İçinde cana olan 19 kelime var. İçerisinde CANA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında cana olan kelimeler listesine ya da sonu cana ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

CANAVARLAŞTIRMA

13 Harfli Kelimeler

CANAVARCASINA, CANAVARLAŞMAK, HARCANABİLMEK

12 Harfli Kelimeler

CANAVARLAŞMA, HARCANABİLME, MERCANANAELİ

11 Harfli Kelimeler

MERCANAĞACI

10 Harfli Kelimeler

BACANAKLIK, CANAVARLIK

9 Harfli Kelimeler

CANAVARCA

8 Harfli Kelimeler

CANANLIK, DAMACANA, USULCANA

7 Harfli Kelimeler

BACANAK, CANAVAR, MANCANA

5 Harfli Kelimeler

CANAN

4 Harfli Kelimeler

CANA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Cana Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A C N

4 Harfli Kelimeler

ANCA, CANA

3 Harfli Kelimeler

ANA, CAN

2 Harfli Kelimeler

AN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

CANAVARLAŞTIRMA

  1. [isim] Canavarlaştırmak durumu
CANAVARCASINA

  1. [zarf] Bakınız canavarca
    • "Hayvanlardan daha vahşi mahluklar. Aldıkları emirleri canavarcasına icra ederler." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
HARCANABİLMEK

  1. [nesnesiz] Harcanma ihtimali bulunmak
    • "Harcanabilecek tutarın Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle aşılabileceğine dair bütçe kanununa hüküm konulamaz." (Anayasa)
CANAVARLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Canavar gibi, vahşi, acımasız biçimde davranmak
    • "Alışmak şöyle dursun canavarlaştı o uysal kedi." (Melih Cevdet Anday)
  2. [mecaz] Korkunç, ürkütücü bir durum almak
    • "Kendimize duyduğumuz güvensizlik zamanla sanki canavarlaştı, her şeyimizi yiyip bitirdi." (Mehmed Niyazi)
CANAVARLAŞMA

  1. [isim] Canavarlaşmak işi
    • "Giderek canavarlaşması, verdiğiyle yetinmeyene haddini bildirmesi, önüne geçmek isteyeni yere yıkıp üstünde tepinmesi..." (Feyza Hepçilingirler)
MERCANANAELİ

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız havvaanaeli
    • "Doğumu kolaylaştırmak için fatmaanaeli, havvaanaeli, meryemanaeli, mercananaeli gibi isimler alan bir bitki kullanılır." (Hatice Yalçın)
HARCANABİLME

  1. [isim] Harcanabilmek işi
MERCANAĞACI

  1. [isim, bitki bilimi] Fasulyegillerden, sıcak ülkelerde yetişen, çiçekleri parlak kırmızı, tırmanıcı bir süs bitkisi (Erythrina)
BACANAKLIK

  1. [isim] Bacanak olma durumu
    • "Herkesin bildiği veçhile Avusturya’dan kaçıp gelme, aslen Hırvat ve mühtedi olan Serdar, İbrahim Paşa ile pek dostmuş, dostuyla aralarında bir de bacanaklık vücut bulmasını istemiş." (Nahid Sırrı Örik)
CANAVARLIK

  1. [isim] Canavar gibi davranma
    • "O eski engizisyonlar, o işkence aletleri gibi canavarlıklar artık var mı?" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
CANAVARCA

  1. [sıfat] Canavar gibi
    • "Mektep çıkışlarında canavarca dövüşler olurdu." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [zarf] Canavara uygun, vahşi bir biçimde; canavarcasına
    • "Kendi aralarında da canavarca eğleniyorlardı." (Murathan Mungan)
DAMACANA

Kelime Kökeni: İtalyanca damigiana

  1. [isim] Su vb. sıvıları taşımaya yarayan, dar ağızlı, şişkin karınlı, genellikle hasır veya plastik sepet içinde korunan büyük şişe
    • "Küçüksu ve Hisar’da damacana su satan bir sucumuz vardı." (Oğuz Karakartal)
USULCANA

  1. [zarf, ağızlardan] Bakınız yavaşça
    • "Baytarı uyandırmamak için parmaklarının ucuna basa basa hamamlığa gitti, kapıyı usulcana açtı." (Yaşar Kemal)
CANANLIK

  1. [isim] Canan olma durumu
MANCANA

Kelime Kökeni: İtalyanca mezzina

  1. [isim, bitki bilimi] Sütleğengillerden, Antil Adaları'nda yetişen, çok zehirli bir ağaç (Manzenilla)
CANAVAR

Kelime Kökeni: Farsça cānāver

  1. [isim] Masallarda sözü geçen yabani, yırtıcı hayvan
    • "Sen bir ahu gibi dağdan dağa kaçsan da yine / Seni aşkım canavarlar gibi takip edecek" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  2. [sıfat, mecaz] Acımasız, kötü ruhlu, zalim (kimse)
    • "Seni bu canavardan kurtarmak istiyorum. Onu uçuruma iteyim mi?" (Halide Edip Adıvar)
  3. [mecaz] Bakınız köpek balığı
    • "Balıklara canavar hücum etmesin diye göz kulak olurmuş." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. [mecaz] Haşarı, yaramaz çocuk
  5. [ağızlardan] Kurt, domuz vb. cana kıyan yaban hayvanı
    • "Koyunların memelerini bir kere ya çekmişler ya çekmemişler ki canavar göz alıcı bir kükreyişle suyu geçmeye başlamış." (Bilge Seyidoğlu)
  6. [sıfat] Herhangi bir şeye çok düşkün olan
    • "Kurabiye canavarı."
BACANAK

  1. [isim] Eşleri kardeş olan erkeklerin birbirine göre durumu
    • "Yusuf Ziya Ortaç ile Orhan Seyfi Orhon bacanaktır."
CANAN

Kelime Kökeni: Farsça cānān

  1. [isim] Gönülden sevilen, gönül verilmiş olan kadın
    • "Canı canan dilemiş vermemek olmaz ey dil!" (Fuzuli)
  2. [eskimiş] Tasavvufta Allah
    • "Yunus ver canını Hak yoluna / Can vermeyince canan bulunmaz" (Yunus Emre)
CANA

Kelime Kökeni: Farsça cānā

  1. [ünlem, eskimiş] "Ey sevgili" anlamında kullanılan bir seslenme sözü
    • "Esiriaşkın olmuşum cana!" (Melih Cevdet Anday)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü