Başında sık olan 8 harfli 11 kelime var. Sık ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sık olan kelimeler listesine ya da sonu sık ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.
Karmaşık harflerden başında sık bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Sık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
I K S
3 Harfli Kelimeler
SIK
2 Harfli Kelimeler
IS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SIKILGAN
-
-
[sıfat]
Bakınız utangaç
- "Eski mahcup, sıkılgan Hüsam Efendi, şimdi çaçaron bir şey olmuştu."
-
[sıfat]
Bakınız utangaç
- SIKIŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Kalabalıktan dolayı birbirine çok yaklaşmak
- "Üç hademe, ebe, hasta bakıcı merdivenin orta sahanlığında sıkışmışlar, sedyeyi çevirmeye çalışıyorlar."
-
İki şey arasında kalmak
- "Parmağı kapıya sıkışmış."
-
Yerinden oynamamak
- "Vida sıkışmış."
-
Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak
- "Karşıda apartmanın köşesine sıkışmış baraka kahveden bir adam, bir kürek ateş çıkardı."
-
Zor bir durumda kalmak
- "Osmanlı İmparatorluğu sıkışınca üç milyon asker çıkarabiliyordu."
-
Sıkıntı ve darlık çekmek, çarpıntı duymak; daralmak
- "Göğsü sıkışmış."
-
Tuvalet ihtiyacı gelmek
-
Darlık çekmek, parasız kalmak
-
[nesnesiz]
Kalabalıktan dolayı birbirine çok yaklaşmak
- SIKINMAK
-
-
[nesnesiz]
Kendini sıkmak
-
[nesnesiz]
Kendini sıkmak
- SIKILMAZ
-
-
[sıfat]
Bakınız utanmaz
-
[sıfat]
Bakınız utanmaz
- SIKILMAK
-
-
[nesnesiz]
Sıkma işi yapılmak
- "Çamaşırlar sıkıldı."
-
[-den]
Can sıkıntısı duymak
- "Ama lunaparkların işlemeli dönme dolaplarına bakmaktan hiç sıkılmadı."
-
Utanıp çekinmek
- "O dakikadan dakikaya daha ziyade şaşırıyor, sıkılıyor, buradan kurtulmak istiyordu."
-
Sıkıntıya düşmek
-
[nesnesiz]
Sıkma işi yapılmak
- SIKTIRMA
-
-
[isim]
Sıktırmak işi
-
[madencilik]
Tahkimat birimlerinin oynamasını veya kaymasını önlemek amacıyla birim ile arazi arasında kalan boşluklara sıkıştırılan bir takoz türü
-
Marangozların tahtaları birbirine eklemek veya çalışılan tahtayı sıkıştırmak için kullandıkları tahta alet
-
[ağızlardan]
Kemer, kuşak
-
[isim]
Sıktırmak işi
- SIKBOĞAZ
-
-
[isim, mecaz]
Bir şey yaptırmak için “birini zorlamak, baskı yapmak” anlamlarına gelen sıkboğaz etmek (veya eylemek) ve “zorlanmak, sıkıştırılmak” anlamlarına gelen sıkboğaz olmak deyimlerinde geçen bir söz
- "Pek sıkboğaz ederlerse bakalım bir sırasını düşürebilirsek yolunda bir yalanla yakamızı kurtarırız."
- "Yeter artık giribanından el çek Türk’ün ey zalim / Bütün dünyayı istersen sıkıştır sıkboğaz eyle."
-
[isim, mecaz]
Bir şey yaptırmak için “birini zorlamak, baskı yapmak” anlamlarına gelen sıkboğaz etmek (veya eylemek) ve “zorlanmak, sıkıştırılmak” anlamlarına gelen sıkboğaz olmak deyimlerinde geçen bir söz
- SIKILAMA
-
-
[isim]
Sıkılamak işi
-
[isim]
Sıkılamak işi
- SIKLIKLA
-
-
[zarf]
Sık bir biçimde
-
[zarf]
Sık bir biçimde
- SIKLAŞMA
-
-
[isim]
Sıklaşmak işi
-
[isim]
Sıklaşmak işi
- SIKMALIK
-
-
[sıfat]
Sıkılmaya elverişli
-
[sıfat]
Sıkılmaya elverişli