Başında can olan 8 harfli 10 kelime var. Can ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde can olan kelimeler listesine ya da sonu can ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında can bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Can Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A C N

3 Harfli Kelimeler

CAN

2 Harfli Kelimeler

AN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CANSIZCA

  1. [zarf] Cansız bir biçimde; cansızcasına
    • "Elini cansızca kaldırıp gösterdi. Sonra kendini bıraktı." (Talip Apaydın)
CANHIRAŞ

Kelime Kökeni: Farsça cānḫirāş

  1. [sıfat] Yürek paralayan, iç tırmalayan, tüyler ürpertecek kadar korkunç
    • "Canhıraş bir feryat koparır koparmaz ipek gömlekle odaya kendimi atmışım." (Sermet Muhtar Alus)
CANBERRA

  1. [isim] Avustralya'nın başkenti
CANCİĞER

  1. [sıfat] Çok yakın, sıkı fıkı, pek içten (arkadaş)
    • "Aynı işi ortaklaşa yaparlardı, canciğer dosttular." (Orhan Kemal)
CANANLIK

  1. [isim] Canan olma durumu
CANLANMA

  1. [isim] Canlanmak işi; tecessüm
    • "Sermaye piyasasının canlanması için alınması gereken önlemler sürekli tartışılmaktadır." (Reha Tanör)
CANİYANE

Kelime Kökeni: Arapça cāni + Farsça -āne

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız canice
  2. Canice olan
    • "Güzellikle dehşeti bir arada yoğuran korkunç, caniyane, ürpertici bir dram." (İsmail Habib Sevük)
CANLANIŞ

  1. [isim] Canlanmak işi
    • "Kırk Haramilerin Esiri'nde güya medeni milletlerin en vahşi saldırışlarıyla yok edilmek istenen Türk milletinin birden canlanışı ne güzel anlatılmıştır." (Kemal Sülker)
CANCAĞIZ

  1. [isim] Yakınların, sevilen kimselerin canı için söylenen bir söz
    • "Kanlana kanlana soğuyan vücudundan cancağızı çıkıp bir kuş gibi uçuverirse." (Cengiz Dağcı)
  2. Çok yakın hissedilen, sevilen birisi
    • "Göklerle denizin iki dudağı arasında bir canı bir de cancağızı vardı." (Nazan Bekiroğlu)
CANLILIK

  1. [isim] Canlı olma durumu; fer
  2. [mecaz] Neşeli, hareketli olma durumu
    • "Onun bu canlılığı beni rahatsız ediyor." (Ahmet Ümit)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü