Başında sık olan 8 harfli 11 kelime var. Sık ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde sık olan kelimeler listesine ya da sonu sık ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında sık bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sık Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

I K S

3 Harfli Kelimeler

SIK

2 Harfli Kelimeler

IS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SIKILGAN

  1. [sıfat] Bakınız utangaç
    • "Eski mahcup, sıkılgan Hüsam Efendi, şimdi çaçaron bir şey olmuştu." (Ömer Seyfettin)
SIKIŞMAK

  1. [nesnesiz] Kalabalıktan dolayı birbirine çok yaklaşmak
    • "Üç hademe, ebe, hasta bakıcı merdivenin orta sahanlığında sıkışmışlar, sedyeyi çevirmeye çalışıyorlar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. İki şey arasında kalmak
    • "Parmağı kapıya sıkışmış."
  3. Yerinden oynamamak
    • "Vida sıkışmış."
  4. Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak
    • "Karşıda apartmanın köşesine sıkışmış baraka kahveden bir adam, bir kürek ateş çıkardı." (Memduh Şevket Esendal)
  5. Zor bir durumda kalmak
    • "Osmanlı İmparatorluğu sıkışınca üç milyon asker çıkarabiliyordu." (Etem İzzet Benice)
  6. Sıkıntı ve darlık çekmek, çarpıntı duymak; daralmak
    • "Göğsü sıkışmış."
  7. Tuvalet ihtiyacı gelmek
  8. Darlık çekmek, parasız kalmak
SIKINMAK

  1. [nesnesiz] Kendini sıkmak
SIKILMAZ

  1. [sıfat] Bakınız utanmaz
SIKILMAK

  1. [nesnesiz] Sıkma işi yapılmak
    • "Çamaşırlar sıkıldı."
  2. [-den] Can sıkıntısı duymak
    • "Ama lunaparkların işlemeli dönme dolaplarına bakmaktan hiç sıkılmadı." (Adalet Ağaoğlu)
  3. Utanıp çekinmek
    • "O dakikadan dakikaya daha ziyade şaşırıyor, sıkılıyor, buradan kurtulmak istiyordu." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Sıkıntıya düşmek
SIKTIRMA

  1. [isim] Sıktırmak işi
  2. [madencilik] Tahkimat birimlerinin oynamasını veya kaymasını önlemek amacıyla birim ile arazi arasında kalan boşluklara sıkıştırılan bir takoz türü
  3. Marangozların tahtaları birbirine eklemek veya çalışılan tahtayı sıkıştırmak için kullandıkları tahta alet
  4. [ağızlardan] Kemer, kuşak
SIKBOĞAZ

  1. [isim, mecaz] Bir şey yaptırmak için “birini zorlamak, baskı yapmak” anlamlarına gelen sıkboğaz etmek (veya eylemek) ve “zorlanmak, sıkıştırılmak” anlamlarına gelen sıkboğaz olmak deyimlerinde geçen bir söz
    • "Pek sıkboğaz ederlerse bakalım bir sırasını düşürebilirsek yolunda bir yalanla yakamızı kurtarırız." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Yeter artık giribanından el çek Türk’ün ey zalim / Bütün dünyayı istersen sıkıştır sıkboğaz eyle." (Halil Nihad Boztepe)
SIKILAMA

  1. [isim] Sıkılamak işi
SIKLIKLA

  1. [zarf] Sık bir biçimde
SIKLAŞMA

  1. [isim] Sıklaşmak işi
SIKMALIK

  1. [sıfat] Sıkılmaya elverişli
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü