Sonunda sık olan 10 kelime var. SIK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sık olan kelimeler listesine ya da başında sık olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

MARSIK, SARSIK, TANSIK, TIRSIK

5 Harfli Kelimeler

BASIK, FASIK, KASIK, KISIK

4 Harfli Kelimeler

ASIK

3 Harfli Kelimeler

SIK

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

I K S

3 Harfli Kelimeler

SIK

2 Harfli Kelimeler

IS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TANSIK

  1. [isim, eskimiş] Bakınız mucize
    • "Bir gün Oğuz Atay'ın bir tansık gibi edebiyatımızdan geçtiğini kavrayacağız." (Selim İleri)
SARSIK

  1. [sıfat] Sarsılmış
TIRSIK

  1. [sıfat] Tırsmış olan
    • "Bu arada tırsık bir yeni yetme ve annesi de beni takibe koyuldu." (Güneş Sayın Kalyoncu)
  2. [zarf] Tırsmış biçimde
    • "Yine böyle tırsık tırsık yürürken bir anda cork diye yumuşacık bir şeye bastığımı hissettim." (Mehmet Alim Konukçu)
MARSIK

  1. [isim] Üretilirken gerektiği kadar yakılmadığından tüterek ve koku vererek yanan, niteliksiz odun kömürü
    • "Mangalın üstünde bir boru, marsık kokusu dar sokağı doldurmuş." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [sıfat, mecaz] Zayıf ve teni koyu renkte olan
KASIK

  1. [isim, anatomi] Vücudun karın ile uyluk arasındaki bölümü
    • "Tabancayı kılıfsız olarak kuşağının arasına, sol kasığının üstüne yerleştirdi." (Necati Cumalı)
KISIK

  1. [sıfat] Kısılmış olan; basık
  2. Kuvvetli ve yüksek tonda olmayan, hafif, boğuk (ses); ağır, alçak
    • "Arkasından çıtırtılar, kısık sesler geliyordu." (Yusuf Atılgan)
  3. Hafifçe aralanmış, yumulmuş olan (göz kapağı)
  4. [isim, coğrafya] Bakınız boğaz
BASIK

  1. [sıfat] Basılmış, yassılaşmış
    • "Ökçesi basık pabucunun içinde kara ve çatlak topuklu ayakları ellerinden ziyade ortadadır." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Çok yüksek olmayan
    • "Arka sokağa bakan, dar, basık tavanlı, ışıksız bir yerdi." (Peyami Safa)
  3. Bakınız kısık
    • "Onun sesi de aynı şekilde basıktı." (Tarık Buğra)
  4. [mecaz] Sıkıntı verici, kasvetli olan
FASIK

Kelime Kökeni: Arapça fāsiḳ

  1. [sıfat, eskimiş] Allah'ın emirlerini tanımayan, sapkın, günah işleyen
  2. Kötülük eden
ASIK

  1. [sıfat] Kızgınlık, öfke ve hoşnutsuzluk ifade eden (yüz)
    • "O zaman işin rengi değişir, asık yüzünün morluğu uçup giderdi." (Orhan Kemal)
  2. Bakınız asılı
SIK

  1. [sıfat] Benzerleri veya parçaları arasında çok az aralık bulunan, seyrek karşıtı
    • "Ağaçları sık bir bahçe. Sık saç."
  2. Çok bulunan, çok rastlanan; kesif
  3. [zarf] Kısa zaman aralıklarıyla, az aralıklarla
    • "Başı ateş gibi yanıyor, sabahkinden daha sık öksürüyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. [zarf] Aralıksız olarak, aralarında az aralık bırakarak
    • "Öyle üst üste, öyle sık biter ki arasından yılan geçemez." (Yaşar Kemal)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü