Sonunda ta olan 6 harfli 43 kelime var. TA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ta olan kelimeler listesine ya da başında ta olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ta Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A T

2 Harfli Kelimeler

AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MANİTA

Kelime Kökeni: Yunanca

  1. [isim, argo] Bakınız sevgili
  2. Bakınız manitacılık
SOMATA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Bademden yapılan bir şerbet
İSKOTA

Kelime Kökeni: İtalyanca scotta

  1. [isim, denizcilik] Yelkenleri açmak ve tutmak için alt köşelerine bağlanan halat, zincir ve palangadan oluşan donanım
    • "Suların kaburgalarındaki serinliği / iskotada uğuldayan rüzgâr" (Orhan Veli Kanık)
ZABITA

Kelime Kökeni: Arapça żābiṭa

  1. [isim] Belediye hizmetlerinin güvenliğini sağlamakla görevli yönetim
    • "Bir kaza veya bir cinayet müstesna, karısını kaybeden bir kocanın zabıtaya müracaatı kadar elim bir gülünçlük var mıdır?" (Aka Gündüz)
  2. Bakınız belediye zabıtası
VAKETA

Kelime Kökeni: İtalyanca vachetta

  1. [isim] İnek derisinden imal edilmiş, postal, hayvan koşumları, kütüklük ve saraciyede kullanılan, bir tür ince meşin
    • "Bu dönemde Denizli tabakhanesinde, kösele, taban astarı, vidala, yüzlük deri, vaketa imal edilmiştir." (Ercan Haytoğlu)
  2. Bu deriden yapılmış olan
KALİTA

  1. [isim, tarih] Özellikle düşmanı takip için kullanılan, baş tarafında top bulunan, ağır donanma sınıfından bir kadırga
    • "Sekiz namlı korsan reisinin emrindeki sekiz Cezayir kalitası borda nizamına girip karşıdaki düşmana ateş açtılar." (Abdullah Ziya Kozanoğlu)
  2. Eskiden kullanılan, kalyon cinsinden yük gemisi
AGANTA

Kelime Kökeni: İtalyanca agguanta

  1. [isim, denizcilik] Çekilmekte veya bırakılmakta olan bir halatın veya zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir
KOMUTA

  1. [isim, askerlik] Askerî birliği ve onunla ilgili işleri yönetme görevi; kumanda
SURETA

Kelime Kökeni: Arapça ṣūretā

  1. [zarf] Bakınız görünüşte
    • "Babam sureta hak verdi ama bir de içine sor!" (Peyami Safa)
  2. Bakınız yalandan
BOGOTA

  1. [isim] Kolombiya'nın başkenti
ISKOTA

Kelime Kökeni: İtalyanca scotta

  1. [isim, denizcilik] Büyük yelkenleri yönetmek için kullanılan ip
    • "Şimdi şu ak bıyıklı, çukur yanaklı ihtiyar Sava’yı gözünüzün önüne getirin ki bir eli ıskotada, bir eli yelkende, gözleri bayığın provasında..." (Ahmet Midhat Efendi)
ŞAMATA

Kelime Kökeni: Arapça şemāte

  1. [isim] Bakınız gürültü patırtı
    • "Bu berbat şamata arasında yarım saat kadar bekledim." (Osman Cemal Kaygılı)
KAVATA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Oyma ağaç kap
  2. [bitki bilimi] Sert ve fazla kızarmayan bir tür domates (Solanum capsicum grossum)
CIVATA

Kelime Kökeni: İtalyanca chiavarda

  1. [isim] Birbirine bağlanmak istenen ağaç veya demir parçalarının üzerinde hazırlanmış olan deliklerden geçirilerek ucuna somun takılıp sıkıştırılan iri başlı vida
    • "Bu koca geminin tahtalarını birbirine bağlayan küçük bir cıvata vardı." (Saide Nur Dikmen)
PİANTA

Kelime Kökeni: İtalyanca pianta

  1. [isim] Ayakkabı tabanının geniş bırakılan kenarı
PİYATA

Kelime Kökeni: İtalyanca piatto

  1. [isim] Yassı ve büyük yemek tabağı
  2. [sıfat] Bakınız yassı
İNKITA

Kelime Kökeni: Arapça inḳiṭāʿ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kesinti
HALİTA

Kelime Kökeni: Arapça ḫalīṭa

  1. [isim, eskimiş, kimya] Bakınız alaşım
  2. [mecaz] Birden çok ögeden oluşmuş karmaşık bir bütün
    • "Dede tecrübe neticesiyle her insanın zıt şeylerden yoğrulmuş bir halita olduğunu biliyordu." (Halide Edip Adıvar)
SALATA

Kelime Kökeni: İtalyanca salata

  1. [isim] Genellikle marul, maydanoz, soğan, domates gibi çiğ ot ve sebzelerle yapılan, yağ, limon, sirke vb. maddeler konulan, yemeklerle birlikte yenen yiyecek
    • "İçi çiçekli şimşir kaşıkla salatayı âdeta pilav yer gibi tıkınıyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
PESETA

Kelime Kökeni: İspanyolca peseta

  1. [isim] İspanya’nın para birimi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü