Başında üf olan 22 kelime var. Üf ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde üf olan kelimeler listesine ya da sonu üf ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında üf bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

ÜFLEYEBİLMEK, ÜFLEYİVERMEK

11 Harfli Kelimeler

ÜFLEYEBİLME, ÜFLEYİVERME, ÜFÜRÜKÇÜLÜK

8 Harfli Kelimeler

ÜFLEMELİ, ÜFLENMEK, ÜFLETMEK, ÜFÜRÜKÇÜ

7 Harfli Kelimeler

ÜFLEMEK, ÜFLENİŞ, ÜFLENME, ÜFLETME, ÜFLEYİŞ, ÜFÜRMEK

6 Harfli Kelimeler

ÜFLEME, ÜFÜRME, ÜFÜRÜK, ÜFÜRÜM, ÜFÜRÜŞ

5 Harfli Kelimeler

ÜFLEÇ

2 Harfli Kelimeler

ÜF

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÜFLEYEBİLMEK

  1. [-e, -i] Üfleme ihtimali veya imkânı bulunmak
  2. Üfleme becerisi bulunmak
  3. Üfleme gücü bulunmak
ÜFLEYİVERMEK

  1. [-i] Aniden üflemek
    • "Şimdi şu lambayı üfleyiver." (Nâzım Hikmet)
ÜFÜRÜKÇÜLÜK

  1. [isim] Üfürükçünün işi
ÜFLEYEBİLME

  1. [isim] Üfleyebilmek işi
ÜFLEYİVERME

  1. [isim] Üfleyivermek işi
ÜFLEMELİ

  1. [sıfat] Üflenerek çalınan (çalgı); nefesli
ÜFLENMEK

  1. [nesnesiz] Üfleme işi yapılmak
    • "Çakır gözleri üflenmiş bir alev gibi parlıyordu." (Ömer Seyfettin)
ÜFÜRÜKÇÜ

  1. [isim] Maddi çıkar sağlamak için okuyup üfleyerek hastalıkları iyileştirdiğine, karı koca ilişkilerini düzenlediğine vs. inanılan, ilaç terkipleri yapan, muska yazan sahtekâr kimse
    • "Eskiden üfürükçüler vardı, isteyenleri yere yatırıp pestil gibi çiğnerlerdi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
ÜFLETMEK

  1. [-i] Üfleme işini yaptırmak
ÜFLETME

  1. [isim] Üfletmek işi
ÜFLEMEK

  1. [-e, -i] Dudakları büzerek soluğu bir şey üzerine hızla vermek; üfürmek
    • "İki senedir sigaralarının dumanlarını burnuma üflediği yetmemiş gibi şimdi de bana oyun etmeye kalkışıyor." (Aka Gündüz)
  2. [-i] Yanmakta olan bir şeyi söndürmek veya canlandırmak için soluk vermek
    • "İdris, iskele başında salep güğümünün altındaki eleme kömürlerin küllerini üflüyor." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [-i] Nefesli çalgıları çalmak
    • "Arkadaş çalgısını bir iki defa üfledikten sonra döndü." (Osman Cemal Kaygılı)
ÜFLENME

  1. [isim] Üflenmek işi
ÜFLENİŞ

  1. [isim] Üflenmek işi
ÜFÜRMEK

  1. [-i] Bakınız üflemek
  2. Üfleyerek bulunduğu yerden uzaklaştırmak
    • "Pencereden ince bir rüzgâr, güneş tozlarını tül perdelere üfürüyor." (Attilâ İlhan)
  3. [nesnesiz] Rüzgâr esmek
    • "Kapının altından rüzgâr üfürüyor."
  4. [nesnesiz] Üflemeli bir çalgıyı üfleyerek çalmak
  5. [nesnesiz, mecaz] Abartarak konuşmak
ÜFLEYİŞ

  1. [isim] Üflemek işi
ÜFÜRÜŞ

  1. [isim] Üfürmek işi
ÜFÜRÜM

  1. [isim, tıp] Kalbin kanı damarlara pompalaması sırasında, zarında veya kapakçığında bulunan delik yüzünden ortaya çıkan normal dışı ses
ÜFÜRÜK

  1. [isim] Üfürülerek verilen soluk
  2. Üfürükçülerin hastaların üstüne okuyarak üfürdükleri soluk
ÜFÜRME

  1. [isim] Üfürmek işi
    • "Birdenbire kavalı dudaklarına götürdü ve üfürmeye başladı." (Halide Edip Adıvar)
ÜFLEME

  1. [isim] Üflemek işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü