Sonunda ta olan 6 harfli 43 kelime var. TA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde ta olan kelimeler listesine ya da başında ta olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GALETA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Fırında iyice pişirilerek kurutulan çeşitli biçimde unlu yiyecek
-
[isim]
Fırında iyice pişirilerek kurutulan çeşitli biçimde unlu yiyecek
- AVANTA
-
-
[isim]
Bir kimsenin emek vermeden sağladığı kazanç
- "Şarkı söyleyip para kazanmaya bir çeşit avanta gözüyle bakıyordu." (Murathan Mungan)
-
[isim]
Bir kimsenin emek vermeden sağladığı kazanç
- REOSTA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Elektrik akımının şiddetini azaltıp çoğaltmaya yarayan araç, dimmer
-
[isim]
Elektrik akımının şiddetini azaltıp çoğaltmaya yarayan araç, dimmer
- FAÇETA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Elmasın yontulmuş yüzlerinden her biri
-
[isim]
Elmasın yontulmuş yüzlerinden her biri
- BOGOTA
- ...
- KAVATA
-
-
[isim]
Oyma ağaç kap
-
Sert ve fazla kızarmayan bir domates türü (Solanum capsicum grossum)
-
[isim]
Oyma ağaç kap
- İSKOTA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Yelkenleri açmak ve tutmak için alt köşelerine bağlanan halat, zincir ve palangadan oluşan donanım
- "Suların kaburgalarındaki serinliği / iskotada uğuldayan rüzgâr." (Orhan Veli Kanık)
-
[isim]
Yelkenleri açmak ve tutmak için alt köşelerine bağlanan halat, zincir ve palangadan oluşan donanım
- VASITA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Araç
- "Millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek millî ülkümüzdür." (Atatürk)
-
Aracı
- "Geçim bakımından da aynı yolu tutanlar vardır; memur kayırmak, mümkünse vasıta olmak suretiyle!" (Refik Halit Karay)
-
Aracılık
-
Taşıt
-
[isim]
Araç
- FLAVTA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Flüt
-
[isim]
Flüt
- AGANTA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir
-
[isim]
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir
- ALESTA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[sıfat]
Harekete hazır, tetikte
- "Meğerse sokak kapısının önünde her şey hazır, her şey alesta imiş." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
- "Artık koridorda ufak bir gürültü olsa Leman Hoca'nın ikazı ile evvelden işaretlediğimiz La pipe Turque sayfasını açıp alesta bekliyorduk." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Harekete hazır, tetikte
- RABITA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bağlayan şey, bağ
- "Bu dünya öyle bir dünya ki zengin ile fakir arasında kardeşlik rabıtaları bile kalmıyor." (Reşat Nuri Güntekin)
-
İki şeyi birbirine bağlayan ip
-
İlgi, ilişki
- "Bu rabıtamı sizden gizlemek pek fazla azap veriyor, bu his beni tamamıyla değiştirdi, bambaşka bir insan yaptı." (Peyami Safa)
-
Birbirini tutma, tutarlık
-
Düzen, sıra
-
Birbirine geçmeli tahtadan bir döşeme türü
-
Tarikatlarda müridin şeyhi aracılığıyla kalbini Allah'a bağlaması
-
[isim]
Bağlayan şey, bağ
- KERATA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Karısı tarafından aldatılan erkek
-
Ayakkabı çekeceği
-
Küçüklere sevgi ile söylenen bir sitem sözü
- "Kimden yana bu kerata?" (Necati Cumalı)
-
[isim]
Karısı tarafından aldatılan erkek
- MANİTA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Sevgili
-
Manitacılık
-
[isim]
Sevgili
- PESETA
-
Kelime Kökeni : İspanyolca
-
[isim]
İspanyol para birimi
-
[isim]
İspanyol para birimi
- KOMİTA
-
-
[isim]
Siyasi bir amaca ulaşmak için silah kullanan gizli topluluk
- "Makedonya Komitasının bu korkunç müfettişi adam kesmekten hazzetmezdi." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Siyasi bir amaca ulaşmak için silah kullanan gizli topluluk
- ŞAMATA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gürültü, patırtı
- "Bu berbat şamata arasında yarım saat kadar bekledim." (Osman Cemal Kaygılı)
- "Amma da şamata ettin be çorbacı, dedi." (Haldun Taner)
- "... haykırarak, şamata kopararak, yarı havada, yarı yerde koşup kendilerini çeşmenin yalaklarına atarlardı." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Gürültü, patırtı
- İNKITA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kesilme, kesinti
-
[isim]
Kesilme, kesinti
- AKSATA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Alışveriş, ahzüita
- "Şarap satacağım, ben aksatama bakarım." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Alışveriş, ahzüita
- ARASTA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm
- "Belediye çavuşu çarşıyı ve arastaları dolaşmış, esnafa kepenk kapattırmıştır." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm