Başında hal olan 7 harfli 18 kelime var. Hal ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde hal olan kelimeler listesine ya da sonu hal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında hal bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Hal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A H L

3 Harfli Kelimeler

HAL

2 Harfli Kelimeler

AH, AL, HA, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HALKAVİ

Kelime Kökeni: Arapça ḥalḳavī

  1. [sıfat, eskimiş] Halka biçiminde olan
HALLİCE

  1. [sıfat] Durumu benzerlerine göre biraz daha iyi olan
HALBUKİ

Kelime Kökeni: Arapça ḥāl + Türkçe bu + Farsça ki

  1. [bağlaç] Bakınız oysa
    • "Hâlbuki ev sahibi tamirattan kaçınıyor." (Nâzım Hikmet)
HALALIK

  1. [isim] Hala olma durumu; bibilik
  2. Halaya yakışan davranış
HALAÇÇA

  1. [isim] Bakınız Halaç Türkçesi
HALECAN

Kelime Kökeni: Arapça ḫalecān

  1. [isim] Bakınız kalp çarpıntısı
    • "O gün lakayıt gibi bir şey olmuş idiyse de bugün mektupları halecanından tıkana tıkana, bayılmaya ramak kalmak bir hâlde olarak bağlayabildi." (Ahmet Midhat Efendi)
HALİYLE

  1. [zarf] Olduğu gibi
    • "Hâliyle bırakmak."
  2. Olağan bir sonuç olarak, ister istemez
    • "Hâliyle, apartmanların en malumatfuruş röntgencilerinin ekseriya giriş katlarından çıkması tesadüf sayılmayabilir." (Elif Şafak)
HALKEVİ

  1. [isim] Halkı eğitip millî birliğe ve ülküye yöneltmek amacıyla açılan kuruluş
    • "Halkevi Başkanı Reşat Bey uzun boylu, dazlak kafalı bir adam. Mebus olmak sevdasında." (Cevdet Kudret)
  2. Bu kuruluşun görev yaptığı yapı
HALATÇI

  1. [isim] Halat yapıp satan kimse
HALAYIK

Kelime Kökeni: Arapça ḫalāʾiḳ

  1. [isim] Bakınız cariye
    • "Ailemizin emektar Arap halayıklarından biri de bize aşçılık etmekteydi." (Reşat Nuri Güntekin)
HALETME

  1. [isim] Haletmek işi
HALVETİ

Kelime Kökeni: Arapça ḫalvetī

  1. [isim, din bilimi] İbadetlerini ıssız yerlerde yapan bir tarikat
  2. Bu tarikattan olan kimse
HALAVET

Kelime Kökeni: Arapça ḥalāvet

  1. [isim, eskimiş] Sevimlilik, şirinlik, tatlılık
    • "Lambanın telkâri maden abajuru adileşti, krizantemler soldu, batı kızarışında halavet kalmadı." (Safiye Erol)
HALOJEN

Kelime Kökeni: Fransızca halogène

  1. [isim, kimya] Madenlerle birleştiğinde tuz verebilen flor, klor, brom ve iyot elementleri
HALKALI

  1. [sıfat] Halkası olan
    • "Kulaklarının birinde ama yalnız birinde halkalı bir küpe." (Attilâ İlhan)
  2. [isim] Bir tür olta iğnesi
HALKOYU

  1. [isim] Büyük bir topluluğun türlü siyasi ve toplumsal sorunlardaki görüşünün alınması ve ona göre uygulamaya girişilmesi için yapılan oylamada halkın bildirdiği olumlu veya olumsuz oy
  2. Bakınız kamuoyu
HALFETİ

  1. [isim] Şanlıurfa iline bağlı ilçelerden biri
HALKACI

  1. [isim] Halka yapan veya satan kimse
  2. Lunaparklarda şişe, sigara vb. nesnelere halka geçirmek yoluyla oyun oynatan kimse
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü