Sonunda üf olan 14 kelime var. ÜF ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde üf olan kelimeler listesine ya da başında üf olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

MAATTEESSÜF

8 Harfli Kelimeler

TEKELLÜF, TEŞERRÜF

7 Harfli Kelimeler

MAVİKÜF, TEESSÜF, TEHALÜF, TEKASÜF, TESADÜF

5 Harfli Kelimeler

ÜSKÜF, ZÜLÜF

3 Harfli Kelimeler

KÜF, PÜF, TÜF

2 Harfli Kelimeler

ÜF

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MAATTEESSÜF

Kelime Kökeni: Arapça maʿa't-teʾessuf

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız maalesef
    • "Hayır, Belediye Nizamnamesi'nde maatteessüf -evet aynen böyle söyledi- maatteessüf buna dair bir kayda tesadüf edemedik." (Haldun Taner)
TEŞERRÜF

Kelime Kökeni: Arapça teşerruf

  1. [isim, eskimiş] Bir kimse ile tanışmaktan şeref duyma
TEKELLÜF

Kelime Kökeni: Arapça tekelluf

  1. [isim, eskimiş] Zahmet veren bir iş görme, güçlüğe katlanma
  2. Bir işi gösterişli bir biçimde yapmaya çalışma, özenme, gösteriş
TESADÜF

Kelime Kökeni: Arapça teṣāduf

  1. [isim] Yalnızca ihtimallere bağlı olduğu düşünülen olayların kesin olmayan, değişebilen sebebi
    • "Öyle bir tesadüf olsa ki bir saatçik şu doktorla oturup konuşabilse!" (Memduh Şevket Esendal)
  2. Tasarlanmadığı halde karşılaşma; rast (I)
    • "Bilmeden acı bir tesadüfün eliyle Hakan'a giden bir armağana taarruz etmiş ve büyük bir günah işlemişti." (Nâzım Hikmet)
TEHALÜF

Kelime Kökeni: Arapça teḫāluf

  1. [isim, eskimiş] Bakınız aykırılık
    • "Ancak siz vakalar ve şahıslarda tehalüf gördüğünüzden kendi yapacaklarınızla onların yaptıklarını birbirlerinden farklı bulursunuz." (Abdülhak Şinasi Hisar)
TEKASÜF

Kelime Kökeni: Arapça tekās̱uf

  1. [isim, eskimiş] Bakınız toplanma
    • "O, mektup değil gözyaşlarının kelime ve cümle hâlinde tekâsüfü idi." (İbrahim Alâeddin Gövsa)
  2. Bakınız yoğunlaşma
MAVİKÜF

  1. [isim, bitki bilimi] Özellikle tütün fidelerinde üreyerek yaprak hastalığına yol açan asalak mantar
TEESSÜF

Kelime Kökeni: Arapça teʾessuf

  1. [isim] Bakınız yazıklanma
ÜSKÜF

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, tarih] Yüksek aşamadaki yeniçeri subaylarının giydikleri, yarısı arkaya sarkan uzun bir börk
ZÜLÜF

Kelime Kökeni: Farsça zulf

  1. [isim] Şakaklardan sarkan saç lülesi
    • "Eser seher yeli zülfün dağıtır / Gerdana dökülen tel incinmesin" (Karacaoğlan)
  2. Sevgilinin saçı; zülfüyâr
    • "Üçü orta boylu, boyları uzar / Üçü uzun boylu, zülfünü düzer" (Halk türküsü)
PÜF

  1. [isim] Bir ateşi söndürmek veya canlandırmak için dudakları hafifçe büzerek dışarı verilen soluğun çıkardığı ses
    • "Püf desen söner."
TÜF

Kelime Kökeni: Fransızca tuf

  1. [isim, jeoloji] Yanardağların püskürttüğü kül, kum ve lav parçacıklarından oluşan, çoğunlukla açık renkli, hafif gözenekli bir tür çökelti taşı
KÜF

  1. [isim] Ekmek, peynir vb. organik maddelerin üzerinde, nem ve ısının etkisiyle oluşan, çoğu yeşil renkli mantar
  2. [ağızlardan] Bakınız pas (I)
ÜF

  1. [ünlem] Usanç, bezginlik, tiksinti vb. duygular anlatan bir söz
    • "Üf Kenan ya, cidden anlamıyorum, ne cins bir adamsın sen!" (Atilla Atalay)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü