gibi dört tarafa serpildiler."- A. İlhan.
2 . Gelişmek, büyümek: "Şu on altı yıllık dönem içinde doğan, serpilen bütün partilerimiz birbiri içinden doğmuştur."- N. Cumalı.

SÖMÜRGECİ


1 . Sömürgesi olan, sömürge elde etmek amacında olan kimse veya ülke, müstemlekeci, kolonyalist: "Şöyle olmuşuz, böyle olmuşuz ama hiçbir zaman sömürgeci olmamışız."- B. R. Eyuboğlu.
2 . sıfat Sömürgecilikle ilgili olan.

SÖYLETMEK


1 . Söylemesine yol açmak.
2 . Söylemek zorunda bırakmak, itiraf ettirmek: "Öldüreceği, laf söyleteceği adamı diri diri fırına kor, gözünün önünde yakardı."- Ö. Seyfettin.

SALDIRGAN

Başkasına saldıran, yapısında saldırma özelliği olan (devlet, kimse, hayvan), agresif, mütecaviz: "Bu saldırgan angutlar, kuru gürültüden başka bir şey değildir."- S. Birsel.

SÜNGERLER

Vücutları içten dar ve uzun kanalcıklardan oluşan, dıştan bu kanalcıklara açılan deliklerle kaplı, çoğu kayalara tutunmuş olarak koloniler durumunda yaşayan hayvanlar takımı.