Sonunda hal olan 24 kelime var. HAL ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde hal olan kelimeler listesine ya da başında hal olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

TERCÜMEİHAL

10 Harfli Kelimeler

FARZIMUHAL

9 Harfli Kelimeler

BEHEMEHAL, LİSANIHAL

8 Harfli Kelimeler

HASBİHAL, HÜSNÜHAL

7 Harfli Kelimeler

ARZUHAL, İLMİHAL, İNTİHAL, İRTİHAL

6 Harfli Kelimeler

DERHAL, HALHAL, HEMHAL, HERHAL, METHAL, MÜNHAL, TURHAL

5 Harfli Kelimeler

İSHAL, İTHAL, MAHAL, MUHAL, PAHAL, ZÜHAL

3 Harfli Kelimeler

HAL

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Hal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A H L

3 Harfli Kelimeler

HAL

2 Harfli Kelimeler

AH, AL, HA, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TERCÜMEİHAL

Kelime Kökeni: Arapça terceme + ḥāl

  1. [isim, eskimiş] Bakınız öz geçmiş
FARZIMUHAL

Kelime Kökeni: Arapça farż + muḥāl

  1. [zarf] Olmayacak, gerçekleşmeyecek bir şeyi olacakmış, gerçekleşecekmiş gibi düşünerek, sayarak
  2. Tutalım ki, sayalım ki, varsayalım ki
LİSANIHAL

Kelime Kökeni: Arapça lisān + ḥāl

  1. [isim] Hâl diliyle, davranışla düşünce ve istenileni anlatma
    • "Konuşmuyor ama ne dediğini lisanıhâl ile anlatıyordu." (Yusuf Kemal)
BEHEMEHAL

Kelime Kökeni: Farsça be+ heme + Arapça ḥāl

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız kesinlikle
    • "Evvela ben, behemehâl kongreye dâhil olmalı ve onu idare etmeli idim." (Atatürk)
HÜSNÜHAL

Kelime Kökeni: Arapça ḥusn + ḥāl

  1. [isim, eskimiş] Bakınız iyi hâl
HASBİHAL

Kelime Kökeni: Arapça ḥasb + ḥāl

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sohbet
    • "Dayıyla yeğen arasında o uzun, o bitmez tükenmez hasbihâllerin mevzusu neydi?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
İRTİHAL

Kelime Kökeni: Arapça irtiḥāl

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ölüm
İNTİHAL

Kelime Kökeni: Arapça intiḥāl

  1. [isim] Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma; aşırma
İLMİHAL

Kelime Kökeni: Arapça ʿilm + ḥāl

  1. [isim, din bilimi] İslam dininin kurallarını öğretmek için yazılmış kitap
ARZUHAL

Kelime Kökeni: Arapça ʿarż + ḥāl

  1. [isim] Bakınız dilekçe
    • "Bir gazete muhabiri Adliye koridorunda, tımarhaneye girmek için elindeki arzuhâlle dolaşan Osman isminde bir eroinman hastasına rastlıyor." (Nâzım Hikmet)
TURHAL

  1. [isim] Tokat iline bağlı ilçelerden biri
METHAL

Kelime Kökeni: Arapça medḫal

  1. [isim, eskimiş] Bakınız giriş
    • "Methalin solundaki ocaklı bir salon mahkemelik ederdi." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [edebiyat] Bakınız giriş
  3. [müzik] Bakınız giriş
DERHAL

Kelime Kökeni: Farsça der + Arapça ḥāl

  1. [zarf] Bakınız çabucak
    • "Beklenen cevap gelince derhâl yazılacağı tabiidir." (Atatürk)
MÜNHAL

Kelime Kökeni: Arapça munḥall

  1. [sıfat] Bakınız boş
    • "Kadro dâhilinde vuku bulacak münhallere evvela aynı silsile dâhilinde açık maaşı alan memurlar tayin edilir." (Fahri Çoker)
  2. [eskimiş, kimya] Eriyebilen, çözülebilen
HERHAL

Kelime Kökeni: Farsça her + Arapça hāl

  1. [zarf] Bakınız herhâlde
    • "Gizliden ürperdi Elyazar; Osman Bey’in yanından kaçtığı zamandan kalma bir ürpertiydi herhâl." (Mustafa Necati Sepetçioğlu)
HALHAL

Kelime Kökeni: Arapça ḫalḫāl

  1. [isim] Kadınların ayak bileklerine taktıkları bilezik
    • "Vişneçürüğü ipekliden kuş tüyü yastıklara gömülmüş, şaşılacak incelikteki ayak bileklerindeki gümüş halhallar." (Attilâ İlhan)
HEMHAL

Kelime Kökeni: Farsça hem + Arapça ḥāl

  1. [sıfat, eskimiş] Aynı durumda olan
    • "Bu hususta birçok İsviçreliyi kendimle hemhâl bulmuşumdur." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
İTHAL

Kelime Kökeni: Arapça idḫāl

  1. [isim] İçine alma
  2. [ticaret] Bir ülkeye başka ülkelerden mal getirme veya satın alma
  3. [ticaret] Başka ülkelerden alınan mal
İSHAL

Kelime Kökeni: Arapça ishāl

  1. [isim] Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarma; sürgün, ötürük, iç sürme, cır cır, amel, linet, kabız karşıtı
MAHAL

Kelime Kökeni: Arapça maḥall

  1. [isim] Bakınız yöre (I)
    • "Binaenaleyh, bu koruma tedbiri pazarda değil kesiş mahallinde yapılır." (Nâzım Hikmet)
  2. Bakınız yer
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü