Başında can olan 71 kelime var. Can ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde can olan kelimeler listesine ya da sonu can ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında can bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

CANAVARLAŞTIRMA, CANLANDIRABİLME, CANLANDIRICILIK, CANLANDIRIVERME, CANSIZLAŞABİLME, CANSIZLAŞTIRMAK

14 Harfli Kelimeler

CANKURTARANLIK, CANLANDIRILMAK, CANSIZLAŞTIRMA

13 Harfli Kelimeler

CANAVARCASINA, CANAVARLAŞMAK, CANLANABİLMEK, CANLANDIRILIŞ, CANLANDIRILMA, CANLANIVERMEK

12 Harfli Kelimeler

CANAVARLAŞMA, CANIGÖNÜLDEN, CANIYÜREKTEN, CANLANABİLME, CANLANDIRICI, CANLANDIRMAK, CANLANIVERME, CANSIZCASINA, CANSIZLAŞMAK

11 Harfli Kelimeler

CANCİĞERLİK, CANKURTARAN, CANLANDIRIM, CANLANDIRIŞ, CANLANDIRMA, CANSİPARANE, CANSIZLAŞMA

10 Harfli Kelimeler

CANAVARLIK, CANCAĞIZIM, CANİCESİNE, CANLICILIK

9 Harfli Kelimeler

CANAVARCA, CANDANLIK, CANDAŞLIK, CANKULAĞI, CANLANMAK, CANSIZLIK

8 Harfli Kelimeler

CANANLIK, CANBERRA, CANCAĞIZ, CANCİĞER, CANHIRAŞ, CANİYANE, CANLANIŞ, CANLANMA, CANLILIK, CANSIZCA

7 Harfli Kelimeler

CANAVAR, CANFEZA, CANİLİK, CANLICI

6 Harfli Kelimeler

CANDAN, CANDAŞ, CANEVİ, CANFES, CANGIL, CANİCE, CANLAR, CANSIZ

5 Harfli Kelimeler

CANAN, CANİK, CANIM, CANİP, CANLI

4 Harfli Kelimeler

CANA, CANİ

3 Harfli Kelimeler

CAN

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Can Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A C N

3 Harfli Kelimeler

CAN

2 Harfli Kelimeler

AN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CANSIZLAŞTIRMAK

  1. [-i] Cansız duruma getirmek
    • "Islaklık ve serinlik, sokak lambalarının aydınlığını cansızlaştırmış, tutam tutam sınırlamıştı." (Nihat Behram)
  2. [tıp] Bir dişin canlı dokusunu yok etmek
CANLANDIRABİLME

  1. [isim] Canlandırabilmek işi
    • "Siyaset sahasında, muvaffakiyet, geniş ölçüde, yarının şartlarını bugünden gözümüzün önünde canlandırabilmeye dayanır." (Şerif Mardin)
CANSIZLAŞABİLME

  1. [isim] Cansızlaşabilmek işi
CANAVARLAŞTIRMA

  1. [isim] Canavarlaştırmak durumu
CANLANDIRIVERME

  1. [isim] Canlandırıvermek işi
    • "… çok kısa pasajlar içinde bile insanı yakalayıp en kestirme tarafından derinliklerine inerek birkaç cümle ile canlandırıvermesi onun hikâye tekniği sayesinde olur." (Niyazi Akı)
CANLANDIRICILIK

  1. [isim] Canlandırıcı olma durumu; animatörlük
CANSIZLAŞTIRMA

  1. [isim] Cansızlaştırmak işi
CANLANDIRILMAK

  1. [nesnesiz] Canlandırma işine konu olmak
    • "İzmir'in Yakapınar köyünde Köroğlu oyunu ile Köroğlu'nun Bolu Beyi’ni öldürmesi canlandırılır." (Metin And)
CANKURTARANLIK

