Sonunda ta olan 7 harfli 34 kelime var. TA ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde ta olan kelimeler listesine ya da başında ta olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ta Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A T

2 Harfli Kelimeler

AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

FALÇATA

Kelime Kökeni: İtalyanca falcetto

  1. [isim] Eğri kunduracı bıçağı
VALETTA

  1. [isim] Malta'nın başkenti Valletta
KIRANTA

Kelime Kökeni: İtalyanca quaranta

  1. [sıfat] Saçları ağarmaya başlamış (erkek)
    • "Yeni şube reisi, kırk beşlik, ellilik, kıranta, ağzı kalabalık bir adam." (Memduh Şevket Esendal)
  2. İlerlemiş yaşına rağmen bakımlı, özenli (erkek)
    • "Masanın başında, güneşten yanmış yüzü, sert ve derin çizgilerle dolu, keskin bakışlı, kıranta bir adam oturuyor." (Esat Mahmut Karakurt)
  3. Kırlaşmış (saç, sakal)
    • "Erkek, tıraşı uzamış kıranta saçlı, kırk yaşlarında bir köylüydü." (Reşat Nuri Güntekin)
SAPARTA

Kelime Kökeni: İtalyanca sabordo

  1. [isim] Gemi bordasındaki top çıkarılan dört köşe boşluk ve açıklık
  2. Bir batarya topun birden ateş etmesi, alabanda ateşi
  3. [mecaz] Bakınız azarlama
MARANTA

Kelime Kökeni: (Bartolomeo Maranta özel adından)

  1. [isim, bitki bilimi] Bir çenekliler sınıfından, Antillerde ve bütün tropikal bölgelerde yetiştirilen, kökündeki yumrulardan ararot çıkarılan bir tür kamış; ararot kamışı (Maranta arundinaca)
KANASTA

Kelime Kökeni: İspanyolca canasta

  1. [isim] Bir tür kâğıt oyunu
HORANTA

Kelime Kökeni: Farsça ḫōrende

  1. [isim, ağızlardan] Aile halkı
SAFSATA

Kelime Kökeni: Arapça safsaṭa

  1. [isim] Boş, temelsiz, asılsız söz
    • "Türk Cumhuriyeti, varlığını, istiklalini safsatalarla tehlikeye maruz bırakamaz." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
BURGATA

Kelime Kökeni: İtalyanca purgada

  1. [isim, denizcilik] Tel ve bitkisel halatların inç olarak çevresini belirten, 2,54 santimetreye eşit olan birim
FİLİNTA

Kelime Kökeni: Almanca Flinte

  1. [isim] Namlusu kısa, kurşun atan bir tür küçük tüfek
  2. [sıfat, argo] Yakışıklı olan
CİRANTA

Kelime Kökeni: İtalyanca giranta

  1. [isim, ticaret] Bir senedi ciro eden kimse
    • "Ciranta, bononun arkasına sadece ‘ödeyiniz’ kelimesini yazar ve imzasını atar." (Ali Özdemir)
FIRKATA

Kelime Kökeni: İtalyanca fregata

  1. [isim, eskimiş, askerlik] 10-15 çift kürekli, hızlı bir savaş gemisi
ISPARTA

  1. [isim] Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
LOKANTA

Kelime Kökeni: İtalyanca locanda

  1. [isim] Yemek pişirilip satılan yer; aşevi, restoran
    • "Galata lokantalarının yemekleri üzerine tetkikler yapmaya başlamış." (Ahmet Rasim)
KAYNATA

  1. [isim] Karı kocaya göre birbirlerinin babası; kayınbaba, kayınpeder, babalık
    • "Kaynatası belki ısrardan vazgeçer korkusuyla çabucak kabul etti." (Refik Halit Karay)
SONUÇTA

  1. [zarf] Sonuç olarak; son kertede, binnetice
    • "Sonuçta bizler de devlet memurları olsak bile alanımızda oldukça özgür davranabilme hakkına sahibiz." (Ahmet Ümit)
  2. Nasıl olsa
ISKARTA

Kelime Kökeni: İtalyanca scarto

  1. [isim] Bazı iskambil oyunlarında kullanılması gerekmediğinden bir yana bırakılan kâğıt
  2. Herhangi bir nedenle değerini yitirmiş mal
    • "Fakat öyle ki ıskartaya verdiği fiyat da öbür firmaların verdiği fiyattan yüksekti." (Necati Cumalı)
SULFATA

  1. [isim, ağızlardan] Kinin sülfatı ve genel olarak kinin tuzu
    • "Sizin sulfatalarınız tesir etmiyor. İçine nişasta karıştırıyorsunuz." (Reşat Nuri Güntekin)
AHZÜİTA

Kelime Kökeni: Arapça aḫẕ + iʿṭāʾ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız alışveriş
    • "İstanbul içinde ahzüita çoğaldı. Esnaf güruhu zengin oldu." (Şerif Mardin)
YUMURTA

  1. [isim, biyoloji] Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre
    • "Balık yumurtası. Böcek yumurtası."
  2. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi
  3. Tavuk yumurtası
    • "İki sarılı yumurta yumurtlayan bu canım legornlar iki üç gün ara ile birer birer helak olup gitmişlerdi." (Haldun Taner)
  4. [anatomi] Bakınız taşak
    • "Koç yumurtası."
  5. [ağızlardan] Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü