Başında dal olan 8 harfli 21 kelime var. Dal ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde dal olan kelimeler listesine ya da sonu dal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında dal bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Dal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A D L
3 Harfli Kelimeler
DAL
2 Harfli Kelimeler
AD, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DALAŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le]
Köpekler boğuşup birbirini ısırmak
-
[mecaz]
Ağız kavgası etmek
- "Günün birinde hain bir kedi bir kuyruk parçasını kapıp kaçmış, o da bunun için günlerce karısıyla dalaşmış."
-
[nesnesiz, -le]
Köpekler boğuşup birbirini ısırmak
- DALKILIÇ
-
-
[zarf]
Kılıcını çekmiş olarak; yalın kılıç
- "Ben şimdi dalkılıç bunlara dalsam ya gücüm yeter ya da yetmez."
-
[zarf]
Kılıcını çekmiş olarak; yalın kılıç
- DALAVERE
-
-
[isim, teklifsiz konuşmada]
Yalan dolanla gizlice görülen kötü iş, gizli oyun; kolpo
- "Gümrük dalaveresini bilmediğim için tüccar yanına giremedim."
-
[isim, teklifsiz konuşmada]
Yalan dolanla gizlice görülen kötü iş, gizli oyun; kolpo
- DALANMAK
-
-
[nesnesiz]
Dalama işine konu olmak
-
[nesnesiz]
Dalama işine konu olmak
- DALGASIZ
-
-
[sıfat]
Dalgası olmayan
- "Girne’nin, etrafı iki dalgakıran setle çevrilmiş, kuytu, dalgasız fakat gayet küçük ve derin olmayan bir limanı vardır."
-
[sıfat]
Dalgası olmayan
- DALYANCI
-
-
[isim]
Dalyan sahibi olan kimse
-
Dalyanla balık avlayan kimse
-
[isim]
Dalyan sahibi olan kimse
- DALAŞKAN
-
-
[sıfat]
Bakınız kavgacı
- "Tilki gibi kurnaz yerine göre, icabında da kurt gibi dalaşkan."
-
[sıfat]
Bakınız kavgacı
- DALLANIŞ
-
-
[isim]
Dallanmak işi
-
[isim]
Dallanmak işi
- DALYASAN
-
Kelime Kökeni: Arapça taylesān
-
[isim, eskimiş]
Sarıkların omuz üzerine dökülen ucu
- "Kazaskerlerin sarık ve dalyasan tellerinin eni sekiz buçuk santim olurdu."
-
[isim, eskimiş]
Sarıkların omuz üzerine dökülen ucu
- DALGACIK
-
-
[isim]
Küçük dalga
- "Kıyılardan gelen rüzgârlar, denizin küçücük dalgacıklarıyla oynaşıyorlar."
-
[isim]
Küçük dalga
- DALBASTI
-
-
[isim, ağızlardan, bitki bilimi]
Bir tür iri, aşılı kiraz
-
[isim, ağızlardan, bitki bilimi]
Bir tür iri, aşılı kiraz
- DALLANMA
-
-
[isim]
Dallanmak işi
- "Bilimsel alandaki dallanma, bizi toplu bir evren görüşü edinme mutluluğundan da yoksun bırakıyor."
-
[isim]
Dallanmak işi
- DALFİDAN
-
-
[isim]
Taze ve yeni fidan
-
[isim]
Taze ve yeni fidan
- DALLAMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız budamak
-
[mecaz]
Bir işten alıkoymak, el çektirmek, pasifleştirmek
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız budamak
- DALTABAN
-
-
[sıfat]
Yalın ayak olan (kimse)
-
[mecaz]
Bakınız serseri
-
[sıfat]
Yalın ayak olan (kimse)
- DALGINCA
-
-
[zarf]
Dalgın bir biçimde, dalgın olarak
- "Çeşmenin taş yalağına sicim gibi ince ince dökülen suyun değişimsiz şırıltısını dinliyoruz dalgınca."
-
[zarf]
Dalgın bir biçimde, dalgın olarak
- DALDIRMA
-
-
[isim]
Daldırmak işi
-
Bir dalı gövdeden ayırmadan toprağa gömerek köklenmesini sağlama yolu
-
Bu yolla daldırılan dal
-
[isim]
Daldırmak işi
- DALKAVUK
-
-
[isim]
Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse; kaytak, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı, kılbaz, huluskâr, mütebasbıs
- "Bunları yaparken hiçbir zaman kendini dalkavuk vaziyetine düşürmez."
-
[tarih]
Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse
-
[isim]
Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse; kaytak, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı, kılbaz, huluskâr, mütebasbıs
- DALKIRAN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Kabuk böcekleri familyasından, fındık ağaçlarında yaşayan kın kanatlı böcek (Anisandrus dispar)
-
[ağızlardan]
Şiddetli esen rüzgâr
-
[isim, hayvan bilimi]
Kabuk böcekleri familyasından, fındık ağaçlarında yaşayan kın kanatlı böcek (Anisandrus dispar)
- DALÖĞLEN
-
-
[zarf]
Bakınız dalöğle
- "Dalöğlen köy içinde hükûmetin ormancısına yakalanacak kadar enayi değilim."
-
[zarf]
Bakınız dalöğle