  1. [isim] Cankurtaran olma durumu
    • "Eldeki bilgilerden edinilen bulgulara göre Osmanlı'da mavnacıların cankurtaranlık vazifesi de ifa ettikleri anlaşılmaktadır." (Mehmet Mazak)
CANLANDIRILIŞ

  1. [isim] Canlandırılmak işi
    • "Sonraları kederler bile hızlandı. Hâlbuki hatıraların canlandırılışı da kendine mahsus bir ritim, bir vetire ister." (Selim İleri)
CANAVARLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Canavar gibi, vahşi, acımasız biçimde davranmak
    • "Alışmak şöyle dursun canavarlaştı o uysal kedi." (Melih Cevdet Anday)
  2. [mecaz] Korkunç, ürkütücü bir durum almak
    • "Kendimize duyduğumuz güvensizlik zamanla sanki canavarlaştı, her şeyimizi yiyip bitirdi." (Mehmed Niyazi)
CANLANIVERMEK

  1. [nesnesiz] Çabucak canlanmak
    • "Çavuş'un çizik, her zaman tıraşlı yüzü, şalgamı andıran burnu, gözlerimin önünde canlanıverdi." (Mehmed Niyazi)
CANLANDIRILMA

  1. [isim] Canlandırılmak işi
    • "Köy kalkınması düşüncesi de bir dizi girişimden sonra, köyün canlandırılması görüşünden gidilerek Köy Enstitüleri'nin açılmasıyla sonuçlanmıştır" (Mehmet Bayrak)
CANAVARCASINA

  1. [zarf] Bakınız canavarca
    • "Hayvanlardan daha vahşi mahluklar. Aldıkları emirleri canavarcasına icra ederler." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
CANLANABİLMEK

  1. [nesnesiz] Canlanma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Şu sandalyenin, masanın, etajerin dirilmeleri ihtimali varsa iskelet de canlanabilir." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
CANIYÜREKTEN

  1. [zarf] Bakınız içtenlikle
    • "İki köy halkı ihtiyar, genç, her sabah bu duaları canıyürekten tekrarlıyorlar, sanki Ali'yi derin bir uykudan uyandırıyorlar." (Ömer Seyfettin)
CANLANDIRMAK

  1. [-i] Canlanmasını sağlamak, canlanmasına yol açmak
  2. Yaşatmak, birinin kılığına girmek
    • "Kâmile Işıner kraliçenin vakur ve muzdarip yeisini simasının ve sesinin hazin kudreti ile canlandırdı." (Baki Sarısakal)
  3. Canlılık, tazelik, dirilik getirmek
    • "Güller tazelikleri, renkleri, biçimleriyle salonu canlandırmışlardı birden." (Cahit Uçuk)
  4. [mecaz] Yoğunluk, etkinlik kazandırmak
    • "Şu ocağı canlandır, sonra yanıma gel." (Refik Halit Karay)
  5. [tıp] Ölen birinin canlanmasını sağlamak veya canlanmasına, yol açmak, yaşama döndürmek
  6. [sinema, televizyon] Bir karakteri oynamak, ona kişilik vermek
    • "Anlatsam uzun sürer hem belki sıkar canı / Bari canlandırayım sahnede bu destanı" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
CANAVARLAŞMA

  1. [isim] Canavarlaşmak işi
    • "Giderek canavarlaşması, verdiğiyle yetinmeyene haddini bildirmesi, önüne geçmek isteyeni yere yıkıp üstünde tepinmesi..." (Feyza Hepçilingirler)
CANLANIVERME

  1. [isim] Canlanıvermek işi
    • "Bu bakış baharda su yürüyen ağacın canlanıvermesi gibi gövdesine sokulmuş, onu içten içe uyandırıyor, kuru duygularında taze filizler yeşertiyor gibiydi." (Cahit Uçuk)
CANSIZLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Cansız duruma gelmek
    • "Cansızlaştı, hareketleri yavaşladı. Gömüldü yatağa, odasından çıkmadı." (Neşe Cehiz)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü