Başında tak olan 7 harfli 21 kelime var. Tak ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde tak olan kelimeler listesine ya da sonu tak ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında tak bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A K T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KAT, TAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TAKIŞMA
-
-
[isim]
Takışmak işi
-
[isim]
Takışmak işi
- TAKIRTI
-
-
[isim]
Bir şeyin çıkardığı kuru ve sert ses
- "Yüksek ökçelerin takırtısından evin en üst katının da kımıldadığını duyardık." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Bir şeyin çıkardığı kuru ve sert ses
- TAKİBAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kovuşturma
- "Hakkımda takibat yapılacağından korkmayarak size anlatabilirim." (Burhan Felek)
-
[isim]
Kovuşturma
- TAKINAK
-
-
[isim]
Bilince takılarak korku ve bunalım yaratan, kişinin çabalarına karşın kurtulamadığı düşünce
-
[isim]
Bilince takılarak korku ve bunalım yaratan, kişinin çabalarına karşın kurtulamadığı düşünce
- TAKSİCİ
-
-
[isim]
Geçimini taksi işleterek sürdüren kimse
-
[isim]
Geçimini taksi işleterek sürdüren kimse
- TAKATLİ
-
-
[sıfat]
Güçlü, dayanıklı
-
[sıfat]
Güçlü, dayanıklı
- TAKİBEN
-
-
[zarf]
Ardından
-
İzleyerek, hemen sonra
- "Cumhuriyet Başsavcılığı, kurulan partilerin ... Anayasa ve kanun hükümlerine uygunluğunu, kuruluşlarını takiben ve öncelikle denetler." (Anayasa)
-
[zarf]
Ardından
- TAKRİBİ
- ...
- TAKVİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sağlamlaştırma, kuvvetlendirme, berkitme, pekiştirme
- "Onu sofraya gelen başka öteberi ile daha da takviye ettik." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Yardımcı kuvvet, destek
- "Düşmanı, takviye gelinceye kadar oyalamak zorundaydılar."
-
[isim]
Sağlamlaştırma, kuvvetlendirme, berkitme, pekiştirme
- TAKANAK
-
-
[isim]
Alacak, borç
-
İlişki
-
[isim]
Alacak, borç
- TAKKELİ
-
-
[sıfat]
Takkesi olan
-
[sıfat]
Takkesi olan
- TAKILIŞ
-
-
[isim]
Takılma işi veya biçimi
-
[isim]
Takılma işi veya biçimi
- TAKİPÇİ
-
-
[isim]
Takip eden, izleyen kimse
-
[isim]
Takip eden, izleyen kimse
- TAKINMA
-
-
[isim]
Takınmak işi
-
[isim]
Takınmak işi
- TAKLİDİ
- ...
- TAKUNYA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Genellikle hamam vb. ıslak tabanlı yerlerde kullanılan, yüksek ökçeli, ağaçtan yapılmış bir tür ayak giysisi, nalın
- "Bayramlarda ayağında takunya ile bayram yerlerine gittin." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Genellikle hamam vb. ıslak tabanlı yerlerde kullanılan, yüksek ökçeli, ağaçtan yapılmış bir tür ayak giysisi, nalın
- TAKINTI
-
-
[isim]
Bir durum ve sorunla ilişkisi olan başka durum veya sorun
- "Uykum kaçınca aklım bir şeye takılır ve o takıntıyı savuşturuncaya kadar gözüme uyku girmez." (Burhan Felek)
-
Bütünlemeye kalınan ders
-
Küçük, önemsiz borç
-
Bir şeye hastalık derecesinde düşkünlük, obsesyon
- "Sözünü ettiğim takıntı bana rahmetli babamdan miras kaldı." (Ahmet Ümit)
-
Bir kimseyle kurulan ilişki
-
[isim]
Bir durum ve sorunla ilişkisi olan başka durum veya sorun
- TAKINIŞ
- ...
- TAKILMA
-
-
[isim]
Takılmak işi
- "Kuru gevezeliği aşmayan türden takılmalar ile uzayıp giden komediler..." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Takılmak işi
- TAKLACI
-
-
[isim]
Takla atan kimse
-
[isim]
Takla atan kimse