Sonunda uz olan 5 harfli 22 kelime var. UZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde uz olan kelimeler listesine ya da başında uz olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BUĞUZ

Kelime Kökeni: Arapça buġż

  1. [isim, eskimiş] Kin besleme, nefret etme
TOKUZ

  1. [sıfat] Sık ve kalınca, tok (kumaş)
NÜFUZ

Kelime Kökeni: Arapça nufūẕ

  1. [isim] İçine geçme
  2. [mecaz] Sözü geçer olma durumu
  3. [mecaz] İstediğini yaptırabilme gücü; erk, kuvvet
    • "Birbirlerinin servetlerini, nüfuzlarını, rütbelerini, kabiliyetlerini bilirlerdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
DOKUZ

  1. [isim] Sekizden sonra gelen sayının adı
  2. Bu sayıyı gösteren 9 ve IX rakamlarının adı
  3. [sıfat] Sekizden bir artık
ODSUZ

  1. [sıfat] Bakınız ateşsiz
HAVUZ

Kelime Kökeni: Arapça ḥavż

  1. [isim] Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genellikle üstü açık yer
    • "Ben havuzu seyrederken o giysileriyle içine dalardı." (Reha Mağden)
  2. Kum, asit vb. konulan çukur yer
  3. [denizcilik] Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer
  4. Bir amaç güdülerek farklı kaynaklardan gelen paranın ilgililere daha sonra paylaştırılmak üzere toplandığı belirli bir yer
KAVUZ

  1. [isim, bitki bilimi] Buğdaygillerin başağında, başakçıkları veya çiçeği saran kabuk
    • "Başakçık iki dış kavuz ile bunlar arasında kalan çiçek topluluğundan oluşur." (Gürbüz Mızrak)
  2. Tane yemlerin harmanda dövülmesi sırasında samandan başka elde edilen veya çok zaman samanlara karışan, taneyi saran ve örten bitki parçacıkları.
  3. [ağızlardan] Hastalık veya sıcak rüzgârlar dolayısıyla içi boşalmış, özsüz buğday
  4. [ağızlardan] İçi boş, kabuklu yemiş
ARSUZ

  1. [isim] Hatay iline bağlı ilçelerden biri
ONSUZ

  1. [zarf] O olmaksızın
    • "Onsuz kalınacak uzun günler ve geceleri nasıl geçirecektik?" (Abdülhak Şinasi Hisar)
VADUZ

  1. [isim] Liechtenstein'ın başkenti
YAVUZ

  1. [sıfat] Bakınız güçlü
  2. Bakınız iyi
  3. [eskimiş] Bakınız kötü
MARUZ

Kelime Kökeni: Arapça maʿrūż

  1. [sıfat] Bir olayın, bir durumun etkisinde veya bir olay veya durumla karşı karşıya bulunan
    • "Herkes, her an müthiş bir tehlikeye maruzdur." (Peyami Safa)
  2. [eskimiş] Arz edilen, sunulan, verilen
OTSUZ

  1. [sıfat] Otu olmayan
UÇSUZ

  1. [sıfat] Ucu, sonu olmayan
    • "Geçen günlerim bana dalgaları sayılmayan uçsuz bir deniz gibi göründü." (Halide Edip Adıvar)
KUDUZ

  1. [isim, tıp] Köpek, kedi, tilki vb. memeli hayvanlardan ısırma, tırmalama veya salya yolu ile insana geçen, genellikle çırpınma, sudan korkma şeklinde beliren, zamanında aşı yapılmazsa ölümle sonuçlanan hastalık
  2. [sıfat] Bu hastalığa yakalanmış
    • "Ama dokunsalar ağlayacağı veya kuduz köpek gibi sağa sola saldıracağı belliydi." (Tarık Buğra)
  3. [sıfat, mecaz] Azmış olan
DOMUZ

  1. [isim, hayvan bilimi] Çift parmaklılardan, eti, yağı, derisi veya kılı için beslenen, evcil hayvan; hınzır (Susacrofa domestica)
  2. [mecaz] Hain, aksi, ters, inatçı, hınzır kimse
    • "Domuzun malı için can tüketmeye mi geldik dünyaya?" (Refik Halit Karay)
RUMUZ

Kelime Kökeni: Arapça rumūz

  1. [isim] Bakınız simge
  2. Gizli anlamları olan işaretler ve sözler
    • "Ne vurdumduymaz misafirdi bunlar. Ne surattan anlıyorlardı ne rumuzdan ne kinayeden." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
TOPUZ

Kelime Kökeni: Arapça debbūs

  1. [isim] Ucu top biçiminde eski bir silah
  2. Top biçiminde toplanmış saç
  3. Bir şeyin elle tutulabilen çıkıntısı
    • "Kapıya doğru yürüdü. Evvela anahtarı, sonra topuzu çevirdi." (Peyami Safa)
KAPUZ

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız kanyon
  2. İçine girilmeyen sık orman
KOPUZ

  1. [isim, müzik] Ozanların çaldığı telli Türk sazı
    • "Oralarda nesli tükenmiş sandığımız âşıklar, halkı coşturmak için ozanların kopuzlarını çalıyorlar." (Orhan Seyfi Orhon)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü