Sonunda sık olan 10 kelime var. SIK ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sık olan kelimeler listesine ya da başında sık olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
MARSIK, SARSIK, TANSIK, TIRSIK
BASIK, FASIK, KASIK, KISIK
ASIK
SIK
Sık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
SIK
2 Harfli Kelimeler
IS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TANSIK
-
-
[isim, eskimiş]
Bakınız mucize
- "Bir gün Oğuz Atay'ın bir tansık gibi edebiyatımızdan geçtiğini kavrayacağız."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız mucize
- SARSIK
-
-
[sıfat]
Sarsılmış
-
[sıfat]
Sarsılmış
- TIRSIK
-
-
[sıfat]
Tırsmış olan
- "Bu arada tırsık bir yeni yetme ve annesi de beni takibe koyuldu."
-
[zarf]
Tırsmış biçimde
- "Yine böyle tırsık tırsık yürürken bir anda cork diye yumuşacık bir şeye bastığımı hissettim."
-
[sıfat]
Tırsmış olan
- MARSIK
-
-
[isim]
Üretilirken gerektiği kadar yakılmadığından tüterek ve koku vererek yanan, niteliksiz odun kömürü
- "Mangalın üstünde bir boru, marsık kokusu dar sokağı doldurmuş."
-
[sıfat, mecaz]
Zayıf ve teni koyu renkte olan
-
[isim]
Üretilirken gerektiği kadar yakılmadığından tüterek ve koku vererek yanan, niteliksiz odun kömürü
- KASIK
-
-
[isim, anatomi]
Vücudun karın ile uyluk arasındaki bölümü
- "Tabancayı kılıfsız olarak kuşağının arasına, sol kasığının üstüne yerleştirdi."
-
[isim, anatomi]
Vücudun karın ile uyluk arasındaki bölümü
- KISIK
-
-
[sıfat]
Kısılmış olan; basık
-
Kuvvetli ve yüksek tonda olmayan, hafif, boğuk (ses); ağır, alçak
- "Arkasından çıtırtılar, kısık sesler geliyordu."
-
Hafifçe aralanmış, yumulmuş olan (göz kapağı)
-
[isim, coğrafya]
Bakınız boğaz
-
[sıfat]
Kısılmış olan; basık
- BASIK
-
-
[sıfat]
Basılmış, yassılaşmış
- "Ökçesi basık pabucunun içinde kara ve çatlak topuklu ayakları ellerinden ziyade ortadadır."
-
Çok yüksek olmayan
- "Arka sokağa bakan, dar, basık tavanlı, ışıksız bir yerdi."
-
Bakınız kısık
- "Onun sesi de aynı şekilde basıktı."
-
[mecaz]
Sıkıntı verici, kasvetli olan
-
[sıfat]
Basılmış, yassılaşmış
- FASIK
-
Kelime Kökeni: Arapça fāsiḳ
-
[sıfat, eskimiş]
Allah'ın emirlerini tanımayan, sapkın, günah işleyen
-
Kötülük eden
-
[sıfat, eskimiş]
Allah'ın emirlerini tanımayan, sapkın, günah işleyen
- ASIK
-
-
[sıfat]
Kızgınlık, öfke ve hoşnutsuzluk ifade eden (yüz)
- "O zaman işin rengi değişir, asık yüzünün morluğu uçup giderdi."
-
Bakınız asılı
-
[sıfat]
Kızgınlık, öfke ve hoşnutsuzluk ifade eden (yüz)
- SIK
-
-
[sıfat]
Benzerleri veya parçaları arasında çok az aralık bulunan, seyrek karşıtı
- "Ağaçları sık bir bahçe. Sık saç."
-
Çok bulunan, çok rastlanan; kesif
-
[zarf]
Kısa zaman aralıklarıyla, az aralıklarla
- "Başı ateş gibi yanıyor, sabahkinden daha sık öksürüyordu."
-
[zarf]
Aralıksız olarak, aralarında az aralık bırakarak
- "Öyle üst üste, öyle sık biter ki arasından yılan geçemez."
-
[sıfat]
Benzerleri veya parçaları arasında çok az aralık bulunan, seyrek karşıtı