Sonunda aş olan 7 harfli 25 kelime var. AŞ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde aş olan kelimeler listesine ya da başında aş olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KARAVAŞ
-
-
[isim, tarih]
Savaşta tutsak edilen veya satın alınan kadın köle; kul
- "Savaşlarda düşmanlarını yendikleri veya herhangi bir tehlikeyi atlattıkları zaman kul ve karavaş azat ederlerdi."
-
[isim, tarih]
Savaşta tutsak edilen veya satın alınan kadın köle; kul
- ARKADAŞ
-
-
[isim]
Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri; yoldaş
-
Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri; refik, yâren
- "Nedret'in arkadaşları bizi nezaketen davet ettiler."
-
[isim]
Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri; yoldaş
- KAFADAŞ
-
-
[isim]
Bakınız kafadar
- "Biraz da kendi kendinize, kendi kafadaşlarınızla baş başa kalarak enine boyuna her şeyi ölçünüz."
-
[isim]
Bakınız kafadar
- AŞIKTAŞ
-
-
[isim, teklifsiz konuşmada]
Aralarında ciddi bir sevgi olmadan birbirleriyle gönül eğlendiren erkek ve kadından her biri
-
[isim, teklifsiz konuşmada]
Aralarında ciddi bir sevgi olmadan birbirleriyle gönül eğlendiren erkek ve kadından her biri
- ELMABAŞ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız tepeli dalgıç
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız tepeli dalgıç
- AYAKTAŞ
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız omuzdaş
- "Kıbrıs fethinde propagandayı idare eden ayaktaşların pabuçları dama atıldı."
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız omuzdaş
- OKULDAŞ
-
-
[isim]
Aynı okulda okuyan kimseler
-
Okul arkadaşı
-
[isim]
Aynı okulda okuyan kimseler
- KIYIDAŞ
-
-
[isim]
Aynı denizde kıyısı olan ülke veya şehirlerden her biri; sahildar
-
[isim]
Aynı denizde kıyısı olan ülke veya şehirlerden her biri; sahildar
- KARABAŞ
-
-
[isim]
Bakınız çoban köpeği
-
Bir hücreli özel bir asalağın, hindinin karaciğerine yerleşerek yaptığı, büyük ölçüde ölümlere yol açan kümes hastalığı
-
[ağızlardan]
Bakınız rahip
-
[mecaz]
Evlenmemiş, evlenmek istemeyen erkek
-
[bitki bilimi]
Ballıbabagillerden, çiçekleri mavi veya menekşe renginde başakçıklar durumunda olan güzel kokulu bir bitki (Lavandula stoechas)
-
[ağızlardan]
Kışa dayanıklı sert buğday
-
[isim]
Bakınız çoban köpeği
- DENKTAŞ
-
-
[sıfat]
Denk, eşit olan
-
[sıfat]
Denk, eşit olan
- KARAKAŞ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Genellikle Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve tırnakları siyah, yağlı kuyruğunun uç kısmı fazla sarkık bir tür koyun
-
[isim, hayvan bilimi]
Genellikle Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve tırnakları siyah, yağlı kuyruğunun uç kısmı fazla sarkık bir tür koyun
- KABATAŞ
-
-
[isim]
Ordu iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Ordu iline bağlı ilçelerden biri
- KARATAŞ
-
-
[isim]
Adana iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Adana iline bağlı ilçelerden biri
- ÜLKÜDAŞ
-
-
[isim]
Aynı ülküye bağlı olanlardan her biri
-
[isim]
Aynı ülküye bağlı olanlardan her biri
- YURTTAŞ
-
-
[isim]
Yurtları veya yurt duyguları bir olanlardan her biri; vatandaş
- "Yurttaşlarım arasında bana bu yabancılığı çektirmemek isteyenler de oldu tabii."
-
[isim]
Yurtları veya yurt duyguları bir olanlardan her biri; vatandaş
- KOCABAŞ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
İspinozgillerden, 18 santimetre uzunluğunda, sırtı kahverengi, karnı pembe bir tür kuş; flurcun (Cocothraustes coccothraustes)
-
Bakınız büyükbaş
- "Kocabaş sürüleri ne kışlaklarda ne yaylaklarda beslenebiliyordu."
-
[bitki bilimi]
Doğu Anadolu'da, yol ve tarla kenarlarında yetişen, 30-150 santimetre yüksekliğinde, iki yıllık otsu bir bitki (Onopordon acanthium)
-
[ağızlardan]
Bakınız şeker pancarı
-
[isim, hayvan bilimi]
İspinozgillerden, 18 santimetre uzunluğunda, sırtı kahverengi, karnı pembe bir tür kuş; flurcun (Cocothraustes coccothraustes)
- ULUSTAŞ
-
-
[isim]
Bakınız millettaş
-
[isim]
Bakınız millettaş
- İĞTİŞAŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça iġtişāş
-
[isim, eskimiş]
Karışıklık, kargaşa
-
Saflığı kaybolma, bozulma
-
[isim, eskimiş]
Karışıklık, kargaşa
- AHIRDAŞ
-
-
[isim]
Aynı at sahibine veya at ortaklığı bulunan kişilere ait olan, aynı koşuya katılan atlar; eküri
-
[isim]
Aynı at sahibine veya at ortaklığı bulunan kişilere ait olan, aynı koşuya katılan atlar; eküri
- OMUZDAŞ
-
-
[isim]
Aynı amaçla ve birlikte hareket eden kimse; ayaktaş, hempa
- "Eski omuzdaşları gibi ne kahve ne kuşçu dükkânı açmaya ne kolcu yazılmaya ne de gazete müvezziliğine tenezzül etti."
-
[isim]
Aynı amaçla ve birlikte hareket eden kimse; ayaktaş, hempa