Başında dal olan 127 kelime var. Dal ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde dal olan kelimeler listesine ya da sonu dal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında dal bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
DALDIRILABİLMEK, DALGALANABİLMEK, DALGALANDIRILMA, DALGALANIVERMEK, DALGINLAŞABİLME, DALGINLAŞTIRMAK
DALDIRILABİLME, DALGALANABİLME, DALGALANDIRMAK, DALGALANIVERME, DALGINLAŞTIRMA, DALKAVUKLAŞMAK, DALLANDIRILMAK
DALAVERECİLİK, DALDIRABİLMEK, DALDIRIVERMEK, DALGALANDIRIŞ, DALGALANDIRMA, DALKAVUKLAŞMA, DALLANABİLMEK, DALLANDIRILMA, DALLANIVERMEK
DALAŞABİLMEK, DALDIRABİLME, DALDIRIVERME, DALGINLAŞMAK, DALLANABİLME, DALLANDIRMAK, DALLANIVERME
DALAŞABİLME, DALAŞTIRMAK, DALDALANMAK, DALDIRILMAK, DALGALANMAK, DALGASIZLIK, DALGINLAŞMA, DALKAVUKLUK, DALLANDIRIŞ, DALLANDIRMA, DALTABANLIK, DALYANCILIK, DALYARAKLIK
DALABİLMEK, DALANCILIK, DALAŞTIRMA, DALAVERECİ, DALDALANMA, DALDIRILIŞ, DALDIRILMA, DALDIRTMAK, DALGACILIK, DALGAKIRAN, DALGALANIŞ, DALGALANMA, DALGAÖLÇER, DALGASIZCA, DALIVERMEK, DALKAVUKÇA, DALKURUTAN, DALLAMALIK
DALABİLME, DALDIRMAK, DALDIRTMA, DALGIÇLIK, DALGINLIK, DALGÜNDÜZ, DALIVERME, DALLANMAK, DALTONİZM
DALANMAK, DALAŞKAN, DALAŞMAK, DALAVERE, DALBASTI, DALDIRIŞ, DALDIRMA, DALFİDAN, DALGACIK, DALGASIZ, DALGINCA, DALKAVUK, DALKILIÇ, DALKIRAN, DALLAMAK, DALLANIŞ, DALLANMA, DALÖĞLEN, DALTABAN, DALYANCI, DALYASAN
DALALET, DALAMAK, DALAMAN, DALANCI, DALANIŞ, DALANMA, DALAŞMA, DALAYIŞ, DALGACI, DALGALI, DALLAMA, DALÖĞLE, DALUYKU
DALAMA, DALCIK, DALDIZ, DALFES, DALGIÇ, DALGIN, DALGIR, DALICI, DALINÇ, DALMAK, DALSIZ, DALYAN
DALAK, DALAN, DALAŞ, DALGA, DALGI, DALIŞ, DALIZ, DALLI, DALMA, DALSI, DALYA
DAL
Dal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
DAL
2 Harfli Kelimeler
AD, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DALGINLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Dalgın duruma getirmek
- "Harap mezarlığın öyle bir hâli vardır ki insanı ister istemez mahzun eder, dalgınlaştırır."
-
[-i]
Dalgın duruma getirmek
- DALGINLAŞABİLME
-
-
[isim]
Dalgınlaşabilmek işi
-
[isim]
Dalgınlaşabilmek işi
- DALDIRILABİLMEK
-
-
[-e]
Daldırılma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[-e]
Daldırılma ihtimali veya imkânı bulunmak
- DALGALANDIRILMA
-
-
[isim]
Dalgalandırılmak işi
-
[isim]
Dalgalandırılmak işi
- DALGALANIVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Çabucak veya ansızın dalgalanmak
- "Hatice'nin yüzü o leylak rengine çalan pembeliği ile dalgalanıverdi."
-
[nesnesiz]
Çabucak veya ansızın dalgalanmak
- DALGALANABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Dalgalanma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[nesnesiz]
Dalgalanma ihtimali veya imkânı bulunmak
- DALDIRILABİLME
-
-
[isim]
Daldırılabilmek işi
-
[isim]
Daldırılabilmek işi
- DALGALANIVERME
-
-
[isim]
Dalgalanıvermek işi
-
[isim]
Dalgalanıvermek işi
- DALGALANABİLME
-
-
[isim]
Dalgalanabilmek işi
-
[isim]
Dalgalanabilmek işi
- DALGINLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Dalgınlaştırmak işi
-
[isim]
Dalgınlaştırmak işi
- DALGALANDIRMAK
-
-
[-i]
Dalgalı duruma getirmek, dalgalanmasını sağlamak; çalkandırmak
- "Preveze Harbi'nde Bora Reis de sancak dalgalandırdıktan sonra muzaffer donanma ile ilk defa İstanbul'a geldi."
-
[-i]
Dalgalı duruma getirmek, dalgalanmasını sağlamak; çalkandırmak
- DALKAVUKLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Dalkavukça davranmaya başlamak
- "Dalkavuklaşmış, köpeksi bir basın yönetilenler hesabına olduğu denli, belki de daha çok yöneticiler hesabına da büyük bir tehlikedir."
-
[nesnesiz]
Dalkavukça davranmaya başlamak
- DALLANDIRILMAK
-
-
[nesnesiz]
Dallanmasına yol açılmak, dallanması sağlanmak
- "Buna rağmen, sulama şebekeleri oldukça dallandırılmış durumda bulunduğu için kuraklıktan fazla bir zarar görülmemekte, üretimde bir sıkıntı bahis konusu olmamaktadır."
-
[nesnesiz]
Dallanmasına yol açılmak, dallanması sağlanmak
- DALLANABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Dallanma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[nesnesiz]
Dallanma ihtimali veya imkânı bulunmak
- DALDIRIVERMEK
-
-
[-e, -i]
Ansızın daldırmak
- "Yeni papaz eline bunlardan birisini almış, evirmiş, çevirmiş, nihayet sıcak suya baş aşağı daldırıvermiş."
-
[-e, -i]
Ansızın daldırmak
- DALLANDIRILMA
-
-
[isim]
Dallandırılmak işi
-
[isim]
Dallandırılmak işi
- DALDIRABİLMEK
-
-
[-e, -i]
Daldırma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Daldırma becerisi bulunmak
-
[-e, -i]
Daldırma ihtimali veya imkânı bulunmak
- DALLANIVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Çabucak dallanmak
-
[nesnesiz]
Çabucak dallanmak
- DALGALANDIRMA
-
-
[isim]
Dalgalandırmak işi; çalkandırma
-
[isim]
Dalgalandırmak işi; çalkandırma
- DALGALANDIRIŞ
-
-
[isim]
Dalgalandırmak işi
-
[isim]
Dalgalandırmak işi