İçinde uzak olan 27 kelime var. İçerisinde UZAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uzak olan kelimeler listesine ya da sonu uzak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
UZAKLAŞTIRILMAK
UZAKLAŞABİLMEK, UZAKLAŞTIRILMA
UZAKLAŞABİLME, UZAKLAŞTIRMAK
UZAKLAŞILMAK, UZAKLAŞTIRMA
TUZAKLANMAK, UZAKLAŞILMA
TUZAKÇILIK, TUZAKLAMAK, TUZAKLANMA, UZAKLANMAK, UZAKLAŞMAK
TUZAKLAMA, UZAKLANMA, UZAKLAŞMA, UZAKSAMAK
TUZAKSIZ, UZAKSAMA
TUZAKÇI, TUZAKLI, UZAKLIK, UZAKTAN
UZAKÇA
TUZAK
UZAK
Uzak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
UZAK
3 Harfli Kelimeler
KAZ, KUZ, UZA
2 Harfli Kelimeler
AK, AZ, UZ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UZAKLAŞTIRILMAK
-
-
[-den]
Uzaklaşması sağlanmak
-
Görevden alınmasını sağlamak
- "İngiltere ve Fransa tarafından atanmış olan iki yabancı kontrolör görevden uzaklaştırıldı."
-
[-den]
Uzaklaşması sağlanmak
- UZAKLAŞTIRILMA
-
-
[isim]
Uzaklaştırılmak işi
-
[isim]
Uzaklaştırılmak işi
- UZAKLAŞABİLMEK
-
-
[-den]
Uzaklaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Nasıl bu kadar tatlı bir bağlanıştan uzaklaşabilir, diye onu yolundan çevirmiş, kararından vazgeçirmişti."
-
Uzaklaşma gücü bulunmak
-
[-den]
Uzaklaşma ihtimali veya imkânı bulunmak
- UZAKLAŞTIRMAK
-
-
[-i, -den]
Uzağa götürmek
- "Allah rızası için şu adamları uzaklaştırın başımdan."
-
Çıkarmak, ayırmak
- "İçtimai hayat bizi hem dış tabiattan hem de kendi varlığımızdan uzaklaştırır."
-
[mecaz]
Yabancılaştırmak, ilgisiz bırakmak; kışkışlamak
- "Sen onu bozmak, işten uzaklaştırmak, züppeleştirmek için bilmezlikle elinden geleni yaptın."
-
[-i, -den]
Uzağa götürmek
- UZAKLAŞABİLME
-
-
[isim]
Uzaklaşabilmek işi
-
[isim]
Uzaklaşabilmek işi
- UZAKLAŞILMAK
-
-
[-den]
Uzaklaşma işi yapılmak
- "Ne var ki farklı zaman, mekân, kişi ve olayları konu edinseler de romanlar giderek birbiriyle benzeşti, anlatımlar sıradanlaştı ve her tekrarda tarihten biraz daha uzaklaşıldı."
-
[-den]
Uzaklaşma işi yapılmak
- UZAKLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Uzaklaştırmak işi; tenkil
- "Tehlikeyi uzaklaştırma hissi, aslında insanın kendini tehdit altında hissetme duygusuyla beraber yaşanır."
-
[isim]
Uzaklaştırmak işi; tenkil
- UZAKLAŞILMA
-
-
[isim]
Uzaklaşılmak durumu
-
[isim]
Uzaklaşılmak durumu
- TUZAKLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Tuzak durumuna getirilmek
- "Askerî birliklerin operasyona gittiği yol üzerinde teröristler tarafından önceden köprü menfezine tuzaklanan ve inşaat çivileriyle güçlendirilen elli kilo ağırlığındaki patlayıcı düzenek, asker tarafından tespit edilerek imha edildi."
-
Tuzak kurulmak
-
[nesnesiz]
Tuzak durumuna getirilmek
- TUZAKLAMAK
-
-
[-i]
Tuzak kurmak, tuzağa düşürmek
-
[-i]
Tuzak kurmak, tuzağa düşürmek
- TUZAKÇILIK
-
-
[isim]
Tuzakçının yaptığı iş
-
[isim]
Tuzakçının yaptığı iş
- UZAKLAŞMAK
-
-
[-den]
Bir şeyden, bir yerden veya kimseden ayrılıp uzağa gitmek; ıraklaşmak, ıramak, uzaklanmak
- "Böyle uzaklaşınca ağır ağır o bizden / Biz ayrı düşmemeye ant içmiştik denizden"
-
[mecaz]
Yabancılaşmak, ilgisi azalmak
- "Bu genç kız yaşasaydı sevdiği adamın günden güne kendisinden uzaklaştığını görecekti."
-
Yavaş yavaş görünmez, duyulmaz, hissedilmez duruma gelmek
-
[-den]
Bir şeyden, bir yerden veya kimseden ayrılıp uzağa gitmek; ıraklaşmak, ıramak, uzaklanmak
- UZAKLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız uzaklaşmak
- "Mustafa, cenazenin kendine yaklaştığını görünce yavaş yavaş uzaklanır, kaçmak için kapıya kadar sokulur."
-
[mecaz]
Bir kişiye karşı nazlanmak
- "Hatta bundan bir böbürlenmek vesilesini çıkardığını anlatan bir gülümsemeyle sanki tekrar etsinler diye uzaklanırdı."
-
[nesnesiz]
Bakınız uzaklaşmak
- TUZAKLANMA
-
-
[isim]
Tuzaklanmak işi
-
[isim]
Tuzaklanmak işi
- UZAKLANMA
-
-
[isim]
Uzaklanmak durumu veya biçimi
-
[isim]
Uzaklanmak durumu veya biçimi
- UZAKSAMAK
-
-
[-i]
Bir şeyin gerçekleşmesini uzak görmek, olacağına pek inanmamak; ıraksamak, istibat etmek
-
[-i]
Bir şeyin gerçekleşmesini uzak görmek, olacağına pek inanmamak; ıraksamak, istibat etmek
- TUZAKLAMA
-
-
[isim]
Tuzaklamak işi
-
[isim]
Tuzaklamak işi
- UZAKLAŞMA
-
-
[isim]
Uzaklaşmak durumu; ıraklaşma, ırama
- "Öğrendiklerimin bir teki bile beni yayınevimden uzaklaşmaya heveslendirmedi."
-
[isim]
Uzaklaşmak durumu; ıraklaşma, ırama
- TUZAKSIZ
-
-
[sıfat]
Tuzağı bulunmayan
-
[sıfat]
Tuzağı bulunmayan
- UZAKSAMA
-
-
[isim]
Uzaksamak işi; ıraksama, istibat
-
[isim]
Uzaksamak işi; ıraksama, istibat