Başında uç olan 58 kelime var. Uç ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde uç olan kelimeler listesine ya da sonu uç ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında uç bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

UÇURUMLAŞMAK

11 Harfli Kelimeler

UÇURABİLMEK, UÇURUMLAŞMA, UÇURUVERMEK

10 Harfli Kelimeler

UÇUKLAŞMAK, UÇURABİLME, UÇURUVERME, UÇUŞTURMAK

9 Harfli Kelimeler

UÇABİLMEK, UÇAKSAVAR, UÇKURUTAN, UÇUKLAMAK, UÇUKLAŞMA, UÇUKLAYIŞ, UÇURULMAK, UÇUŞTURMA, UÇUVERMEK

8 Harfli Kelimeler

UÇABİLME, UÇANKALE, UÇARILIK, UÇKURLUK, UÇKURSUZ, UÇLANMAK, UÇSUZLUK, UÇTUUÇTU, UÇUCULUK, UÇUKLAMA, UÇURTMAK, UÇURULMA, UÇUVERME

7 Harfli Kelimeler

UÇAKSIZ, UÇARICA, UÇKURLU, UÇLANMA, UÇUKLUK, UÇURMAK, UÇURTMA, UÇUŞMAK

6 Harfli Kelimeler

UÇAKLI, UÇURMA, UÇURUM, UÇURUŞ, UÇUŞMA

5 Harfli Kelimeler

UÇARI, UÇKUN, UÇKUR, UÇMAK, UÇMAN, UÇSUZ, UÇUCU

4 Harfli Kelimeler

UÇAK, UÇAR, UÇLU, UÇMA, UÇUK, UÇUN, UÇUŞ

2 Harfli Kelimeler

UÇ

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UÇURUMLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Uçurum durumuna gelmek
    • "Su uçurumlaştı, bir daha uçtu, dibe doğru süzülürken bırakıp göğe çekildim, yapacak bir şeyim yok..." (Lâtife Tekin)
UÇURABİLMEK

  1. [-i] Uçurma ihtimali veya imkânı bulunmak
  2. Uçurma becerisi bulunmak
UÇURUVERMEK

  1. [-i] Çabucak uçurmak
    • "Dokunmadığım, koklayamadığım, göremediğim fakat bedenimde iki ay yaşattığım varlığımı uçuruverdim." (Ayşe İlker)
  2. [mecaz] Bir sözü hemen başkasına iletmek
UÇURUMLAŞMA

  1. [isim] Uçurumlaşmak durumu
UÇUKLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Rengi soluklaşmak
    • "O kadar ki, bir nevi sis tabakası ile kaplanmış havası, oraya akşamı, vaktinden önce sindirmişe benziyor; senin sabırlı ve tutumlu yüzünü uçuklaşmış ve uzaklaşmış gösteriyordu." (Ruşen Eşref Ünaydın)
UÇURABİLME

  1. [isim] Uçurabilmek işi
UÇUŞTURMAK

  1. [-i] Uçuşma işini yaptırmak
    • "Saçlarını küheylan yelesi gibi uçuşturur, gözlerini böyle alabildiğine açardı." (Erol Toy)
UÇURUVERME

  1. [isim] Uçuruvermek işi
UÇKURUTAN

  1. [isim, bitki bilimi] Turunçgillerden, özellikle limonlarda gelişerek dal uçlarının kurumasına yol açan ve birkaç yıl içinde ağacın ölmesine sebep olan bir tür mantar
UÇURULMAK

  1. [nesnesiz] Uçurma işi yapılmak
UÇUVERMEK

  1. [nesnesiz] Çabucak uçmak
    • "Hâlbuki, bir serçe kuşu, elimden kurtulsa incecik bir feryatla çırpınarak uçuverir..." (Kemal Tahir)
  2. [mecaz] Çabucak gitmek
    • "Mana, vezin değişti mi? Başka kelimeler mi kullandık? Hayır fakat şiiriyet uçuverdi." (Nurullah Ataç)
UÇUŞTURMA

  1. [isim] Uçuşturmak işi
UÇUKLAMAK

  1. [nesnesiz] Uçuk (II) oluşmak
    • "Dudaklarım uçuklamış da kurumuş yaraları tekrar açılmışçasına acıdı." (Refik Halit Karay)
UÇUKLAŞMA

  1. [isim] Uçuklaşmak durumu
UÇUKLAYIŞ

  1. [isim] Uçuklamak işi
UÇAKSAVAR

  1. [isim, askerlik] Hava hedeflerine karşı yerden kullanılan silahlara verilen genel ad
    • "Çamlıca sırtlarında iki uçaksavar ışıldağı karanlık gökyüzünü tarıyorlardı." (Haldun Taner)
UÇABİLMEK

  1. [nesnesiz] Uçma ihtimali veya imkânı bulunmak
  2. Uçma becerisi bulunmak
UÇURTMAK

  1. [-e, -i] Uçma işini yaptırmak
    • "Gür Han’ın kızı bu kötü haberi alınca Oğuz’a pek bağlı bir delikanlıyı kuş gibi uçurttu." (Ahmet Kabaklı)
  2. Uçmasına yol açmak
  3. Bakınız uçurmak
UÇUCULUK

  1. [isim] Uçucu olma durumu
    • "Her adımda, cüppesinin geniş etekleri, savrularak harmanlıyor, bu da yürümesine, ayakları yere değmiyormuş gibi, garip bir uçuculuk veriyordu." (Kemal Tahir)
  2. Bakınız pilotluk
    • "Böylesine bir durumla uçuculuk yaşamımda ilk kez karşılaşıyordum." (Sabiha Gökçen)
  3. Düşük sıcaklıkta hızla buhar ve gaz durumuna geçebilen bir maddenin özelliği
UÇLANMAK

  1. [nesnesiz] Uçlu duruma gelmek, uç vermek, filizlenmek
    • "Bir iki gün günlük güneşlik olunca otlar uçlandı." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Gelişmeye başlamak
  3. Bir şeyden kaynaklanmak
  4. Bakınız yararlanmak
    • "Kaldı ki tanımlamaların mutlaka bilimden uçlanarak kurulması şart da değildir, her zaman mümkün de değildir." (Hüseyin Cöntürk)
  5. [argo] Bakınız vermek
    • "Tıngırın varsa uçlan, dedi." (Sait Faik Abasıyanık)
  6. Bedava almak, birinden geçinmek
    • "Güdük Necmi, benden uçlandığı sigarayı gene benden yaktı." (Rıfat Ilgaz)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü