Sonunda uz olan 5 harfli 22 kelime var. UZ ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde uz olan kelimeler listesine ya da başında uz olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BUĞUZ
-
Kelime Kökeni: Arapça buġż
-
[isim, eskimiş]
Kin besleme, nefret etme
-
[isim, eskimiş]
Kin besleme, nefret etme
- TOKUZ
-
-
[sıfat]
Sık ve kalınca, tok (kumaş)
-
[sıfat]
Sık ve kalınca, tok (kumaş)
- NÜFUZ
-
Kelime Kökeni: Arapça nufūẕ
-
[isim]
İçine geçme
-
[mecaz]
Sözü geçer olma durumu
-
[mecaz]
İstediğini yaptırabilme gücü; erk, kuvvet
- "Birbirlerinin servetlerini, nüfuzlarını, rütbelerini, kabiliyetlerini bilirlerdi."
-
[isim]
İçine geçme
- DOKUZ
-
-
[isim]
Sekizden sonra gelen sayının adı
-
Bu sayıyı gösteren 9 ve IX rakamlarının adı
-
[sıfat]
Sekizden bir artık
-
[isim]
Sekizden sonra gelen sayının adı
- ODSUZ
-
-
[sıfat]
Bakınız ateşsiz
-
[sıfat]
Bakınız ateşsiz
- HAVUZ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥavż
-
[isim]
Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genellikle üstü açık yer
- "Ben havuzu seyrederken o giysileriyle içine dalardı."
-
Kum, asit vb. konulan çukur yer
-
[denizcilik]
Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer
-
Bir amaç güdülerek farklı kaynaklardan gelen paranın ilgililere daha sonra paylaştırılmak üzere toplandığı belirli bir yer
-
[isim]
Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genellikle üstü açık yer
- KAVUZ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Buğdaygillerin başağında, başakçıkları veya çiçeği saran kabuk
- "Başakçık iki dış kavuz ile bunlar arasında kalan çiçek topluluğundan oluşur."
-
Tane yemlerin harmanda dövülmesi sırasında samandan başka elde edilen veya çok zaman samanlara karışan, taneyi saran ve örten bitki parçacıkları.
-
[ağızlardan]
Hastalık veya sıcak rüzgârlar dolayısıyla içi boşalmış, özsüz buğday
-
[ağızlardan]
İçi boş, kabuklu yemiş
-
[isim, bitki bilimi]
Buğdaygillerin başağında, başakçıkları veya çiçeği saran kabuk
- ARSUZ
-
-
[isim]
Hatay iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Hatay iline bağlı ilçelerden biri
- ONSUZ
-
-
[zarf]
O olmaksızın
- "Onsuz kalınacak uzun günler ve geceleri nasıl geçirecektik?"
-
[zarf]
O olmaksızın
- VADUZ
-
-
[isim]
Liechtenstein'ın başkenti
-
[isim]
Liechtenstein'ın başkenti
- YAVUZ
-
- MARUZ
-
Kelime Kökeni: Arapça maʿrūż
-
[sıfat]
Bir olayın, bir durumun etkisinde veya bir olay veya durumla karşı karşıya bulunan
- "Herkes, her an müthiş bir tehlikeye maruzdur."
-
[eskimiş]
Arz edilen, sunulan, verilen
-
[sıfat]
Bir olayın, bir durumun etkisinde veya bir olay veya durumla karşı karşıya bulunan
- OTSUZ
-
-
[sıfat]
Otu olmayan
-
[sıfat]
Otu olmayan
- UÇSUZ
-
-
[sıfat]
Ucu, sonu olmayan
- "Geçen günlerim bana dalgaları sayılmayan uçsuz bir deniz gibi göründü."
-
[sıfat]
Ucu, sonu olmayan
- KUDUZ
-
-
[isim, tıp]
Köpek, kedi, tilki vb. memeli hayvanlardan ısırma, tırmalama veya salya yolu ile insana geçen, genellikle çırpınma, sudan korkma şeklinde beliren, zamanında aşı yapılmazsa ölümle sonuçlanan hastalık
-
[sıfat]
Bu hastalığa yakalanmış
- "Ama dokunsalar ağlayacağı veya kuduz köpek gibi sağa sola saldıracağı belliydi."
-
[sıfat, mecaz]
Azmış olan
-
[isim, tıp]
Köpek, kedi, tilki vb. memeli hayvanlardan ısırma, tırmalama veya salya yolu ile insana geçen, genellikle çırpınma, sudan korkma şeklinde beliren, zamanında aşı yapılmazsa ölümle sonuçlanan hastalık
- DOMUZ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Çift parmaklılardan, eti, yağı, derisi veya kılı için beslenen, evcil hayvan; hınzır (Susacrofa domestica)
-
[mecaz]
Hain, aksi, ters, inatçı, hınzır kimse
- "Domuzun malı için can tüketmeye mi geldik dünyaya?"
-
[isim, hayvan bilimi]
Çift parmaklılardan, eti, yağı, derisi veya kılı için beslenen, evcil hayvan; hınzır (Susacrofa domestica)
- RUMUZ
-
Kelime Kökeni: Arapça rumūz
-
[isim]
Bakınız simge
-
Gizli anlamları olan işaretler ve sözler
- "Ne vurdumduymaz misafirdi bunlar. Ne surattan anlıyorlardı ne rumuzdan ne kinayeden."
-
[isim]
Bakınız simge
- TOPUZ
-
Kelime Kökeni: Arapça debbūs
-
[isim]
Ucu top biçiminde eski bir silah
-
Top biçiminde toplanmış saç
-
Bir şeyin elle tutulabilen çıkıntısı
- "Kapıya doğru yürüdü. Evvela anahtarı, sonra topuzu çevirdi."
-
[isim]
Ucu top biçiminde eski bir silah
- KAPUZ
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kanyon
-
İçine girilmeyen sık orman
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kanyon
- KOPUZ
-
-
[isim, müzik]
Ozanların çaldığı telli Türk sazı
- "Oralarda nesli tükenmiş sandığımız âşıklar, halkı coşturmak için ozanların kopuzlarını çalıyorlar."
-
[isim, müzik]
Ozanların çaldığı telli Türk sazı