Sonunda kin olan 38 kelime var. KİN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde kin olan kelimeler listesine ya da başında kin olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

MÜTEMEKKİN

9 Harfli Kelimeler

ALTINEKİN, IŞINETKİN

8 Harfli Kelimeler

DEĞİŞKİN, FİLİSKİN, GELİŞKİN, MÜSEKKİN, YETİŞKİN

7 Harfli Kelimeler

ERİŞKİN, İLİŞKİN

6 Harfli Kelimeler

BİTKİN, ÇİRKİN, ÇİSKİN, GEÇKİN, KESKİN, MİSKİN, PİŞKİN, SEÇKİN, SMOKİN, ŞİŞKİN, TELKİN, TEMKİN, TEPKİN, TERKİN, TESKİN, YETKİN

5 Harfli Kelimeler

ERKİN, EŞKİN, ETKİN, İÇKİN, İLKİN, LAKİN, SAKİN, TEKİN, YAKİN, PEKİN

4 Harfli Kelimeler

EKİN

3 Harfli Kelimeler

KİN


Kelime bulma makinesi

K N İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

KİN

2 Harfli Kelimeler

İN, Kİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜTEMEKKİN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yerleşik

IŞINETKİN

  1. [sıfat] Işınetkinliği olan, radyoaktif

ALTINEKİN
...
FİLİSKİN

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Yerden 2-3 karış yükseklikte, çok yıllık ve otsu bir bitki (Mentha pulegium)

YETİŞKİN

  1. [sıfat] Yetişmiş, olgunlaşmış
  2. Evlenme çağına gelmiş (kız)
    • "Hem de yetişkin, yosma bir kadın beni erkek yerine koymuştu." (Necati Cumalı)
  3. Beden, ruh ve duygu bakımlarından olgunluğa erişmiş olan (kimse)
  4. Gelişimin herhangi bir yönünde veya tümünde duraklama düzeyine erişmiş olan
  5. [isim] Kanunların belirttiği belli bir yaşı aşmış, toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç

GELİŞKİN

  1. [sıfat] Gelişmiş olan, mütekâmil
    • "Sorunları ve titreşimleriyle, çok gelişkin bir insan." (Selim İleri)

DEĞİŞKİN

  1. [sıfat] Değişikliğe uğramış, değişik, muaddel

MÜSEKKİN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yatıştırıcı

ERİŞKİN

  1. [sıfat] Beden gelişimi tamamlanmış olan, kâhil

İLİŞKİN

  1. [sıfat] İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik
    • "Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler..." (Anayasa)

TELKİN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir duyguyu, bir düşünceyi aşılama
    • "Çocukluğumun en derin, en sürekli, en ihtiraslı sevgisini bana telkin eden bu üvey annemdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Talkın
  3. Bilinç dışı bir sürecin aracılığıyla, kişinin ruhsal veya fizyolojik alanıyla ilgili bir düşüncenin gerçekleştirilmesi
    • "İçinden gelen gizli bir telkin altında hareket ediyordu." (Peyami Safa)

TESKİN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Acı, öfke, heyecan vb. duyguları yatıştırma, dindirmeye çalışma
    • "Ev sahibi erkek beni, kadın da onu teskine uğraşıyordu." (Burhan Felek)
    • "Gönlüme teselli kendimde buldum / Sabır ile teskin ettim özümü." (Âşık Veysel)

TEMKİN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir işin sonunu düşünerek ölçülü, tedbirli davranma
    • "Bütün temkin ve vakarını kaybedip konuşanlara sokuldu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

ÇİRKİN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı
    • "Kız öyle müstesna bir güzelliğe sahip olmamakla beraber çirkin de değildi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz)
    • "Bu boş ve çirkin iddiayı bir kere de onun ağzından işitmek istedim." (Ömer Seyfettin)
  3. Karanlık, dalavereli, şüpheli
    • "Dedikodular artmış, o da bu çirkin işler içinde kalmak istemediğinden çekilmiş." (Memduh Şevket Esendal)

BİTKİN

  1. [sıfat] Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın
    • "Kalbinden vurulmuş gibi kendini cansız, bitkin bir vaziyette koltuğa atmıştı." (Abdülhak Şinasi Hisar)

KESKİN

  1. [sıfat] Çok kesici, iyi kesen
    • "Sonunda keskin bir taşı testere gibi kullanarak ipi incelte incelte kopardı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Tiz (ses)
    • "Bir kadın sesiydi bu. İnce ve keskin, dikkati hemen kapan ve bırakmayan bir ses." (Peyami Safa)
  3. Kırıcı, incitici
    • "En yakın dostlarının bile kusurlarını keskin bir dille yüzlerine vururmuş." (Haldun Taner)
  4. Etkili, sert
    • "Nihayet güneş doğdu, sis ve duman içinde çölün sabahlarında esen serin ve keskin rüzgârla üşüdük." (Falih Rıfkı Atay)
  5. Acı, üzüntü veren
    • "Öyle de keskinmiş ki bu kadın, yaptığı tüm kocakarı ilaçları her hastalığı şıp diye kesiyormuş." (Muammer İzgü)
  6. Zampara

TEPKİN

  1. [sıfat] Tepkimeye ilişkin, tepkiyen

ŞİŞKİN

  1. [sıfat] Şişmiş, şişirilmiş
    • "Ayağa kalktı, arka ayaklarını geriye itip şişkin adaleleri çekerek ... gerdi." (Peyami Safa)
  2. Kabarık, şiş

GEÇKİN

  1. [sıfat] İhtiyarlamaya yüz tutmuş, yaşlanmış
    • "Cemile geçkin, kısa boylu, tombul, konuşkan bir kızdır." (Necati Cumalı)
  2. Geçmiş
    • "Sanki otuzunu geçkin kadın o değil!" (Mahmut Yesari)
  3. Gereğinden çok olgun veya solmaya başlamış (bitki)
    • "Geçkin bir karpuz."

MİSKİN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Çok uyuşuk olan (kimse)
    • "Hayran olduğum adamı miskin bir mektep çocuğu gibi yaka paça alıp götürdü." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Hoş görülemeyecek durumlar karşısında tepki göstermeyen (kimse)
  3. Cüzzam hastalığına tutulmuş olan (kimse)
  4. Âciz, zavallı
    • "Âşık olan miskin olur / Hak yoluna teslim olur" (Yunus Emre)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü