Sonunda aş olan 6 harfli 27 kelime var. AŞ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde aş olan kelimeler listesine ya da başında aş olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CANDAŞ
-
-
[isim]
Bakınız can dostu
- "Candaşlarıyla ağacın semaya el açmış dalları altına oturdular; ıtır, yasemin, şarabi toprak kokusu genizlerini yakıyordu."
-
[isim]
Bakınız can dostu
- TOPBAŞ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Anadolu'da özellikle Tokat yöresinde yetiştirilen açık renkli, orta boy yapraklı ve tatlı içimli bir tütün türü
-
[isim, bitki bilimi]
Anadolu'da özellikle Tokat yöresinde yetiştirilen açık renkli, orta boy yapraklı ve tatlı içimli bir tütün türü
- NEBBAŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça nebbāş
-
[isim, eskimiş]
Bakınız mezar soyguncusu
-
[isim, eskimiş]
Bakınız mezar soyguncusu
- YANDAŞ
-
-
[isim]
Birinden yana olan veya bir düşünceye, bir isteğe katılan, onu destekleyen kimse; yanlı, tarafçı, taraflı, taraftar
- "En hararetli İngiliz yandaşları, üzgün ve umutsuz."
-
[dil bilgisi]
Bir kelimede yan yana bulunan (ses)
-
[isim]
Birinden yana olan veya bir düşünceye, bir isteğe katılan, onu destekleyen kimse; yanlı, tarafçı, taraflı, taraftar
- BAĞDAŞ
-
-
[isim]
Sağ ayağı sol uyluğun, sol ayağı sağ uyluğun altına alarak oturma biçimi
-
[isim]
Sağ ayağı sol uyluğun, sol ayağı sağ uyluğun altına alarak oturma biçimi
- BAŞTAŞ
-
- NAKKAŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça naḳḳāş
-
[isim]
Yapıların duvar ve tavanlarına birtakım resim veya şekillerle süslemeler yapan usta; bezekçi
- "Fırçayı tutamıyor parmakları nakkaşın / Mermeri oymaz oldu eli heykeltıraşın"
-
[eskimiş]
Bakınız nakışçı
-
[isim]
Yapıların duvar ve tavanlarına birtakım resim veya şekillerle süslemeler yapan usta; bezekçi
- PAYDAŞ
-
-
[isim]
Bakınız hissedar
-
[isim]
Bakınız hissedar
- HAŞHAŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫaşḫāş
-
[isim, bitki bilimi]
Gelincikgillerden, kapsüllerinden afyon elde edilen, tohumlarından yağ çıkarılan bir yıllık ve otsu bir kültür bitkisi (Papaver somniferum)
- "Aynı kadınlar ellerinde algı bıçaklarıyla haşhaşların arasına girdiler."
-
[isim, bitki bilimi]
Gelincikgillerden, kapsüllerinden afyon elde edilen, tohumlarından yağ çıkarılan bir yıllık ve otsu bir kültür bitkisi (Papaver somniferum)
- YAMYAŞ
-
-
[sıfat]
Bakınız sırılsıklam
- "Odunlar ocağa sığsa diyeceksin ama sığmıyorlar dedi. Üstelik yaş, yamyaş... Dumanı durmadan gözlerime tüttü."
-
[sıfat]
Bakınız sırılsıklam
- ÇAĞDAŞ
-
-
[sıfat]
Aynı çağda yaşayan; çağcıl, gündeş, asri, muasır
- "Daha sonrakileri ve Necip Fazıl'ın çağdaşlarını konuşmak üzere bugünkü sohbetimize son verdik."
-
Bulunulan çağın anlayışına, şartlarına uygun olan; çağcıl, uygarca, asri, modern
- "Sadece toplumsal olmakla kalmayıp uluslararası ve evrensel de olan çağdaş şiirin önemi de bence buradadır işte."
-
[sıfat]
Aynı çağda yaşayan; çağcıl, gündeş, asri, muasır
- BEŞTAŞ
-
-
[isim]
Beş adet taşla oynanan, havaya atılan bir adet taşın yere düşmeden yerdekilerin tek avuçla toplanmasına dayanan bir tür çocuk oyunu
- "Nevin, müşteri olmadığı zamanlarda kapının önünde beştaş oynayan bir kızcık."
-
[sıfat]
Üzerinde yan yana döşenmiş beş adet pırlantası veya elması olan (yüzük, küpe)
-
[isim]
Beş adet taşla oynanan, havaya atılan bir adet taşın yere düşmeden yerdekilerin tek avuçla toplanmasına dayanan bir tür çocuk oyunu
- IRKTAŞ
-
-
[isim]
Aynı ırktan olanlardan her biri
-
[isim]
Aynı ırktan olanlardan her biri
- DİLDAŞ
-
-
[isim]
Aynı dili konuşanlardan her biri
-
[isim]
Aynı dili konuşanlardan her biri
- YOLDAŞ
-
-
[isim]
Yol arkadaşı
- "Elli yıldır şu ömür kervanının yolcusuyum / Öyle her yoldaşı sevmezse de azade huyum"
-
Bakınız arkadaş
- "Bizim kadın kimsesizdir, bir can yoldaşı yok."
-
Eşlerden her biri
-
[mecaz]
Ortak bir görüşü benimseyenlerden her biri
-
[isim]
Yol arkadaşı
- İRİBAŞ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Kuyruksuz kurbağanın yumurtadan yeni çıkmış kurtçuğu
-
[isim, hayvan bilimi]
Kuyruksuz kurbağanın yumurtadan yeni çıkmış kurtçuğu
- TEKTAŞ
-
-
[sıfat]
Sadece bir pırlantası veya elması olan (yüzük, küpe)
- "Pırlanta gerdanlığı da tektaş küpesi de zümrüt yüzüğü de kendinin olsun!"
-
[sıfat]
Sadece bir pırlantası veya elması olan (yüzük, küpe)
- DİNDAŞ
-
-
[isim]
Aynı dinden olan kimse
-
[isim]
Aynı dinden olan kimse
- SIRDAŞ
-
-
[isim]
Birinin sırrını bilecek kadar ona yakın olan kimse; cankulağı, mahrem
- "Her konuda yardımcı olabilecek güvenilir bir sırdaş bulmam gerekiyordu."
-
[mecaz]
Bakınız karakutu
-
[isim]
Birinin sırrını bilecek kadar ona yakın olan kimse; cankulağı, mahrem
- KOLDAŞ
-
-
[isim, eskimiş]
İş arkadaşı
-
[isim, eskimiş]
İş arkadaşı