SİFTİNMEK (TDK)


1 . Oyalanmak, vakit geçirmek: "Bunamış işte. Kadın gördü mü dayanamıyor, siftiniyor. Bir halt edeceğinden mi?"- M. Ş. Esendal.
2 . Bir yere sürtünerek kaşınmak: "Mahallede duvar kenarlarında siftinip pinekleyen uyuz, kör, topal köpeklerden başka kimse yoktur."- Y. K. Karaosmanoğlu.

Siftinmek kelimesi baş harfi S son harfi K olan bir kelime. Başında S sonunda K olan kelimenin birinci harfi S , ikinci harfi İ , üçüncü harfi F , dördüncü harfi T , beşinci harfi İ , altıncı harfi N , yedinci harfi M , sekizinci harfi E , dokuzuncu harfi K . Başı S sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

DUVAR Nedir?


1 . Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem.
2 . Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılan engel: "Karabaş, bostan duvarının gölgesinde öğle uykusuna serilir."- Y. Z. Ortaç.
3 . mecaz Sonuç alınamayan yer.
4 . mecaz Engel: "İki arkadaşın arasında aşılmaz bir duvar vardı."- .
5 . spor Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma.

ESEN Nedir?

Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim.

GEÇİRME Nedir?

Geçirmek işi: "Esaretimin geri kalan müddetini bu ümitle geçirmeye başladım."- A. Mithat.

GEÇİRMEK Nedir?


1 . Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak.
2 . (-e) Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek: "Kalanımızı peşine takarak Murat suyunun karşı kıyısına geçirdi."- K. Bilbaşar.
3 . (-i, -e) Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek: "Odanın eşyasını öbür odaya geçirmek."- .
4 . (-i, -e) Tespit etmek, yazmak, kaydetmek: "Merkez, kadının dosyasına vefat kaydını geçirdi."- R. H. Karay.
5 . (-i, -e) Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak: "Yem torbalarını hayvanların boyunlarına geçirdikten sonra arkadaşına sordu."- O. C. Kaygılı.
6 . (-i, -e) Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek: "Arkadaşımı geçirmeye gittim."- .
7 . (-i, -de) Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak: "Kocan için geceyi evden dışarıda geçirmek fırsatını sen kendin temin et."- H. C. Yalçın.
8 . (-e, nsz) Giymek, giyinmek: "Sırtına pembe, kolları tamamen çıplak bir bluz geçirmişti."- S. F. Abasıyanık.
9 . (-den) Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak: "Kılıçtan geçirmek. Dayaktan geçirmek."- .
10 . (-i, -den) Herhangi bir durumu yaşamış olmak: "Ne yapar ne eder, günde iki üç saatini at üstünde geçirirdi."- N. Cumalı. 1
1 . Etmek, yapmak. 1
2 . (-i, -e) Hastalık bulaştırmak: "Nezleyi bana geçirdin."- . 1
3 . (-le) Zaman harcamak: "Benim bu işlerle geçirecek vaktim yok."- . 1
4 . Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak.

HALT Nedir?


1 . Bir şeyi başka bir şeyle karıştırma.
2 . teklifsiz konuşmada Uygunsuz söz söyleme, uygunsuz iş yapma.
3 . teklifsiz konuşmada Uygun olmayan, beğenilmeyen şey: "Zehri şurupla, daha bilmem ne haltla karıştırıp yudum yudum içmek, pis şey, iğrenç şey."- R. N. Güntekin.

İŞTE Nedir?


1 . Bir şey gösterilirken veya bir şeye işaret edilirken söylenen bir söz, aha, ahacık: "Hani kitap? - İşte size anlattığım adam. İşte, korktuğum başıma geldi."- .
2 . Anlatılan bir sözün sonucuna gelindiğini gösterir: "İşte bütün manzara budur!"- R. E. Ünaydın.
3 . Anlatılan şeye dikkat çekmek için kullanılan bir söz: "Ekmek, peynir, yumurta, marul, limon, ne bulursan al işte."- N. Cumalı.

KADIN Nedir?


1 . Erişkin dişi insan, zen erkek veya adam karşıtı: "Yanlarında, kendileriyle ahbaplık edecek dostlar, hizmetlerine koşacak kadınlar veya erkekler görmek isterler."- A. Ş. Hisar.
2 . Evlenmiş kız.
3 . sıfat Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri olan.
4 . mecaz Hizmetçi bayan.
5 . eskimiş Bayan: "Hintli kadın toplantıyı renklendirmek için herkesin kendisine bazı şeyler sormasını teklif ediyordu."- B. Felek.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KAŞINMA Nedir?

Kaşınmak eylemi.

KAŞINMAK Nedir?


1 - Kaşıntısı olmak, kaşıma gereksinmesi duymak.
2 - Kendi kendini kaşımak.
3 - Kötü bir karşılık gerektiren davranışlarda bulunmak.

