Başında can olan 6 harfli 8 kelime var. Can ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde can olan kelimeler listesine ya da sonu can ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında can bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Can Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A C N
3 Harfli Kelimeler
CAN
2 Harfli Kelimeler
AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CANGIL
-
-
[isim]
Bakınız cengel
- "Orada cangıl kanunları var. Orada cumhuriyet kanunları yok. Hiç olmadı."
-
[mecaz]
Kalabalık, düzensizlik vb.nin yol açtığı karışıklık
-
[isim]
Bakınız cengel
- CANEVİ
-
-
[isim]
Kalbin altındaki bölge
- "Yazın susamışken birdenbire bir soğuk su içtiniz mi bir sancı, bir ağırlık oturuverir; öyle bir şey oturdu canevime."
-
[mecaz]
En duyarlı yer; kalpgâh
- "Bir çift göz istiyorum, canevimi görecek."
-
[isim]
Kalbin altındaki bölge
- CANİCE
-
-
[zarf]
Cani gibi, caniye yakışır bir biçimde; canicesine, caniyane
- "Aksi takdirde daha canice katledilmiş cesetler bulacağımızdan korkuyorum."
-
[zarf]
Cani gibi, caniye yakışır bir biçimde; canicesine, caniyane
- CANLAR
-
-
yakınlık duygusuyla söylenen bir seslenme sözü
- "Canlar! Açık olsun bahtınız."
-
yakınlık duygusuyla söylenen bir seslenme sözü
- CANSIZ
-
-
[sıfat]
Canını yitirmiş, ölmüş olan
- "Mütevazı evinin bahçesinde sırtüstü yatıyordu Zekâi’nin cansız bedeni."
-
Canlı olmayan (varlık); camit
-
[zarf, mecaz]
Güçsüz, mecalsiz bir biçimde
- "Nil'in deminden beri avucumun içinde cansız duran eli kımıldadı, parmaklarımı sıkıyor."
-
[mecaz]
İlgi uyandırmayan, sönük olan
- "Cansız bir ses, Müjgân'ın sesi: -Evet efendim kimi istediniz?"
-
[mecaz]
Bakınız durgun
- "Bu yıl buğday piyasası biraz cansız."
-
[sıfat]
Canını yitirmiş, ölmüş olan
- CANDAŞ
-
-
[isim]
Bakınız can dostu
- "Candaşlarıyla ağacın semaya el açmış dalları altına oturdular; ıtır, yasemin, şarabi toprak kokusu genizlerini yakıyordu."
-
[isim]
Bakınız can dostu
- CANFES
-
Kelime Kökeni: Farsça cānfes
-
[isim]
Üzerinde desen bulunmayan, ince dokunmuş, parlak, tok, ipekli kumaş
- "Arabistan'dan getirdiği birtakım ipekler, canfesler ve kumaşlarla giyinir."
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılmış
- "Canfes yastıklar üzerinde, muslinlere bürünmüş bir halayık portakal soyuyor."
-
[isim]
Üzerinde desen bulunmayan, ince dokunmuş, parlak, tok, ipekli kumaş
- CANDAN
-
-
[sıfat]
Her türlü çıkar düşüncesinden uzak
- "Candan arkadaşını bir başına bırakıp kaçıyor musun?"
-
[zarf]
Her türlü çıkar düşüncesinden uzak bir biçimde
- "Onlar da ilk defa candan alkışlamanın o güzel tadını tadıyorlardı."
-
[sıfat]
Her türlü çıkar düşüncesinden uzak