Başında sık olan 11 harfli 8 kelime var. Sık ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sık olan kelimeler listesine ya da sonu sık ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında sık bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Sık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
I K S
3 Harfli Kelimeler
SIK
2 Harfli Kelimeler
IS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SIKIŞIVERME
-
-
[isim]
Sıkışıvermek durumu
-
[isim]
Sıkışıvermek durumu
- SIKILGANLIK
-
-
[isim]
Sıkılgan olma durumu
- "Hâlinde tereddüde, sıkılganlığa, korkaklığa benzer hafif bir şaşkınlık var."
-
[isim]
Sıkılgan olma durumu
- SIKIYÖNETİM
-
-
[isim]
Olağanüstü zamanlarda ve durumlarda ülkede güvenliğin sağlanması için ordunun yardımıyla gerçekleştirilen yönetim; örfi idare
-
[isim]
Olağanüstü zamanlarda ve durumlarda ülkede güvenliğin sağlanması için ordunun yardımıyla gerçekleştirilen yönetim; örfi idare
- SIKIŞABİLME
-
-
[isim]
Sıkışabilmek işi
-
[isim]
Sıkışabilmek işi
- SIKIŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak; tıkmak
- "Bilet kutusunu koltuğunun altına sıkıştırmış, elleri ceplerinde bir otobüs biletçisi geçti."
-
Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak
-
Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek; sıkılamak
- "İstanbul tren yahut vapurunda hele bir kimseyi biraz sıkıştırın, hemen çarpılır, çay semaveri gibi oturduğu yerde fıkır fıkır kaynamaya başlar."
-
Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak
- "Parmağını pencereye sıkıştırmak."
-
Bakınız tutuşturmak
- "Eline dolu bir kadeh sıkıştırdılar."
-
Bakınız kıstırmak
- "Anlattığına göre Niğde yakınlarındaki köylerden birinde imiş, sıkıştırmışlar. Jandarmalarla vuruşmuş."
-
[mecaz]
Üstüne düşüp zorlamak
- "Kocakarı odadan çıktıkça ben Nuri'yi sıkıştırıyorum."
-
[argo]
Elle sarkıntılık etmek
-
[-i]
Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak; tıkmak
- SIKLAŞTIRMA
-
-
[isim]
Sıklaştırmak işi
-
[isim]
Sıklaştırmak işi
- SIKIŞTIRICI
-
-
[isim]
Sıkıştırma işini yapan alet
-
[isim]
Sıkıştırma işini yapan alet
- SIKILMAZLIK
-
-
[isim]
Bakınız utanmazlık
- "Hicap bir ayıp; utanmazlık, sıkılmazlık, yılışıklık bir meziyet oldu."
-
[isim]
Bakınız utanmazlık