Başında hal olan 128 kelime var. Hal ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde hal olan kelimeler listesine ya da sonu hal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında hal bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
HALSİZLEŞTİRMEK
HALKALANDIRMAK, HALSİZLEŞTİRME
HALELENDİRMEK, HALKALANDIRMA, HALLEDEBİLMEK, HALLEDİVERMEK
HALELENDİRME, HALETİRUHİYE, HALLEDEBİLME, HALLEDİVERME, HALLETTİRMEK, HALSİZLEŞMEK, HALÜSİNASYON
HALASKARLIK, HALİHAZIRDA, HALKALANMAK, HALLEDİLMEK, HALLETTİRME, HALLOLUNMAK, HALSİZLEŞME, HALTERCİLİK
HALATÇILIK, HALAYIKLIK, HALEDİLMEK, HALELENMEK, HALİSÜDDEM, HALKACILIK, HALKALAMAK, HALKALANIŞ, HALKALANMA, HALKALAYIŞ, HALKALILAR, HALKAPINAR, HALLEDİLİŞ, HALLEDİLME, HALLİHAMUR, HALLOLUNMA, HALVETHANE
HALAYIKLI, HALEDİLME, HALELENME, HALETİNEZ, HALICILIK, HALİFELİK, HALİHAZIR, HALKALAMA, HALKÇILIK, HALLAÇLIK, HALLENMEK, HALLEŞMEK, HALLETMEK, HALLOLMAK, HALSİZLİK
HALASKAR, HALAZADE, HALELDAR, HALETMEK, HALIHANE, HALİLİYE, HALİMLİK, HALİSANE, HALİSLİK, HALKACIK, HALKAMSI, HALKASIZ, HALKİYAT, HALLEDİŞ, HALLENME, HALLEŞME, HALLETME, HALLOLMA, HALLOLUŞ, HALSİZCE, HALTERCİ
HALAÇÇA, HALALIK, HALATÇI, HALAVET, HALAYIK, HALBUKİ, HALECAN, HALETME, HALFETİ, HALİYLE, HALKACI, HALKALI, HALKAVİ, HALKEVİ, HALKOYU, HALLİCE, HALOJEN, HALVETİ
HALAZA, HALEBİ, HALELİ, HALHAL, HALICI, HALİFE, HALİLE, HALİTA, HALKÇI, HALLAÇ, HALSİZ, HALTER, HALVET
HALAÇ, HALAS, HALAT, HALAY, HALEF, HALEL, HALEN, HALET, HALFA, HALİÇ, HALİK, HALİM, HALİS, HALKA, HALUK
HALA, HALE, HALI, HALİ, HALK, HALT
HAL
Hal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
HAL
2 Harfli Kelimeler
AH, AL, HA, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HALSİZLEŞTİRMEK
-
-
[-i]
Bakınız takatsizleştirmek
-
[-i]
Bakınız takatsizleştirmek
- HALKALANDIRMAK
-
-
[-i]
Bakınız halelendirmek
- "… Hristiyan azizlerinin resimlerinde başlarını halkalandırdığını gördüğümüz bir ışık halesi örmüş olurlardı."
-
[-i]
Bakınız halelendirmek
- HALSİZLEŞTİRME
-
-
[isim]
Bakınız takatsizleştirme
-
[isim]
Bakınız takatsizleştirme
- HALLEDİVERMEK
-
-
[-i]
Çabucak halletmek
- "Yalnız, can kulağıyla dinle beni, dinledikten sonra, bir türlü halledemediğim müşkülümü bir hallediver, yeter."
-
[-i]
Çabucak halletmek
- HALLEDEBİLMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥall + Türkçe edebilmek
-
[-i]
Halletme ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Herif sıkı biriymiş, bu işi ancak ikimiz halledebiliriz, dedi."
-
Halletme becerisi bulunmak
-
[-i]
Halletme ihtimali veya imkânı bulunmak
- HALELENDİRMEK
-
-
[-i]
Bir yer veya şeyin üstünde ışık halkası oluşturmak; halkalandırmak
-
[-i]
Bir yer veya şeyin üstünde ışık halkası oluşturmak; halkalandırmak
- HALKALANDIRMA
-
-
[isim]
Bakınız halelendirme
-
[isim]
Bakınız halelendirme
- HALLETTİRMEK
-
-
[-i]
Halletmesini sağlamak
-
[-i]
Halletmesini sağlamak
- HALELENDİRME
-
-
[isim]
Halelendirmek işi; halkalandırma
-
[isim]
Halelendirmek işi; halkalandırma
- HALLEDİVERME
-
-
[isim]
Halledivermek işi
-
[isim]
Halledivermek işi
- HALETİRUHİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥālet + rūḥiyye
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ruhsal durum
- "İnsanlara sürünmemek için bir cüzzamlı hâletiruhiyesiyle çekingendi."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ruhsal durum
- HALLEDEBİLME
-
-
[isim]
Halledebilmek işi
-
[isim]
Halledebilmek işi
- HALSİZLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Bakınız takatsizleşmek
- "Birden böyle coşkuluyken hâlsizleşmek garip gelmişti ..."
-
[nesnesiz]
Bakınız takatsizleşmek
- HALÜSİNASYON
-
Kelime Kökeni: Fransızca hallucination
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız sanrı
-
[isim, ruh bilimi]
Bakınız sanrı
- HALTERCİLİK
-
-
[isim]
Haltercinin yaptığı iş
-
[isim]
Haltercinin yaptığı iş
- HALLEDİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Halletme işine konu olmak
-
[nesnesiz]
Halletme işine konu olmak
- HALASKARLIK
-
-
[isim]
Bakınız kurtarıcılık
-
[isim]
Bakınız kurtarıcılık
- HALSİZLEŞME
-
-
[isim]
Bakınız takatsizleşme
-
[isim]
Bakınız takatsizleşme
- HALLETTİRME
-
-
[isim]
Hallettirmek işi
-
[isim]
Hallettirmek işi
- HALLOLUNMAK
-
-
[nesnesiz]
Çözülmek, sonuca bağlanmak
- "Artık rahatsız oluyor, hallolunmayan muammaların karşısında bizi üzen o tatsız sıkıntıya benzer bir şey duyuyordum."
-
[nesnesiz]
Çözülmek, sonuca bağlanmak