KENAR Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka: "O sırada karşı taraçadaki kadın elinde pirinç tası olduğu hâlde taraçanın kenarına kadar geldi."- O. V. Kanık.
2 . Bir şeyi çevreleyen çizgi.
3 . Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri: "Bu mendilin kenarı ötekinden daha sade."- .
4 . Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer: "Ağır, ihtiyar misafirler kenarda bir odadan çıktılar."- M. Ş. Esendal.
5 . Yan.
6 . matematik Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri: "Bir üçgenin kenarları."- .

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KÖPEK Nedir?


1 - Köpekgillerden, boy ve biçim bakımından pek çok cinsleri olan, çok iyi koku alan, sadık; bekçilik, avcılık gibi işler için beslenen memeli hayvan (Canis familiaris).
2 - Aşağılık niyetlerle yaltaklanan ya da davranışları kötü olan kimse için sövgü sözü olarak kullanılır.

OYALANMA Nedir?

Oyalanmak işi.

OYALANMAK Nedir?


1 . Oyalama işine konu olmak: "Ormanda çiçek toplamak için oyalanan kızı beklemeye başladı."- T. Buğra.
2 . Boşuna zaman harcamak.
3 . Vakit geçirmek: "Bazen kahvelerde oyalandıktan sonra eve dönerdik."- N. Cumalı.
4 . Beklemek.

TOPAL Nedir?


1 . Bacağındaki sakatlık sebebiyle seker gibi veya iki adımda bir, bir yana eğilerek yürüyen (insan veya hayvan): "Bu sabah, yolda bizim topal postacıya rast geldim."- Y. Z. Ortaç.
2 . mecaz Ayaklarından biri kısa olan (nesne): "Topal masa."- .

UYUZ Nedir?


1 . Uyuz böceğinin, üst derinin altına girerek yaptığı kaşındırıcı, bulaşıcı bir deri hastalığı.
2 . sıfat, tıp (***) Bu hastalığa tutulmuş olan: "Uyuz köpekler gibi ne arkadan geliyorsun?"- S. Birsel.
3 . mecaz Hareketli, canlı olmayan, uyuşuk, pısırık, miskin kimse: "Bu uyuz, can acısından bağıracaktı, ağzı açıldı; ama sesi çıkmadı."- M. Ş. Esendal.

VAKİT Nedir?


1 - Zaman.
2 - Bir işe ayrılmış ya da bir iş için alışılmış saatler.
3 - Çağ.
4 - Geçim, para bakımından olanak.
5 - Saptanmış olan zaman.
6 - Zaman anlatan sözcüklere belirtilen durumunda gelince "iken" anlamını verir.
7 - Ettiği, edeceği biçimindeki ortaçlardan sonra getirilerek zaman belirteçleriyapılır.
8 - Olanak, fırsat.

E F K M N S T İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Siftinmek,

8 Harfli Kelimeler

Feminist, Neftimsi, Siftinme, Tiksinme,

7 Harfli Kelimeler

Kesinti, Nitekim, Semitik,

6 Harfli Kelimeler

Ekinti, Esinti, Finike, Menisk, Misket, Miskin, Mistik, Sinmek, Tekfin, Teksif, Temkin, Tenkis, Tensik, Teskin,

5 Harfli Kelimeler

Eksin, Etkin, Etnik, Fenik, Fiske, Fitin, Fitne, İnmek, İsmen, İsmet, İstek, İstem, İstif, İstim, İtmek, Kesif, Kesim, Kesin, Kesit, Kimse, Kitin, Menfi, Metin, Metis, Minik, Nefis, Nefti, Nesim, Nimet, Senit, Setik, Sifin, Simit, Sinek, Sinik, Sinme, Sitem, Tekin, Temin, Tenis,

4 Harfli Kelimeler

Ekim, Ekin, Eksi, Ekti, Emik, Emin, Enik, Esik, Esim, Esin, Eski, Etik, Etki, Fent, Fink, İken, İnek, İnik, İnme, İnti, İsim, İtki, İtme, Kent, Kimi, Kist, Meni, Mest, Mine, Mini, Mink, Misk, Neft, Nemf, Nesi, Nite, Seki, Semt, Sent, Sine,

3 Harfli Kelimeler

Eti, Fek, Fen, Fes, Fin, Fit, İki, İni, İti, Kem, Kes, Ket, Kim, Kin, Kit, Men, Met, Mis, Mit, Nem, Net, Nim, Sek, Sem, Sen, Set, Sif, Sik, Sim, Sin, Sit, Ski, Tef, Tek, Tem, Ten, Tik, Tim, Tin,

2 Harfli Kelimeler

Ek, Em, En, Es, Et, Fe, İm, İn, İs, İt, Ke, Ki, Me, Mi, Ne, Se, Si, Te, Ti,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.