Sonunda hal olan 24 kelime var. HAL ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde hal olan kelimeler listesine ya da başında hal olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
TERCÜMEİHAL
FARZIMUHAL
BEHEMEHAL, LİSANIHAL
HASBİHAL, HÜSNÜHAL
ARZUHAL, İLMİHAL, İNTİHAL, İRTİHAL
DERHAL, HALHAL, HEMHAL, HERHAL, METHAL, MÜNHAL, TURHAL
İSHAL, İTHAL, MAHAL, MUHAL, PAHAL, ZÜHAL
HAL
Hal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
HAL
2 Harfli Kelimeler
AH, AL, HA, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TERCÜMEİHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça terceme + ḥāl
-
[isim, eskimiş]
Bakınız öz geçmiş
-
[isim, eskimiş]
Bakınız öz geçmiş
- FARZIMUHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça farż + muḥāl
-
[zarf]
Olmayacak, gerçekleşmeyecek bir şeyi olacakmış, gerçekleşecekmiş gibi düşünerek, sayarak
-
Tutalım ki, sayalım ki, varsayalım ki
-
[zarf]
Olmayacak, gerçekleşmeyecek bir şeyi olacakmış, gerçekleşecekmiş gibi düşünerek, sayarak
- LİSANIHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça lisān + ḥāl
-
[isim]
Hâl diliyle, davranışla düşünce ve istenileni anlatma
- "Konuşmuyor ama ne dediğini lisanıhâl ile anlatıyordu."
-
[isim]
Hâl diliyle, davranışla düşünce ve istenileni anlatma
- BEHEMEHAL
-
Kelime Kökeni: Farsça be+ heme + Arapça ḥāl
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız kesinlikle
- "Evvela ben, behemehâl kongreye dâhil olmalı ve onu idare etmeli idim."
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız kesinlikle
- HÜSNÜHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥusn + ḥāl
-
[isim, eskimiş]
Bakınız iyi hâl
-
[isim, eskimiş]
Bakınız iyi hâl
- HASBİHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥasb + ḥāl
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sohbet
- "Dayıyla yeğen arasında o uzun, o bitmez tükenmez hasbihâllerin mevzusu neydi?"
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sohbet
- İRTİHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça irtiḥāl
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ölüm
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ölüm
- İNTİHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça intiḥāl
-
[isim]
Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma; aşırma
-
[isim]
Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma; aşırma
- İLMİHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿilm + ḥāl
-
[isim, din bilimi]
İslam dininin kurallarını öğretmek için yazılmış kitap
-
[isim, din bilimi]
İslam dininin kurallarını öğretmek için yazılmış kitap
- ARZUHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿarż + ḥāl
-
[isim]
Bakınız dilekçe
- "Bir gazete muhabiri Adliye koridorunda, tımarhaneye girmek için elindeki arzuhâlle dolaşan Osman isminde bir eroinman hastasına rastlıyor."
-
[isim]
Bakınız dilekçe
- TURHAL
-
-
[isim]
Tokat iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Tokat iline bağlı ilçelerden biri
- METHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça medḫal
- DERHAL
-
Kelime Kökeni: Farsça der + Arapça ḥāl
-
[zarf]
Bakınız çabucak
- "Beklenen cevap gelince derhâl yazılacağı tabiidir."
-
[zarf]
Bakınız çabucak
- MÜNHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça munḥall
-
[sıfat]
Bakınız boş
- "Kadro dâhilinde vuku bulacak münhallere evvela aynı silsile dâhilinde açık maaşı alan memurlar tayin edilir."
-
[eskimiş, kimya]
Eriyebilen, çözülebilen
-
[sıfat]
Bakınız boş
- HERHAL
-
Kelime Kökeni: Farsça her + Arapça hāl
-
[zarf]
Bakınız herhâlde
- "Gizliden ürperdi Elyazar; Osman Bey’in yanından kaçtığı zamandan kalma bir ürpertiydi herhâl."
-
[zarf]
Bakınız herhâlde
- HALHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalḫāl
-
[isim]
Kadınların ayak bileklerine taktıkları bilezik
- "Vişneçürüğü ipekliden kuş tüyü yastıklara gömülmüş, şaşılacak incelikteki ayak bileklerindeki gümüş halhallar."
-
[isim]
Kadınların ayak bileklerine taktıkları bilezik
- HEMHAL
-
Kelime Kökeni: Farsça hem + Arapça ḥāl
-
[sıfat, eskimiş]
Aynı durumda olan
- "Bu hususta birçok İsviçreliyi kendimle hemhâl bulmuşumdur."
-
[sıfat, eskimiş]
Aynı durumda olan
- İTHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça idḫāl
-
[isim]
İçine alma
-
[ticaret]
Bir ülkeye başka ülkelerden mal getirme veya satın alma
-
[ticaret]
Başka ülkelerden alınan mal
-
[isim]
İçine alma
- İSHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça ishāl
-
[isim]
Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarma; sürgün, ötürük, iç sürme, cır cır, amel, linet, kabız karşıtı
-
[isim]
Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarma; sürgün, ötürük, iç sürme, cır cır, amel, linet, kabız karşıtı
- MAHAL
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥall