Başında dal olan 10 harfli 18 kelime var. Dal ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde dal olan kelimeler listesine ya da sonu dal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında dal bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Dal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A D L
3 Harfli Kelimeler
DAL
2 Harfli Kelimeler
AD, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DALKURUTAN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Kabuk altındaki odun katında oyuklar açarak dişbudak sürgünlerini ve zeytin dallarını kurutan kın kanatlı böcek (Hylesinus oleiperda)
-
[isim, hayvan bilimi]
Kabuk altındaki odun katında oyuklar açarak dişbudak sürgünlerini ve zeytin dallarını kurutan kın kanatlı böcek (Hylesinus oleiperda)
- DALDIRILIŞ
-
-
[isim]
Daldırılmak işi
-
[isim]
Daldırılmak işi
- DALDIRILMA
-
-
[isim]
Daldırılmak işi
-
[isim]
Daldırılmak işi
- DALDIRTMAK
-
-
[-i]
Daldırmasını sağlamak
- "Çocuğa altı ay kınalarını yaktığı vakit âdet üzere babasının kesesine el daldırtmak gerekti."
-
[-i]
Daldırmasını sağlamak
- DALGALANMA
-
-
[isim]
Dalgalanmak işi; temevvüç
- "Lakin deniz görmemiş bu insanların ilk dalgalanmada güverteyi berbat edişlerini müşahede etmeniz kaçınılmaz."
-
[ekonomi]
Mal fiyatlarının türlü sebeplerle inişi veya çıkışı
-
Pek çok kimsede bir anda yaratılan güçlü heyecan; sansasyon
-
[mecaz]
Bir toplumda uyumsuzluktan doğan karışıklık
-
[spor]
Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların gevşek olarak öne yukarı doğru kaldırılmasından sonra, dizlerin gerilerek gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga hareketi
-
[isim]
Dalgalanmak işi; temevvüç
- DALABİLMEK
-
-
[-e]
Dalma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Bu sahanın iki yanı da birden yükseliyor, yalnız ortada içeriye dalabilmek için uygun bir yer bulunuyordu."
-
Dalmaya gücü yetmek
-
Dalma becerisi bulunmak
-
[-e]
Dalma ihtimali veya imkânı bulunmak
- DALAVERECİ
-
-
[isim]
Yalan dolanla iş gören, çıkarı için hileye başvuran kimse; taklacı, kolpocu, aferist
- "Bu dalavereciler menfaat ve ikbal için her kalıba girerler."
-
[isim]
Yalan dolanla iş gören, çıkarı için hileye başvuran kimse; taklacı, kolpocu, aferist
- DALGALANIŞ
-
-
[isim]
Dalgalanmak işi
- "Yemekte fazla şarap içmiş olduğunu hissettim, bir dalgalanış sesini parlatıp söndürüyordu."
-
[isim]
Dalgalanmak işi
- DALIVERMEK
-
-
[-e]
Çabucak veya ansızın dalmak
- "Emine arkasına bakmadan içeriye dalıverdi."
-
[-e]
Çabucak veya ansızın dalmak
- DALAŞTIRMA
-
-
[isim]
Dalaştırmak işi
-
[isim]
Dalaştırmak işi
- DALANCILIK
-
-
[isim]
Bakınız lobicilik
-
[isim]
Bakınız lobicilik
- DALGASIZCA
-
-
[zarf]
Dalgasız bir biçimde
-
[zarf]
Dalgasız bir biçimde
- DALDALANMA
-
-
[isim]
Daldalanmak işi
-
[isim]
Daldalanmak işi
- DALLAMALIK
-
-
[isim]
Dallama olma durumu
-
[isim]
Dallama olma durumu
- DALGAKIRAN
-
-
[isim, denizcilik]
Kıyıdaki yapıları, tekneleri, dalgaların yıpratıcı etkisinden korumak veya gemilerin yük alıp boşaltmasını sağlamak amacıyla liman ve iskele önlerine yapılan uzun set
- "Limanın dalgakıranı ucundaki deniz fenerine doğru ilerledim."
-
[isim, denizcilik]
Kıyıdaki yapıları, tekneleri, dalgaların yıpratıcı etkisinden korumak veya gemilerin yük alıp boşaltmasını sağlamak amacıyla liman ve iskele önlerine yapılan uzun set
- DALGACILIK
-
-
[isim]
Dalgacı olma durumu
-
[isim]
Dalgacı olma durumu
- DALKAVUKÇA
-
-
[sıfat]
Dalkavuk gibi; yaltakça, huluskârane
- "Zeki savcı yardımcısı, Selman'ın sözlerindeki bu alaycı tonda, daha çok başasistanı memnun etmek isteyen dalkavukça bir gayret sezinlemişti."
-
[zarf]
Dalkavuğa yakışır bir biçimde; yaltakça
-
[sıfat]
Dalkavuk gibi; yaltakça, huluskârane
- DALGAÖLÇER
-
-
[isim]
Oluşan dalgaların yüksekliğini ve derinliğini ölçen alet
-
[isim]
Oluşan dalgaların yüksekliğini ve derinliğini ölçen alet