Başında sık olan 72 kelime var. Sık ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sık olan kelimeler listesine ya da sonu sık ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında sık bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
SIKIŞTIRABİLMEK, SIKLAŞTIRABİLME
SIKIŞTIRABİLME, SIKLAŞTIRILMAK
SIKILAŞTIRMAK, SIKILMAMAZLIK, SIKINTISIZLIK, SIKIŞTIRILMAK, SIKLAŞTIRILMA
SIKILAŞTIRMA, SIKINTILILIK, SIKIŞABİLMEK, SIKIŞIVERMEK, SIKIŞTIRILMA, SIKLAŞTIRMAK
SIKILGANLIK, SIKILMAZLIK, SIKIŞABİLME, SIKIŞIVERME, SIKIŞTIRICI, SIKIŞTIRMAK, SIKIYÖNETİM, SIKLAŞTIRMA
SIKABİLMEK, SIKILANMAK, SIKINTISIZ, SIKIŞIKLIK, SIKIŞTIRIŞ, SIKIŞTIRMA, SIKIVERMEK
SIKABİLME, SIKICILIK, SIKILAMAK, SIKILANMA, SIKINTILI, SIKIVERME, SIKKINLIK, SIKLAŞMAK, SIKTIRMAK
SIKBOĞAZ, SIKILAMA, SIKILGAN, SIKILMAK, SIKILMAZ, SIKINMAK, SIKIŞMAK, SIKLAŞMA, SIKLIKLA, SIKMALIK, SIKTIRMA
SIKACAK, SIKILIK, SIKILIŞ, SIKILMA, SIKINMA, SIKINTI, SIKIŞIK, SIKIŞMA, SIKIYSA
SIKICA, SIKICI, SIKKIN, SIKLET, SIKLIK, SIKMAÇ, SIKMAK
SIKÇA, SIKIM, SIKIT, SIKMA
SIKI
SIK
Sık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
SIK
2 Harfli Kelimeler
IS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SIKLAŞTIRABİLME
-
-
[isim]
Sıklaştırabilmek işi
-
[isim]
Sıklaştırabilmek işi
- SIKIŞTIRABİLMEK
-
-
[-i]
Sıkıştırma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Sıkıştırma becerisi bulunmak
-
[-i]
Sıkıştırma ihtimali veya imkânı bulunmak
- SIKIŞTIRABİLME
-
-
[isim]
Sıkıştırabilmek işi
-
[isim]
Sıkıştırabilmek işi
- SIKLAŞTIRILMAK
-
-
[nesnesiz]
Sıklaştırma işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Sıklaştırma işi yapılmak
- SIKIŞTIRILMAK
-
-
[nesnesiz]
Sıkıştırma işi yapılmak
- "Kapının kenarında, üst üste dizili zillerin arasına sıkıştırılmış bir kartvizit dikkatini çekti."
-
[nesnesiz]
Sıkıştırma işi yapılmak
- SIKLAŞTIRILMA
-
-
[isim]
Sıklaştırılmak işi
-
[isim]
Sıklaştırılmak işi
- SIKINTISIZLIK
-
-
[isim]
Sıkıntısız olma durumu; kasavetsizlik
-
[isim]
Sıkıntısız olma durumu; kasavetsizlik
- SIKILMAMAZLIK
-
-
[isim]
Bakınız sıkılmazlık
-
[isim]
Bakınız sıkılmazlık
- SIKILAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Sıkı duruma getirmek
-
[-i]
Sıkı duruma getirmek
- SIKILAŞTIRMA
-
-
[isim]
Sıkılaştırmak işi
-
[isim]
Sıkılaştırmak işi
- SIKLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Sık duruma getirmek veya sıkça yapmak, sayısını artırmak
- "Her seferinde bu bakışları sıklaştırmak ve süreklileştirmek zorunda kalıyordu."
-
[-i]
Sık duruma getirmek veya sıkça yapmak, sayısını artırmak
- SIKIŞABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Sıkışma ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Sıkışma özelliği bulunmak
-
[nesnesiz]
Sıkışma ihtimali veya imkânı bulunmak
- SIKINTILILIK
-
-
[isim]
Sıkıntılı olma durumu
-
[isim]
Sıkıntılı olma durumu
- SIKIŞTIRILMA
-
-
[isim]
Sıkıştırılmak işi
-
[isim]
Sıkıştırılmak işi
- SIKIŞIVERMEK
-
-
[nesnesiz]
Çabucak veya ansızın sıkışmak
- "Tabancasına davranmaya vakit kalmadan sıkışıverdi kalabalığın ortasına."
-
[nesnesiz]
Çabucak veya ansızın sıkışmak
- SIKLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Sıklaştırmak işi
-
[isim]
Sıklaştırmak işi
- SIKILGANLIK
-
-
[isim]
Sıkılgan olma durumu
- "Hâlinde tereddüde, sıkılganlığa, korkaklığa benzer hafif bir şaşkınlık var."
-
[isim]
Sıkılgan olma durumu
- SIKIŞIVERME
-
-
[isim]
Sıkışıvermek durumu
-
[isim]
Sıkışıvermek durumu
- SIKIYÖNETİM
-
-
[isim]
Olağanüstü zamanlarda ve durumlarda ülkede güvenliğin sağlanması için ordunun yardımıyla gerçekleştirilen yönetim; örfi idare
-
[isim]
Olağanüstü zamanlarda ve durumlarda ülkede güvenliğin sağlanması için ordunun yardımıyla gerçekleştirilen yönetim; örfi idare
- SIKIŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak; tıkmak
- "Bilet kutusunu koltuğunun altına sıkıştırmış, elleri ceplerinde bir otobüs biletçisi geçti."
-
Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak
-
Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek; sıkılamak
- "İstanbul tren yahut vapurunda hele bir kimseyi biraz sıkıştırın, hemen çarpılır, çay semaveri gibi oturduğu yerde fıkır fıkır kaynamaya başlar."
-
Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak
- "Parmağını pencereye sıkıştırmak."
-
Bakınız tutuşturmak
- "Eline dolu bir kadeh sıkıştırdılar."
-
Bakınız kıstırmak
- "Anlattığına göre Niğde yakınlarındaki köylerden birinde imiş, sıkıştırmışlar. Jandarmalarla vuruşmuş."
-
[mecaz]
Üstüne düşüp zorlamak
- "Kocakarı odadan çıktıkça ben Nuri'yi sıkıştırıyorum."
-
[argo]
Elle sarkıntılık etmek
-
[-i]
Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak; tıkmak