Sonunda uz olan 6 harfli 47 kelime var. UZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde uz olan kelimeler listesine ya da başında uz olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KOLSUZ

  1. [sıfat] Kolu olmayan
    • "Etrafımda hastalar, topallar, kolsuzlar görmüştüm." (Ahmet Haşim)
  2. Kol geçirilmemiş olan (giysi)
NURSUZ

  1. [sıfat] Saygı uyandırmayan, sevimsiz
    • "Bir namert ki nursuz yüzüne baktıkça için kararır." (Aziz Nesin)
MAHZUZ

Kelime Kökeni: Arapça maḥẓūẓ

  1. [sıfat] Haz duymuş, hoşlanmış
    • "... onların emirlerini yerine getirdiğini duymakla için için belki de memnun, mahzuz, hatta sarhoş olarak ... sevgilisinin yalısına doğru yüzermiş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
VANTUZ

Kelime Kökeni: Fransızca ventouse

  1. [isim] Deri üzerine yapıştırılarak çekip emmeye yarayan şişe vb. alet; çekmen
  2. [biyoloji] Çeşitli hayvanlarda yer değiştirmeye, kendini bir yere bağlamaya veya yutmaya yarayan organ; çekmen
YARPUZ

  1. [isim, bitki bilimi] Ballıbabagillerden, çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda, nane türünden, kısa saplı, az veya çok tüylü, güzel kokulu bir bitki (Mentha pulegium)
    • "O zaman dağ çiçeklerinin, kır menekşelerinin, dağ nanelerinin, yarpuzların kokusu arabanın nemli sıcaklığına ığıl ığıl yayıldı." (Selvigül Kandoğmuş Şahin)
MAKBUZ

Kelime Kökeni: Arapça maḳbūż

  1. [isim] Bakınız alındı
  2. Bakınız fiş
BUZSUZ

  1. [sıfat] Buz katılmamış
    • "Ayyaşlar, bol bol buzlu, buzsuz rakı içtiler." (Sait Faik Abasıyanık)
TOPSUZ

  1. [sıfat] Topu olmayan
KUTSUZ

  1. [sıfat] Uğursuz, kötü, menhus
  2. Mutsuz, zavallı
BUNSUZ

  1. [zarf] Bu olmaksızın
    • "Memleketimin sanatının bunlar olduğuna inanıyorum, bunsuz olamam." (Yaşar Kemal)
MAHCUZ

Kelime Kökeni: Arapça maḥcūz

  1. [sıfat, eskimiş, hukuk] Bakınız hacizli
RUHSUZ

  1. [sıfat] Cansız, güçsüz, etkisiz, miskin
BOYSUZ

  1. [sıfat] Benzerleri arasında boyu kısa olan
BUTSUZ

  1. [sıfat] Budu olmayan
TUZSUZ

  1. [sıfat] Tuzu olmayan veya tuzu az olan
    • "Annemin hastalığının geçmesi için bol miktarda tuzsuz kabak çekirdeği yemesi gerekiyormuş." (Ayla Kutlu)
  2. [mecaz] Tatsız şakalar yapan (kimse)
NEVRUZ

Kelime Kökeni: Farsça nev + rūz

  1. [isim] Eski takvimlere göre yılın ve baharın ilk günü sayılan martın yirmi birine rastlayan gün
  2. [bitki bilimi] Çiçekleri aslanağzına benzeyen, türlü renkte bir kır bitkisi (İris ensata)
  3. [bitki bilimi] Bakınız nevruz otu
SONSUZ

  1. [sıfat] Sonu olmayan, bitmeyen, ucu bucağı olmayan, hep kalacak olan; bengi (I), bitimsiz, tükenmez, sonrasız, ebedî, ilanihaye, namütenahi, payansız
    • "Bir kolunda uzun boylu, kır saçlı bir adam, bir kolunda ablak yüzlü, hayata sonsuz bir ziyafet sofrası gibi iştahlı gözlerle bakan şişman bir oğlan vardı." (Halide Edip Adıvar)
  2. Ölçülemeyecek kadar çok veya büyük olan
    • "Şu sonsuz mavilikte var mıydı onun eşi? / Kim söndürebilirdi o muhteşem güneşi?" (Enis Behiç Koryürek)
  3. [isim] Sonu ve sınırı olmayan şey
  4. [matematik] Sonu olmayan, her niceliği aşabilen değişken (nicelik)
SOYSUZ

  1. [sıfat] Soyuna özgü nitelikleri kaybeden; dejenere
  2. İyi bir soydan gelmeyen (hayvan, bitki); dejenere
    • "Ağaç deyip geçme, onun da soylusu olur, soysuzu olur." (Tarık Buğra)
  3. [mecaz] Kötü tanınmış, ahlaksız olan; kansız, cibilliyetsiz
MAHMUZ

Kelime Kökeni: Arapça mihmāz

  1. [isim] Çizmenin, potinin arkasına takılan ve binek hayvanlarını dürtüp hızlandırmaya yarayan demir veya çelik parça
    • "Konağın içinde kılıç ve mahmuz şakırtıları duyuldu." (Aka Gündüz)
  2. Tavukgillerin ve bazı kuşların ayakları ardında bulunan, boynuz yapısındaki sivri uzantı
  3. Köprü ayaklarında, basıncı azaltmak için suyun geldiği ve gittiği yanlardaki çıkıntı
  4. [denizcilik] Eski tür savaş gemilerinde su kesimi altında, ileriye doğru uzanan, karşısındaki gemiyi batırabilen uzantı
BUMBUZ

  1. [sıfat] Çok soğuk, buz gibi
    • "Ne olsa bumbuz su. Ne olsa donduruyor." (Fakir Baykurt)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü