Sonunda ta olan 178 kelime var. TA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ta olan kelimeler listesine ya da başında ta olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BAŞLANGIÇTA
BİLAVASITA, VARDAKOSTA
ALAMANATA, BİLVASITA, BURACIKTA, DELİBALTA, MANTİNOTA, MASKARATA, ORTALIKTA, ŞURACIKTA
AMİRİİTA, ARALIKTA, BAŞNOKTA, ÇİKOLATA, KALAMATA, KUKULETA, LİMONATA, MUGALATA, ORACIKTA, PARAKETA, PEŞTAHTA, PIRLANTA, PLASENTA, RÖVEŞATA, SAKULETA, TRİNKETA
AHZÜİTA, BARANTA, BARBATA, BURGATA, CAKARTA, CİRANTA, CURNATA, FALÇATA, FİLİNTA, FIRKATA, GIRNATA, HORANTA, ISKARTA, ISPARTA, İŞPORTA, KANASTA, KAPORTA, KAYNATA, KIRANTA, KUCAKTA, LAVANTA, LOKANTA, MARANTA, MAZBATA, MEŞRUTA, NİŞASTA, REVAÇTA, SAFSATA, SAPARTA, SİGORTA, SONUÇTA, SULFATA, VALETTA, YUMURTA
AGANTA, AKSATA, ALESTA, ARASTA, AVANTA, AYAKTA, BALATA, BARATA, BOĞATA, BOGOTA, CIVATA, ESASTA, FAÇETA, FLAVTA, GALETA, HALİTA, HARİTA, İNKITA, ISKOTA, İSKOTA, KALİTA, KANATA, KAVATA, KERATA, KOMİTA, KOMUTA, LİVATA, MANİTA, PASATA, PESETA, PİANTA, PİÇUTA, PİYATA, RABITA, REOSTA, SALATA, ŞAMATA, SİESTA, SOMATA, SURETA Devamını Görüntüle
ADETA, BALTA, BAŞTA, ÇANTA, CARTA, CONTA, CUNTA, DELTA, DİKTA, FANTA, GAİTA, GIPTA, HAFTA, HARTA, HASTA, HATTA, HAYTA, İHATA, KAÇTA, KAHTA, LASTA, LAVTA, LORTA, MAKTA, MALTA, MEVTA, MUŞTA, NAFTA, NOKTA, PAFTA, PASTA, POSTA, PUNTA, SALTA, SOFTA, SULTA, SUNTA, SUSTA, TAFTA, TAHTA Devamını Görüntüle
BETA, ÇITA, ÇİTA, DATA, FOTA, FUTA, HATA, İFTA, İKTA, KITA, KOTA, LATA, LOTA, META, MUTA, NOTA, OLTA, ORTA, PATA, POTA, ROTA, ŞİTA, SOTA, USTA
ATA, İTA
TA
A T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAŞLANGIÇTA
- ...
- VARDAKOSTA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Kıyıları koruyan gemi
-
[sıfat]
İri yarı ve gösterişli (kadın)
- "Bir bakanlık arabasından çıkan vardakosta bir hanımefendi resmen gelip Kevser Hanım'ın naçiz helasına şeref vermişti." (Haldun Taner)
-
[isim]
Kıyıları koruyan gemi
- BİLAVASITA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Araçsız
-
[sıfat]
Araçsız
- ORTALIKTA
-
-
[zarf]
Göz önünde, meydanda
- "Demek ortalıkta geziyor, bir tarafa çekilmemiş, uyumamış." (Refik Halit Karay)
-
[zarf]
Göz önünde, meydanda
- ALAMANATA
- ...
- MASKARATA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Ayakkabının üst yüzünün ön tarafında dikişle ayrılan burun bölümü
-
[isim]
Ayakkabının üst yüzünün ön tarafında dikişle ayrılan burun bölümü
- DELİBALTA
-
-
[sıfat]
Acımasız, gaddar, zalim (kimse)
-
[sıfat]
Acımasız, gaddar, zalim (kimse)
- BİLVASITA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Birinin aracılığıyla, doğrudan doğruya olmayarak, dolaylı olarak
-
[zarf]
Birinin aracılığıyla, doğrudan doğruya olmayarak, dolaylı olarak
- ŞURACIKTA
-
-
[zarf]
Yakın ve belirli bir yerde
- "Hemen, şimdi, şuracıkta, gece yarısı bizi evlendireceksin!" (Refik Halit Karay)
-
[zarf]
Yakın ve belirli bir yerde
- MANTİNOTA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Kapatma, metres
-
[isim]
Kapatma, metres
- BURACIKTA
-
-
[zarf]
Çok yakın bir yerde
- "Ben şimdi buracıkta tarağımı düşürmüşüm, gördünüz mü?" (Osman Cemal Kaygılı)
-
[zarf]
Çok yakın bir yerde
- LİMONATA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Su, şeker ve limon suyundan yapılan şerbet
- "Fahri'nin canı soğuk bir limonata istiyor." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Su, şeker ve limon suyundan yapılan şerbet
- ARALIKTA
-
-
[zarf]
Öbür şeyler arasında, bu arada
-
[zarf]
Öbür şeyler arasında, bu arada
- RÖVEŞATA
- ...
- ORACIKTA
-
-
[zarf]
Hemen o yerde, olduğu yerde
- "Yemeğini son günlerde oracıkta, pasaj içindeki Macar lokantasında yiyordu." (Refik Halit Karay)
-
[zarf]
Hemen o yerde, olduğu yerde
- PIRLANTA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Birçok façetası olacak biçimde yontulmuş foyasız parlak elmas
- "Onlara hakiki pırlanta diye geçirilmek istenen yalancı elmaslara bir kuyumcunun baktığı gibi bakmıştı." (Halide Edip Adıvar)
- "Bunların arasında umutsuz yaşamayan pırlanta gibi delikanlılar vardı." (Tarık Buğra)
-
[sıfat]
Üzerinde bu elmas bulunan (yüzük vb.)
- "Sonra kalan pırlanta salkım küpe, annesinin yadigârı da elinden çıktı." (Peyami Safa)
-
[isim]
Birçok façetası olacak biçimde yontulmuş foyasız parlak elmas
- TRİNKETA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Yelkenli gemilerde pruva direğinin en altta bulunan ana sereni ve bu serene bağlanan yelken
-
[isim]
Yelkenli gemilerde pruva direğinin en altta bulunan ana sereni ve bu serene bağlanan yelken
- KUKULETA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Yağmur, soğuk vb. dış etkilere karşı başa geçirilen, giysiye dikili veya ayrı olarak kullanılan başlık
-
[isim]
Yağmur, soğuk vb. dış etkilere karşı başa geçirilen, giysiye dikili veya ayrı olarak kullanılan başlık
- KALAMATA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Bir tür etli ve büyük zeytin
-
[isim]
Bir tür etli ve büyük zeytin
- PLASENTA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Etene
-
[isim]
Etene