Sonunda ta olan 8 harfli 16 kelime var. TA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ta olan kelimeler listesine ya da başında ta olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ta Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KUKULETA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca cocoletta
-
[isim]
Yağmur, soğuk vb. dış etkilere karşı başa geçirilen, giysiye dikili veya ayrı olarak kullanılan başlık
-
[isim]
Yağmur, soğuk vb. dış etkilere karşı başa geçirilen, giysiye dikili veya ayrı olarak kullanılan başlık
- MUGALATA
-
Kelime Kökeni: Arapça muġālaṭa
-
[isim, eskimiş]
Yanıltmak için, yanıltacak yolda söz söyleme
- "Mugalataya imkân vermeyelim."
-
Bu biçimde söylenen söz
-
[mantık]
Bakınız yanıltmaca
-
[isim, eskimiş]
Yanıltmak için, yanıltacak yolda söz söyleme
- KALAMATA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, bitki bilimi]
Bir tür etli ve büyük zeytin; kalamata zeytini
-
[isim, bitki bilimi]
Bir tür etli ve büyük zeytin; kalamata zeytini
- TRİNKETA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca trinchetto
-
[isim, denizcilik]
Yelkenli gemilerde pruva direğinin en altta bulunan ana sereni ve bu serene bağlanan yelken
-
[isim, denizcilik]
Yelkenli gemilerde pruva direğinin en altta bulunan ana sereni ve bu serene bağlanan yelken
- ÇİKOLATA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca cioccolata
-
[isim]
Kakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık vb. katılarak yapılan bir tür tatlı yiyecek
- "Doğa, tartışmanın süreceğini fark edince çikolata parçalarını kâğıdın içerisine tekrar yerleştirerek gelişigüzel katladı."
-
[isim]
Kakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık vb. katılarak yapılan bir tür tatlı yiyecek
- LİMONATA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca limonada
-
[isim]
Su, şeker ve limon suyundan yapılan şerbet
- "Fahri'nin canı soğuk bir limonata istiyor."
-
[isim]
Su, şeker ve limon suyundan yapılan şerbet
- RÖVEŞATA
-
Kelime Kökeni: İngilizce reverseshot
-
[isim, spor]
Futbolda yüksekten gelen topa gövdeyi sırtüstü devirip makas yaparak vurma
-
[isim, spor]
Futbolda yüksekten gelen topa gövdeyi sırtüstü devirip makas yaparak vurma
- PLASENTA
-
Kelime Kökeni: Fransızca placenta
-
[isim, anatomi]
Bakınız döl eşi
-
[isim, anatomi]
Bakınız döl eşi
- BAŞNOKTA
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça noḳṭa
-
[isim, matematik]
Bakınız başlangıç noktası
-
[isim, matematik]
Bakınız başlangıç noktası
- ORACIKTA
-
-
[zarf]
Hemen o yerde, olduğu yerde
- "Yemeğini son günlerde oracıkta, pasaj içindeki Macar lokantasında yiyordu."
-
[zarf]
Hemen o yerde, olduğu yerde
- SAKULETA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, eskimiş, askerlik]
Silindir biçiminde bir demirin içine çivi, cıvata vb. maddelerin doldurulması ile yapılan bir mermi türü
-
[isim, eskimiş, askerlik]
Silindir biçiminde bir demirin içine çivi, cıvata vb. maddelerin doldurulması ile yapılan bir mermi türü
- PEŞTAHTA
-
Kelime Kökeni: Farsça pīş + taḫte
-
[isim, eskimiş]
İş masası gibi kullanılan çekmece
-
Sarrafların üzerinde para saydıkları tahta
-
[isim, eskimiş]
İş masası gibi kullanılan çekmece
- ARALIKTA
-
-
[zarf]
Öbür şeyler arasında
-
[zarf]
Öbür şeyler arasında
- PARAKETA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca barchetta
-
[isim, denizcilik]
Geminin saatteki hızını anlamak için kullanılan araç
-
Üzerinde yüzlerce iğneli köstek bulunan uzun balık oltası; paragat
- "Paraketalarımızı yemledik, av gereçlerimize çekidüzen verdik, şakalaştık."
-
[isim, denizcilik]
Geminin saatteki hızını anlamak için kullanılan araç
- AMİRİİTA
-
Kelime Kökeni: Arapça āmir + iʿṭā
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ita amiri
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ita amiri
- PIRLANTA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca brillante
-
[isim]
Birçok façetası olacak biçimde yontulmuş foyasız parlak elmas
- "Onlara hakiki pırlanta diye geçirilmek istenen yalancı elmaslara bir kuyumcunun baktığı gibi bakmıştı."
-
[sıfat]
Üzerinde bu elmas bulunan (yüzük vb.)
- "Bu yüzükle bu pırlanta küpe benim sana yadigârım olsun. Güle güle kullan!"
-
[isim]
Birçok façetası olacak biçimde yontulmuş foyasız parlak elmas