Başında dal olan 6 harfli 12 kelime var. Dal ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde dal olan kelimeler listesine ya da sonu dal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında dal bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Dal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A D L

3 Harfli Kelimeler

DAL

2 Harfli Kelimeler

AD, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DALDIZ

  1. [isim, ağızlardan] Marangozların kullandığı ağaç oymaya yarayan oluklu demir alet
  2. Ağaçtan oyulmuş arı kovanı
  3. Ağaçtan oyulmuş yayık
  4. Petekten bal almak için kullanılan demir kepçe, demir bıçak
DALCIK

  1. [isim, bitki bilimi] Ana dalın kollarından her biri, küçük dal
    • "Bozuk bir ses çıkardı yuvanın içindeki kuru dalcıkların üstüne düşünce patladı." (Güven Turan)
DALSIZ

  1. [sıfat] Dalı olmayan
DALGIN

  1. [sıfat] Çevresinde olup bitenleri fark edemeyecek kadar düşünceye dalan
    • "Kendi kendine mırıldanır gibiydi, dalgındı." (Tarık Buğra)
  2. Dikkatini belirli bir konu üstünde toplayamayan
  3. [zarf] Kendinden geçmiş bir durumda
    • "Bir süre susuyor, sonra dalgın konuşuyor." (Ahmet Ümit)
DALINÇ

  1. [isim, ruh bilimi] Kendinden geçercesine sessiz bir coşkuya dalma; istiğrak, meditasyon
  2. Günlük hayatın sıkıntılarından sıyrılmak amacıyla bağdaş kurarak sessiz ve hareketsiz bir biçimde düşüncelerden uzaklaşma, kendini dinleme; istiğrak, meditasyon
DALGIR

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız hare
DALAMA

  1. [isim] Dalamak işi
    • "Ne fırtınaya ne ayaza ne de dikenlerin dalamasına aldırıyorlardı." (Abbas Sayar)
DALICI

  1. [sıfat, hayvan bilimi] Dalma özelliği olan
DALGIÇ

  1. [isim] Deniz dibine inilebilecek özel donanımla su altında çalışmayı meslek edinen kimse; balık adam, kurbağa adam
    • "Başkasını seçselerdi, o kaptan, ben de seve seve dalgıç ya da hava verici makineci olurdum." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. [argo] Başkasına ait olan bir şeyi habersiz alma huyunda olan kimse
DALMAK

  1. [-e] Suyun içine bütün vücuduyla ve hızla girmek
    • "O çirkin, kaba kunduralarla sıcak günde serin denize dalmışım gibi rahatladım." (Ayla Kutlu)
  2. [nesnesiz] Bir yerin içine girmek
    • "Hızla içeri dalıp mumun başında duran adama doğru iki adım attı." (Elif Şafak)
  3. [nesnesiz, mecaz] Kendini bilmez duruma gelmek, kendinden geçmek
    • "Çocuk ateşi çıkınca daldı."
  4. [nesnesiz] Bakınız uyumak
    • "O serinlik içinde Tevfik dalmış. Uyandığı vakit güneş çoktan doğmuştu." (Memduh Şevket Esendal)
  5. [mecaz] Başka bir şeyle uğraşamayacak veya başka bir şeyi düşünemeyecek biçimde kendini bir şeye kaptırmak; daldırmak
  6. [spor] Güreşte rakibinin bacağını aniden tutmak
DALYAN

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, denizcilik] Deniz, göl ve ırmakların kıyılara yakın yerlerinde ağ ve kazıklarla oluşturulan, balık avlama yeri
    • "Dalyanda hamlacılar kaçıştı, deniz bir cam kadar sert ve hareketsiz." (Abidin Dino)
DALFES

  1. [isim, eskimiş] Üstünde sarık bulunmayan fes
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü