Sonunda aş olan 140 kelime var. AŞ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde aş olan kelimeler listesine ya da başında aş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KAHRAMANMARAŞ
HEYKELTIRAŞ, LACİVERTTAŞ
ELMASTIRAŞ, HACIBEKTAŞ, KALEMTIRAŞ
MESLEKTAŞ, MİLLETTAŞ, TOKMAKBAŞ, TOPLUMDAŞ
ALTINBAŞ, ALTINTAŞ, ANLAMDAŞ, BALTABAŞ, BEŞİKTAŞ, BÜYÜKBAŞ, BÜZÜKTAŞ, CANHIRAŞ, DEMİRBAŞ, DOKUZTAŞ, DUYGUDAŞ, GÖNÜLDAŞ, GÖREVDAŞ, GÖRÜŞTAŞ, HURDAHAŞ, KADEHDAŞ, KANCABAŞ, KARINDAŞ, KIZILBAŞ, KONUMDAŞ, KÜÇÜKBAŞ, MEVKİDAŞ, NESİLDAŞ, PÜRTELAŞ, SALLABAŞ, ŞEHİRDAŞ, ŞEKİLDAŞ, SINIRDAŞ, VATANDAŞ, YEŞİLBAŞ, ZAMANDAŞ
AHIRDAŞ, ARKADAŞ, AŞIKTAŞ, AYAKTAŞ, DAVADAŞ, DELİBAŞ, DENKTAŞ, ELMABAŞ, İĞTİŞAŞ, KABATAŞ, KAFADAŞ, KARABAŞ, KARAKAŞ, KARATAŞ, KARAVAŞ, KENTTAŞ, KIYIDAŞ, KOCABAŞ, OKULDAŞ, OMUZDAŞ, RENKTAŞ, ÜLKÜDAŞ, ULUSTAŞ, YEDİTAŞ, YURTTAŞ
ALABAŞ, BAĞDAŞ, BAŞTAŞ, BEŞTAŞ, BOYDAŞ, ÇAĞDAŞ, CANDAŞ, ÇARDAŞ, DEHHAŞ, DİLDAŞ, DİNDAŞ, HAŞHAŞ, İRİBAŞ, IRKTAŞ, KANDAŞ, KOLDAŞ, NAKKAŞ, NEBBAŞ, PAYDAŞ, SIRDAŞ, SOYDAŞ, TAYDAŞ, TEKTAŞ, TOPBAŞ, YAMYAŞ, YANDAŞ, YOLDAŞ
ABRAŞ, AKBAŞ, AKTAŞ, ALMAŞ, AYYAŞ, BULAŞ, ÇAMAŞ, ÇUVAŞ, DADAŞ, DALAŞ, DARAŞ, ERBAŞ, FARAŞ, GEVAŞ, GULAŞ, KUMAŞ, LAVAŞ, MARAŞ, OYDAŞ, OYNAŞ, ŞABAŞ, SALAŞ, SAVAŞ, SUTAŞ, TALAŞ, TARAŞ, TELAŞ, TIRAŞ, ÜÇTAŞ, UĞRAŞ, YARAŞ, YAVAŞ
ADAŞ, APAŞ, ATAŞ, AYAŞ, FLAŞ, MAAŞ, NAAŞ, ULAŞ
BAŞ, FAŞ, KAŞ, MAŞ, TAŞ, YAŞ
AŞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAHRAMANMARAŞ
- ...
- HEYKELTIRAŞ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Heykelci
-
[isim]
Heykelci
- LACİVERTTAŞ
- ...
- KALEMTIRAŞ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kamış kalemleri açmak için kullanılan uzun saplı küçük bıçak
-
Kurşun kalemlerin ucunu açmak için kullanılan türlü biçimlerdeki keski, kalem açacağı
-
[isim]
Kamış kalemleri açmak için kullanılan uzun saplı küçük bıçak
- ELMASTIRAŞ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Üzeri elmas gibi yontulmuş (iyi tür cam, billur)
- "Elmastıraş sürahi."
-
[isim]
Ucu elmaslı, kalem biçiminde cam keskisi, elmas
-
[sıfat]
Üzeri elmas gibi yontulmuş (iyi tür cam, billur)
- HACIBEKTAŞ
- ...
- TOKMAKBAŞ
-
-
[isim]
Kaya balığı
-
[isim]
Kaya balığı
- TOPLUMDAŞ
-
-
[isim]
Aynı topluma bağlı bireylerin her biri
-
[isim]
Aynı topluma bağlı bireylerin her biri
- MİLLETTAŞ
-
-
[isim]
Aynı milletten olan kimse
- "Kırk senedir hasret kaldığı millettaşlarını görmekten şaşırmıştı." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Aynı milletten olan kimse
- MESLEKTAŞ
-
-
[isim]
Aynı meslekten olan kimse
- "Avrupa'daki yeni tıp hareketlerini, bazı meslektaşlar gibi büsbütün ihmal etmiş değilimdir." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Aynı meslekten olan kimse
- KONUMDAŞ
- ...
- PÜRTELAŞ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Telaşlı
-
[zarf]
Telaşlı olarak
- "Gırtlağımı yırtarcasına haykırırken odaya efendim pürtelaş girdi." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Telaşlı
- GÖNÜLDAŞ
-
-
[isim]
Duyguları aynı olanlardan her biri, candan dost
-
[isim]
Duyguları aynı olanlardan her biri, candan dost
- ALTINTAŞ
- ...
- DEMİRBAŞ
-
-
[isim]
Bir yerde kullanılan, bir yere kayıtlı olan, bir görevliden öbürüne teslim edilen dayanıklı eşya
- "Bu masalar demirbaştır."
-
[sıfat]
Bu nitelikte olan
- "Demirbaş gereç. Demirbaş dolap."
-
[sıfat]
Bir yerin eskisi, emektarı olan (kimse)
- "Gerçi Celile'nin ailesi içinde doğup büyümüş Huriye diye demirbaş bir evlatlığımız vardır." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Bir yerde kullanılan, bir yere kayıtlı olan, bir görevliden öbürüne teslim edilen dayanıklı eşya
- ANLAMDAŞ
-
-
[sıfat]
Eş anlamlı
-
[sıfat]
Eş anlamlı
- GÖREVDAŞ
-
-
[sıfat]
Birlikte görev yapan
-
Aynı görevi yapan
-
[sıfat]
Birlikte görev yapan
- CANHIRAŞ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Yürek paralayan, kulak tırmalayan, acı, tüyler ürpertici
- "Canhıraş bir feryat koparır koparmaz, ipek gömlekle odaya kendimi atmışım." (Sermet Muhtar Alus)
-
[sıfat]
Yürek paralayan, kulak tırmalayan, acı, tüyler ürpertici
- VATANDAŞ
-
-
[isim]
Yurttaş
- "Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." (Atatürk)
-
[isim]
Yurttaş
- HURDAHAŞ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Onarılamayacak biçimde kırılıp parçalanmış, paramparça
- "İçerisinde tok tok vuran bu ses, onun incecik göğüs tahtasını hurdahaş etmeye kâfi idi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[sıfat]
Onarılamayacak biçimde kırılıp parçalanmış, paramparça