İçinde taka olan 30 kelime var. İçerisinde TAKA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında taka olan kelimeler listesine ya da sonu taka ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

TAKATSİZLEŞMEK

13 Harfli Kelimeler

TAKATSİZLEŞME, TAKATUKACILIK

12 Harfli Kelimeler

PORTAKALIMSI

11 Harfli Kelimeler

PORTAKALLIK, TAKATSİZLİK

10 Harfli Kelimeler

ARTAKALMAK, PORTAKALSI, TAKABİLMEK, TAKATSİZCE, TAKATUKACI

9 Harfli Kelimeler

ARTAKALMA, TAKABİLME, TAKACILIK

8 Harfli Kelimeler

MÜSTAKAR, PORTAKAL, TAKADDÜM, TAKALLÜS, TAKARRÜP, TAKARRÜR, TAKATSİZ, TAKATUKA, TAKAYYÜT

7 Harfli Kelimeler

TAKANAK, TAKATLİ

6 Harfli Kelimeler

TAKACI, TAKAZA

5 Harfli Kelimeler

TAKAS, TAKAT

4 Harfli Kelimeler

TAKA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Taka Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A K T

4 Harfli Kelimeler

ATAK, TAKA

3 Harfli Kelimeler

AKA, ATA, KAT, TAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TAKATSİZLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Vücutta iş yapabilme, başarabilme gücü kalmamak; dermansızlaşmak, hâlsizleşmek, mecalsizleşmek
TAKATUKACILIK

  1. [isim] Takatukacının yaptığı iş
TAKATSİZLEŞME

  1. [isim] Takatsizleşmek durumu; dermansızlaşma, hâlsizleşme, mecalsizleşme
PORTAKALIMSI

  1. [sıfat] Portakalı andıran, portakala benzeyen, portakal gibi; portakalsı
    • "Dost bir ışık altında kurbağa karınlarının sarımtırak yuvarlaklığı portakalımsı bir pembeliğe bürünse de kambur sırttaki küçük mavi benekler yıldız gibi parlasa da kurbağa çirkindir." (Salâh Birsel)
TAKATSİZLİK

  1. [isim] Takatsiz olma durumu; dermansızlık, hâlsizlik, mecalsizlik
    • "Takatsizlik ve üzüntünün sebep olduğu bir buhrandı bu." (Refik Halit Karay)
PORTAKALLIK

  1. [isim] Bakınız portakal bahçesi
    • "Bahçemizin cadde tarafındaki parçasında, alçak bir parmaklığın koruduğu küçük bir portakallık vardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
TAKATUKACI

  1. [isim] Takatuka yapan veya satan kimse
PORTAKALSI

  1. [sıfat] Bakınız portakalımsı
TAKATSİZCE

  1. [zarf] Takatsiz bir biçimde; dermansızca, hâlsizce, mecalsizce
ARTAKALMAK

  1. [-den] Artmak, geriye kalmak, fazla bulunmak
    • "Artakalan para ile çocuk pek güç geçiniyordu." (Halit Fahri Ozansoy)
TAKABİLMEK

  1. [-i] Takma ihtimali veya imkânı bulunmak
  2. Takmayı becermek
TAKACILIK

  1. [isim] Takacının işi
    • "Temel Reis, uzun yıllar Karadeniz’de takacılık ettikten sonra aynı yollardan gidip gelmekten bıkıp usanmış..." (Sadun Galip Savcı)
TAKABİLME

  1. [isim] Takabilmek işi
ARTAKALMA

  1. [isim] Artakalmak işi
TAKARRÜR

Kelime Kökeni: Arapça taḳarrur

  1. [isim, eskimiş] Bir yerde karar kılma, yerleşme
  2. Karar verilme
TAKARRÜP

Kelime Kökeni: Arapça taḳarrub

  1. [isim, eskimiş] Yakınlaşma, yaklaşma, yanaşma
    • "Ve bizim kıtaatımız nehri her noktadan geçmiş Mihalıççık ve Sivrihisar hattına takarrüp etmekte bulunuyor." (Atatürk)
PORTAKAL

Kelime Kökeni: (Portugal yer adından)

  1. [isim, bitki bilimi] Turunçgillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, yaprakları sert bir ağaç (Citrus aurantium)
    • "Sonradan, orada çok güzel portakal ağacı yetiştiği anlaşılınca, meşe ağaçları köklenerek onların yerine portakal ağaçları dikildi." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Bu ağacın turuncu renkli, yuvarlak ve kabuğu güzel kokulu meyvesi
    • "Portakallar yusyuvarlak birer altın gülüş hâlinde paldır küldür yağıyorlardı." (Halikarnas Balıkçısı)
TAKATSİZ

  1. [sıfat] Takati kalmamış; dermansız, hâlsiz, mecalsiz
  2. [zarf] Takati kalmamış bir biçimde; dermansız, hâlsiz, mecalsiz
    • "Bir ağacın altında hasta, takatsiz, ölü gibi yatıyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
TAKATUKA

  1. [isim] Bakınız gürültü patırtı
  2. [eskimiş] Basımevlerinde kurşun dökülmüş, satır olarak dizilmiş harfleri iyice yerleştirmek için üzerlerine vurmaya yarar takoz
  3. [eskimiş] Odanın ortasına yerleştirilen, uzun tütün çubuklarının külünün döküldüğü çanak
TAKAYYÜT

Kelime Kökeni: Arapça taḳayyud

  1. [isim, eskimiş] Bakınız bağlanma
  2. Üstüne düşme, özen gösterme
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü