İçinde cana olan 19 kelime var. İçerisinde CANA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında cana olan kelimeler listesine ya da sonu cana ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
CANAVARLAŞTIRMA
CANAVARCASINA, CANAVARLAŞMAK, HARCANABİLMEK
CANAVARLAŞMA, HARCANABİLME, MERCANANAELİ
MERCANAĞACI
BACANAKLIK, CANAVARLIK
CANAVARCA
CANANLIK, DAMACANA, USULCANA
BACANAK, CANAVAR, MANCANA
CANAN
CANA
Cana Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ANCA, CANA
3 Harfli Kelimeler
ANA, CAN
2 Harfli Kelimeler
AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- CANAVARLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Canavarlaştırmak durumu
-
[isim]
Canavarlaştırmak durumu
- CANAVARCASINA
-
-
[zarf]
Bakınız canavarca
- "Hayvanlardan daha vahşi mahluklar. Aldıkları emirleri canavarcasına icra ederler."
-
[zarf]
Bakınız canavarca
- HARCANABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Harcanma ihtimali bulunmak
- "Harcanabilecek tutarın Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle aşılabileceğine dair bütçe kanununa hüküm konulamaz."
-
[nesnesiz]
Harcanma ihtimali bulunmak
- CANAVARLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Canavar gibi, vahşi, acımasız biçimde davranmak
- "Alışmak şöyle dursun canavarlaştı o uysal kedi."
-
[mecaz]
Korkunç, ürkütücü bir durum almak
- "Kendimize duyduğumuz güvensizlik zamanla sanki canavarlaştı, her şeyimizi yiyip bitirdi."
-
[nesnesiz]
Canavar gibi, vahşi, acımasız biçimde davranmak
- CANAVARLAŞMA
-
-
[isim]
Canavarlaşmak işi
- "Giderek canavarlaşması, verdiğiyle yetinmeyene haddini bildirmesi, önüne geçmek isteyeni yere yıkıp üstünde tepinmesi..."
-
[isim]
Canavarlaşmak işi
- MERCANANAELİ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız havvaanaeli
- "Doğumu kolaylaştırmak için fatmaanaeli, havvaanaeli, meryemanaeli, mercananaeli gibi isimler alan bir bitki kullanılır."
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız havvaanaeli
- HARCANABİLME
-
-
[isim]
Harcanabilmek işi
-
[isim]
Harcanabilmek işi
- MERCANAĞACI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Fasulyegillerden, sıcak ülkelerde yetişen, çiçekleri parlak kırmızı, tırmanıcı bir süs bitkisi (Erythrina)
-
[isim, bitki bilimi]
Fasulyegillerden, sıcak ülkelerde yetişen, çiçekleri parlak kırmızı, tırmanıcı bir süs bitkisi (Erythrina)
- BACANAKLIK
-
-
[isim]
Bacanak olma durumu
- "Herkesin bildiği veçhile Avusturya’dan kaçıp gelme, aslen Hırvat ve mühtedi olan Serdar, İbrahim Paşa ile pek dostmuş, dostuyla aralarında bir de bacanaklık vücut bulmasını istemiş."
-
[isim]
Bacanak olma durumu
- CANAVARLIK
-
-
[isim]
Canavar gibi davranma
- "O eski engizisyonlar, o işkence aletleri gibi canavarlıklar artık var mı?"
-
[isim]
Canavar gibi davranma
- CANAVARCA
-
-
[sıfat]
Canavar gibi
- "Mektep çıkışlarında canavarca dövüşler olurdu."
-
[zarf]
Canavara uygun, vahşi bir biçimde; canavarcasına
- "Kendi aralarında da canavarca eğleniyorlardı."
-
[sıfat]
Canavar gibi
- DAMACANA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca damigiana
-
[isim]
Su vb. sıvıları taşımaya yarayan, dar ağızlı, şişkin karınlı, genellikle hasır veya plastik sepet içinde korunan büyük şişe
- "Küçüksu ve Hisar’da damacana su satan bir sucumuz vardı."
-
[isim]
Su vb. sıvıları taşımaya yarayan, dar ağızlı, şişkin karınlı, genellikle hasır veya plastik sepet içinde korunan büyük şişe
- USULCANA
-
-
[zarf, ağızlardan]
Bakınız yavaşça
- "Baytarı uyandırmamak için parmaklarının ucuna basa basa hamamlığa gitti, kapıyı usulcana açtı."
-
[zarf, ağızlardan]
Bakınız yavaşça
- CANANLIK
-
-
[isim]
Canan olma durumu
-
[isim]
Canan olma durumu
- MANCANA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca mezzina
-
[isim, bitki bilimi]
Sütleğengillerden, Antil Adaları'nda yetişen, çok zehirli bir ağaç (Manzenilla)
-
[isim, bitki bilimi]
Sütleğengillerden, Antil Adaları'nda yetişen, çok zehirli bir ağaç (Manzenilla)
- CANAVAR
-
Kelime Kökeni: Farsça cānāver
-
[isim]
Masallarda sözü geçen yabani, yırtıcı hayvan
- "Sen bir ahu gibi dağdan dağa kaçsan da yine / Seni aşkım canavarlar gibi takip edecek"
-
[sıfat, mecaz]
Acımasız, kötü ruhlu, zalim (kimse)
- "Seni bu canavardan kurtarmak istiyorum. Onu uçuruma iteyim mi?"
-
[mecaz]
Bakınız köpek balığı
- "Balıklara canavar hücum etmesin diye göz kulak olurmuş."
-
[mecaz]
Haşarı, yaramaz çocuk
-
[ağızlardan]
Kurt, domuz vb. cana kıyan yaban hayvanı
- "Koyunların memelerini bir kere ya çekmişler ya çekmemişler ki canavar göz alıcı bir kükreyişle suyu geçmeye başlamış."
-
[sıfat]
Herhangi bir şeye çok düşkün olan
- "Kurabiye canavarı."
-
[isim]
Masallarda sözü geçen yabani, yırtıcı hayvan
- BACANAK
-
-
[isim]
Eşleri kardeş olan erkeklerin birbirine göre durumu
- "Yusuf Ziya Ortaç ile Orhan Seyfi Orhon bacanaktır."
-
[isim]
Eşleri kardeş olan erkeklerin birbirine göre durumu
- CANAN
-
Kelime Kökeni: Farsça cānān
-
[isim]
Gönülden sevilen, gönül verilmiş olan kadın
- "Canı canan dilemiş vermemek olmaz ey dil!"
-
[eskimiş]
Tasavvufta Allah
- "Yunus ver canını Hak yoluna / Can vermeyince canan bulunmaz"
-
[isim]
Gönülden sevilen, gönül verilmiş olan kadın
- CANA
-
Kelime Kökeni: Farsça cānā
-
[ünlem, eskimiş]
"Ey sevgili" anlamında kullanılan bir seslenme sözü
- "Esiriaşkın olmuşum cana!"
-
[ünlem, eskimiş]
"Ey sevgili" anlamında kullanılan bir seslenme sözü