İçinde udi olan 24 kelime var. İçerisinde UDİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında udi olan kelimeler listesine ya da sonu udi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DOLUDİZGİN, MEVCUDİYET
BUDİSTLİK, MAHMUDİYE, NURUDİDEM, YAHUDİLİK
ARMUDİYE, CÜMUDİYE, MESUDİYE, UBUDİYET, YAHUDİCE
ANGUDİ, ARMUDİ, BARUDİ, BİGUDİ, BUDİST, BUDİZM, DAVUDİ, NOHUDİ, PUDİNG, YAHUDİ
AMUDİ
MUDİ
UDİ
Udi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
UDİ
2 Harfli Kelimeler
İD
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MEVCUDİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça mevcūdiyyet
- DOLUDİZGİN
-
-
[zarf]
Son hızla, çok hızlı bir biçimde
- "Bir gün doludizgin boşanan atlarımızla / Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla"
-
[mecaz]
Tam anlamıyla olan
- "Doludizgin, bir bekârlığın tam tadını çıkaran, renkli, değişken, hızlı bir yaşam sürüyordum."
-
[zarf]
Son hızla, çok hızlı bir biçimde
- YAHUDİLİK
-
-
[isim]
Yahudi olma durumu; Musevilik, Çıfıtlık
-
Yahudi dini; Musevilik, Çıfıtlık
-
[isim]
Yahudi olma durumu; Musevilik, Çıfıtlık
- BUDİSTLİK
-
-
[isim]
Hindistan ve Çin’de yaygın olan, hayattaki acı, ızdırap ve tatminsizliğin kaynaklarını açıklamayı ve bunları gidermeyi hedefleyen, Buddha’nın ileri sürdüğü mistik dünya görüşü ve din; Budizm
-
[isim]
Hindistan ve Çin’de yaygın olan, hayattaki acı, ızdırap ve tatminsizliğin kaynaklarını açıklamayı ve bunları gidermeyi hedefleyen, Buddha’nın ileri sürdüğü mistik dünya görüşü ve din; Budizm
- NURUDİDEM
-
-
gözümün nuru
-
gözümün nuru
- MAHMUDİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥmūdiyye
-
[isim]
Bugün süs altını gibi kullanılan, II. Mahmut zamanında basılmış, ince altın sikke
- "Karısının altınlarını, kızının mahmudiyelerini neleri varsa hep aldılar."
-
[isim]
Bugün süs altını gibi kullanılan, II. Mahmut zamanında basılmış, ince altın sikke
- ARMUDİYE
-
Kelime Kökeni: Farsça armūd + Arapça -iyye
-
[isim, eskimiş]
Nazarlık olarak takılan, üzerine besmele veya maşallah yazılmış, armut biçimindeki altın veya gümüş
-
[ağızlardan]
Tahta oymacılığında kullanılan bir tür rende
-
[isim, eskimiş]
Nazarlık olarak takılan, üzerine besmele veya maşallah yazılmış, armut biçimindeki altın veya gümüş
- YAHUDİCE
-
-
[isim]
Yahudilerin kullandığı dil
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
- "Yahudice türkü."
-
[isim]
Yahudilerin kullandığı dil
- UBUDİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿubūdiyyet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kulluk (I)
- "Allah’tan ümidini kesmek, mukadderata karşı isyan etmek ubudiyet şiarına yakışmaz."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kulluk (I)
- MESUDİYE
-
-
[isim]
Ordu iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Ordu iline bağlı ilçelerden biri
- CÜMUDİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça cumūdiyye
-
[isim, eskimiş, coğrafya]
Bakınız buzul
-
[isim, eskimiş, coğrafya]
Bakınız buzul
- DAVUDİ
-
Kelime Kökeni: Arapça dāvudī
-
[sıfat]
Kalın, tok ve gür (ses)
- "Bak, hafif davudi sesi, gözlerini baygın baygın süzüşü aklımdan hâlâ gitmez."
-
[sıfat]
Kalın, tok ve gür (ses)
- YAHUDİ
-
Kelime Kökeni: Arapça yehūdī
-
[isim]
Hz. Musa'nın dinine bağlı olan kimse; Musevi, Çıfıt
-
[isim]
Hz. Musa'nın dinine bağlı olan kimse; Musevi, Çıfıt
- PUDİNG
-
Kelime Kökeni: Fransızca pudding
-
[isim]
Meyve, bisküvi vb. ile yapılan bir tür sütlü tatlı
- "... çini bir mutfakta gül ellerinle puding hazırlarken yanında veya karşında bulunayım."
-
[jeoloji]
Çakıl ve taş kırıntılarının kendi kendine çimentolaşmasından oluşmuş kütle
- "Hereke pudingi sütunların üzerinde uzanan atkılar, revak tavanı, sütun kaide ve başlıkları ile giriş cephesi beyaz mermerden yapılmıştır."
-
[isim]
Meyve, bisküvi vb. ile yapılan bir tür sütlü tatlı
- BUDİZM
-
Kelime Kökeni: Fransızca bouddhisme
-
[isim, din bilimi]
Bakınız Budistlik
- "Budizmin halkı arasında yayılması için çalışmalar yapmış ve böylelikle halkını Budist felsefe ile hâkimiyeti altında tutmuştur."
-
[isim, din bilimi]
Bakınız Budistlik
- NOHUDİ
-
Kelime Kökeni: Farsça noḫūd + Arapça -ī
-
[isim]
Bakınız nohut rengi
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "Üstünde daima saz rengi, hardal rengi ... nohudi renklerde veya bunları andıran bir renkte bir esvabı ... vardı."
-
[isim]
Bakınız nohut rengi
- BARUDİ
-
Kelime Kökeni: Farsça bārūd + Arapça -i
-
[isim, eskimiş]
Bakınız barut rengi
- "Esmerliği peçesinin altından dahi hissedilmekte idi, bilmem ki barudi mi demeliyim."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız barut rengi
- BUDİST
-
Kelime Kökeni: Fransızca bouddhiste
-
[isim, din bilimi]
Budizm dininden olan kimse
-
[isim, din bilimi]
Budizm dininden olan kimse
- BİGUDİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca bigoudi
-
[isim]
Kadınların saçlarını kıvırmak için kullandıkları, metal, sünger veya plastikten, boru biçiminde küçük araç; sarmaç
- "Kapıyı açan kadının üstünde rengi atmış çiçekli bir basma sabahlık, saçlarında iki adet bigudi var."
-
[isim]
Kadınların saçlarını kıvırmak için kullandıkları, metal, sünger veya plastikten, boru biçiminde küçük araç; sarmaç
- ANGUDİ
-
Kelime Kökeni: Türkçe angut + Arapça -ī
-
[isim]
Angut kuşunun rengi
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "Angudi renkli deri kapaklı defterim var ya, işte ona ... Cümlelerimin sonu ağzımdan bağırtı hâlinde çıkmıştı."
-
[isim]
Angut kuşunun rengi