Başında hal olan 6 harfli 13 kelime var. Hal ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde hal olan kelimeler listesine ya da sonu hal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında hal bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Hal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A H L

3 Harfli Kelimeler

HAL

2 Harfli Kelimeler

AH, AL, HA, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HALTER

Kelime Kökeni: Fransızca haltère

  1. [isim, spor] Birbirine metal sapla bağlanmış iki gülle veya disklerden yapılmış araç
  2. Bu aracı iki elle kaldırmayı amaçlayan spor dalı
HALELİ

  1. [sıfat] Halesi olan
HALKÇI

  1. [isim] Halkın yararı için uğraşan kimse; popülist
HALSİZ

  1. [sıfat] Bakınız takatsiz
  2. [zarf] Takatsiz bir biçimde
    • "Süzüle süzüle bakan gözleriyle fazla yorgun, hâlsiz cevap verdi." (Peyami Safa)
HALİLE

Kelime Kökeni: Farsça helīle

  1. [isim, bitki bilimi] Sıcak iklimlerde yetişen, tohumları iç sürdürücü olarak kullanılan bir bitki
HALİTA

Kelime Kökeni: Arapça ḫalīṭa

  1. [isim, eskimiş, kimya] Bakınız alaşım
  2. [mecaz] Birden çok ögeden oluşmuş karmaşık bir bütün
    • "Dede tecrübe neticesiyle her insanın zıt şeylerden yoğrulmuş bir halita olduğunu biliyordu." (Halide Edip Adıvar)
HALEBİ

Kelime Kökeni: Arapça ḥalebī

  1. [isim, eskimiş] Genellikle kumaş ölçmekte kullanılan, uzunluğu 50-70 santimetre arasında olan bir ölçü birimi
HALİFE

Kelime Kökeni: Arapça ḫalīfe

  1. [isim, din bilimi] Hz. Muhammed'in vekili olarak Müslümanların imamlığını ve din koruyuculuğunu yapmakla görevli kimse
  2. [tarih] Osmanlı padişahlarının kullandıkları ünvanlardan biri
  3. Babıali kalemlerinde kâtip
  4. Bir mürşidin, dervişleri arasından mürşit olmaya ve derviş yetiştirmeye manen ehliyet kazanmış olduğu için seçip belli bir usul içinde irşada memur ettiği müridi
  5. [mecaz] Çok iyi yetişmiş, eğitilmiş kimse
    • "O, ustalarının postunda oturan bir sanat halifesiydi." (Memduh Şevket Esendal)
HALICI

  1. [isim] Halı dokuyan veya satan kimse
HALLAÇ

Kelime Kökeni: Arapça ḥallāc

  1. [isim] Yünü, pamuğu yay veya tokmak gibi bir araçla kabartma, ditme işini yapan kimse; atımcı
    • "Doktor, hallacın yanına vardı. Nabzını tuttu." (Sait Faik Abasıyanık)
HALHAL

Kelime Kökeni: Arapça ḫalḫāl

  1. [isim] Kadınların ayak bileklerine taktıkları bilezik
    • "Vişneçürüğü ipekliden kuş tüyü yastıklara gömülmüş, şaşılacak incelikteki ayak bileklerindeki gümüş halhallar." (Attilâ İlhan)
HALVET

Kelime Kökeni: Arapça ḫalvet

  1. [isim, eskimiş] Issız yerde yalnız kalma
  2. Issız ve kapalı yer
  3. Hamamlarda çok sıcak küçük yer
HALAZA

  1. [isim, ağızlardan] Ekinler biçilirken tarlaya dökülen tanelerden ertesi yıl kendiliğinden yetişen ekin
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü