Sonunda uz olan 6 harfli 47 kelime var. UZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde uz olan kelimeler listesine ya da başında uz olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KOLSUZ
-
-
[sıfat]
Kolu olmayan
- "Etrafımda hastalar, topallar, kolsuzlar görmüştüm."
-
Kol geçirilmemiş olan (giysi)
-
[sıfat]
Kolu olmayan
- NURSUZ
-
-
[sıfat]
Saygı uyandırmayan, sevimsiz
- "Bir namert ki nursuz yüzüne baktıkça için kararır."
-
[sıfat]
Saygı uyandırmayan, sevimsiz
- MAHZUZ
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥẓūẓ
-
[sıfat]
Haz duymuş, hoşlanmış
- "... onların emirlerini yerine getirdiğini duymakla için için belki de memnun, mahzuz, hatta sarhoş olarak ... sevgilisinin yalısına doğru yüzermiş."
-
[sıfat]
Haz duymuş, hoşlanmış
- VANTUZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca ventouse
-
[isim]
Deri üzerine yapıştırılarak çekip emmeye yarayan şişe vb. alet; çekmen
-
[biyoloji]
Çeşitli hayvanlarda yer değiştirmeye, kendini bir yere bağlamaya veya yutmaya yarayan organ; çekmen
-
[isim]
Deri üzerine yapıştırılarak çekip emmeye yarayan şişe vb. alet; çekmen
- YARPUZ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Ballıbabagillerden, çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda, nane türünden, kısa saplı, az veya çok tüylü, güzel kokulu bir bitki (Mentha pulegium)
- "O zaman dağ çiçeklerinin, kır menekşelerinin, dağ nanelerinin, yarpuzların kokusu arabanın nemli sıcaklığına ığıl ığıl yayıldı."
-
[isim, bitki bilimi]
Ballıbabagillerden, çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda, nane türünden, kısa saplı, az veya çok tüylü, güzel kokulu bir bitki (Mentha pulegium)
- MAKBUZ
-
Kelime Kökeni: Arapça maḳbūż
- BUZSUZ
-
-
[sıfat]
Buz katılmamış
- "Ayyaşlar, bol bol buzlu, buzsuz rakı içtiler."
-
[sıfat]
Buz katılmamış
- TOPSUZ
-
-
[sıfat]
Topu olmayan
-
[sıfat]
Topu olmayan
- KUTSUZ
-
-
[sıfat]
Uğursuz, kötü, menhus
-
Mutsuz, zavallı
-
[sıfat]
Uğursuz, kötü, menhus
- BUNSUZ
-
-
[zarf]
Bu olmaksızın
- "Memleketimin sanatının bunlar olduğuna inanıyorum, bunsuz olamam."
-
[zarf]
Bu olmaksızın
- MAHCUZ
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥcūz
-
[sıfat, eskimiş, hukuk]
Bakınız hacizli
-
[sıfat, eskimiş, hukuk]
Bakınız hacizli
- RUHSUZ
-
-
[sıfat]
Cansız, güçsüz, etkisiz, miskin
-
[sıfat]
Cansız, güçsüz, etkisiz, miskin
- BOYSUZ
-
-
[sıfat]
Benzerleri arasında boyu kısa olan
-
[sıfat]
Benzerleri arasında boyu kısa olan
- BUTSUZ
-
-
[sıfat]
Budu olmayan
-
[sıfat]
Budu olmayan
- TUZSUZ
-
-
[sıfat]
Tuzu olmayan veya tuzu az olan
- "Annemin hastalığının geçmesi için bol miktarda tuzsuz kabak çekirdeği yemesi gerekiyormuş."
-
[mecaz]
Tatsız şakalar yapan (kimse)
-
[sıfat]
Tuzu olmayan veya tuzu az olan
- NEVRUZ
-
Kelime Kökeni: Farsça nev + rūz
-
[isim]
Eski takvimlere göre yılın ve baharın ilk günü sayılan martın yirmi birine rastlayan gün
-
[bitki bilimi]
Çiçekleri aslanağzına benzeyen, türlü renkte bir kır bitkisi (İris ensata)
-
[bitki bilimi]
Bakınız nevruz otu
-
[isim]
Eski takvimlere göre yılın ve baharın ilk günü sayılan martın yirmi birine rastlayan gün
- SONSUZ
-
-
[sıfat]
Sonu olmayan, bitmeyen, ucu bucağı olmayan, hep kalacak olan; bengi (I), bitimsiz, tükenmez, sonrasız, ebedî, ilanihaye, namütenahi, payansız
- "Bir kolunda uzun boylu, kır saçlı bir adam, bir kolunda ablak yüzlü, hayata sonsuz bir ziyafet sofrası gibi iştahlı gözlerle bakan şişman bir oğlan vardı."
-
Ölçülemeyecek kadar çok veya büyük olan
- "Şu sonsuz mavilikte var mıydı onun eşi? / Kim söndürebilirdi o muhteşem güneşi?"
-
[isim]
Sonu ve sınırı olmayan şey
-
[matematik]
Sonu olmayan, her niceliği aşabilen değişken (nicelik)
-
[sıfat]
Sonu olmayan, bitmeyen, ucu bucağı olmayan, hep kalacak olan; bengi (I), bitimsiz, tükenmez, sonrasız, ebedî, ilanihaye, namütenahi, payansız
- SOYSUZ
-
-
[sıfat]
Soyuna özgü nitelikleri kaybeden; dejenere
-
İyi bir soydan gelmeyen (hayvan, bitki); dejenere
- "Ağaç deyip geçme, onun da soylusu olur, soysuzu olur."
-
[mecaz]
Kötü tanınmış, ahlaksız olan; kansız, cibilliyetsiz
-
[sıfat]
Soyuna özgü nitelikleri kaybeden; dejenere
- MAHMUZ
-
Kelime Kökeni: Arapça mihmāz
-
[isim]
Çizmenin, potinin arkasına takılan ve binek hayvanlarını dürtüp hızlandırmaya yarayan demir veya çelik parça
- "Konağın içinde kılıç ve mahmuz şakırtıları duyuldu."
-
Tavukgillerin ve bazı kuşların ayakları ardında bulunan, boynuz yapısındaki sivri uzantı
-
Köprü ayaklarında, basıncı azaltmak için suyun geldiği ve gittiği yanlardaki çıkıntı
-
[denizcilik]
Eski tür savaş gemilerinde su kesimi altında, ileriye doğru uzanan, karşısındaki gemiyi batırabilen uzantı
-
[isim]
Çizmenin, potinin arkasına takılan ve binek hayvanlarını dürtüp hızlandırmaya yarayan demir veya çelik parça
- BUMBUZ
-
-
[sıfat]
Çok soğuk, buz gibi
- "Ne olsa bumbuz su. Ne olsa donduruyor."
-
[sıfat]
Çok soğuk, buz gibi