Başında üf olan 22 kelime var. Üf ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde üf olan kelimeler listesine ya da sonu üf ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında üf bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
ÜFLEYEBİLMEK, ÜFLEYİVERMEK
ÜFLEYEBİLME, ÜFLEYİVERME, ÜFÜRÜKÇÜLÜK
ÜFLEMELİ, ÜFLENMEK, ÜFLETMEK, ÜFÜRÜKÇÜ
ÜFLEMEK, ÜFLENİŞ, ÜFLENME, ÜFLETME, ÜFLEYİŞ, ÜFÜRMEK
ÜFLEME, ÜFÜRME, ÜFÜRÜK, ÜFÜRÜM, ÜFÜRÜŞ
ÜFLEÇ
ÜF
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÜFLEYEBİLMEK
-
-
[-e, -i]
Üfleme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Üfleme becerisi bulunmak
-
Üfleme gücü bulunmak
-
[-e, -i]
Üfleme ihtimali veya imkânı bulunmak
- ÜFLEYİVERMEK
-
-
[-i]
Aniden üflemek
- "Şimdi şu lambayı üfleyiver."
-
[-i]
Aniden üflemek
- ÜFÜRÜKÇÜLÜK
-
-
[isim]
Üfürükçünün işi
-
[isim]
Üfürükçünün işi
- ÜFLEYEBİLME
-
-
[isim]
Üfleyebilmek işi
-
[isim]
Üfleyebilmek işi
- ÜFLEYİVERME
-
-
[isim]
Üfleyivermek işi
-
[isim]
Üfleyivermek işi
- ÜFLEMELİ
-
-
[sıfat]
Üflenerek çalınan (çalgı); nefesli
-
[sıfat]
Üflenerek çalınan (çalgı); nefesli
- ÜFLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Üfleme işi yapılmak
- "Çakır gözleri üflenmiş bir alev gibi parlıyordu."
-
[nesnesiz]
Üfleme işi yapılmak
- ÜFÜRÜKÇÜ
-
-
[isim]
Maddi çıkar sağlamak için okuyup üfleyerek hastalıkları iyileştirdiğine, karı koca ilişkilerini düzenlediğine vs. inanılan, ilaç terkipleri yapan, muska yazan sahtekâr kimse
- "Eskiden üfürükçüler vardı, isteyenleri yere yatırıp pestil gibi çiğnerlerdi."
-
[isim]
Maddi çıkar sağlamak için okuyup üfleyerek hastalıkları iyileştirdiğine, karı koca ilişkilerini düzenlediğine vs. inanılan, ilaç terkipleri yapan, muska yazan sahtekâr kimse
- ÜFLETMEK
-
-
[-i]
Üfleme işini yaptırmak
-
[-i]
Üfleme işini yaptırmak
- ÜFLETME
-
-
[isim]
Üfletmek işi
-
[isim]
Üfletmek işi
- ÜFLEMEK
-
-
[-e, -i]
Dudakları büzerek soluğu bir şey üzerine hızla vermek; üfürmek
- "İki senedir sigaralarının dumanlarını burnuma üflediği yetmemiş gibi şimdi de bana oyun etmeye kalkışıyor."
-
[-i]
Yanmakta olan bir şeyi söndürmek veya canlandırmak için soluk vermek
- "İdris, iskele başında salep güğümünün altındaki eleme kömürlerin küllerini üflüyor."
-
[-i]
Nefesli çalgıları çalmak
- "Arkadaş çalgısını bir iki defa üfledikten sonra döndü."
-
[-e, -i]
Dudakları büzerek soluğu bir şey üzerine hızla vermek; üfürmek
- ÜFLENME
-
-
[isim]
Üflenmek işi
-
[isim]
Üflenmek işi
- ÜFLENİŞ
-
-
[isim]
Üflenmek işi
-
[isim]
Üflenmek işi
- ÜFÜRMEK
-
-
[-i]
Bakınız üflemek
-
Üfleyerek bulunduğu yerden uzaklaştırmak
- "Pencereden ince bir rüzgâr, güneş tozlarını tül perdelere üfürüyor."
-
[nesnesiz]
Rüzgâr esmek
- "Kapının altından rüzgâr üfürüyor."
-
[nesnesiz]
Üflemeli bir çalgıyı üfleyerek çalmak
-
[nesnesiz, mecaz]
Abartarak konuşmak
-
[-i]
Bakınız üflemek
- ÜFLEYİŞ
-
-
[isim]
Üflemek işi
-
[isim]
Üflemek işi
- ÜFÜRÜŞ
-
-
[isim]
Üfürmek işi
-
[isim]
Üfürmek işi
- ÜFÜRÜM
-
-
[isim, tıp]
Kalbin kanı damarlara pompalaması sırasında, zarında veya kapakçığında bulunan delik yüzünden ortaya çıkan normal dışı ses
-
[isim, tıp]
Kalbin kanı damarlara pompalaması sırasında, zarında veya kapakçığında bulunan delik yüzünden ortaya çıkan normal dışı ses
- ÜFÜRÜK
-
-
[isim]
Üfürülerek verilen soluk
-
Üfürükçülerin hastaların üstüne okuyarak üfürdükleri soluk
-
[isim]
Üfürülerek verilen soluk
- ÜFÜRME
-
-
[isim]
Üfürmek işi
- "Birdenbire kavalı dudaklarına götürdü ve üfürmeye başladı."
-
[isim]
Üfürmek işi
- ÜFLEME
-
-
[isim]
Üflemek işi
-
[isim]
Üflemek işi