Sonunda kin olan 5 harfli 10 kelime var. KİN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kin olan kelimeler listesine ya da başında kin olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kin Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

K N İ

3 Harfli Kelimeler

KİN

2 Harfli Kelimeler

İN, Kİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ERKİN

  1. [sıfat] Bakınız liberal
PEKİN

  1. [isim] Çin Halk Cumhuriyeti'nin başkenti
LAKİN

Kelime Kökeni: Arapça lākin

  1. [bağlaç] Bakınız ama
    • "Halis bir şiir fena okunabilir lakin sahte bir şiir iyi okunamaz." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Bakınız ancak
TEKİN

  1. [sıfat] Boş, içinde kimse bulunmayan
  2. Güvenilir (kişi, yer)
    • "Aynı zamanda burası korkulacak ve hiç değilse çekinilecek, tekin olmayan bir yer olmuştu." (Asaf Halet Çelebi)
  3. İçinde doğaüstü varlıklar bulunmadığı için uğurlu sayılan (kimse veya yer) inanılan (yer)
    • "Ninem, akşam saatlerinde hamamlar tekin değildir, insanı çarpar, demişti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
İLKİN

  1. [zarf] Başta, başlangıçta
    • "Ortalıkta gergin bir hava esiyordu, ilkin yadırgamadım." (Adalet Ağaoğlu)
YAKİN

Kelime Kökeni: Arapça yaḳīn

  1. [isim, eskimiş] Sağlam, kesin bilgi
  2. Bir şeyi iyice, kesinlikle bilme
İÇKİN

  1. [sıfat, felsefe] Varlığın içinde bulunan, varlığın yapısına karışmış olan; mündemiç
  2. Yalnızca bilinçten olan, yalnızca bilinç içeriği olarak var olan; mündemiç
  3. Deney içinde kalan, deneyi aşmayan
  4. Dünya içinde, dünyada olan
SAKİN

Kelime Kökeni: Arapça sākin

  1. [sıfat] Hareket etmeyen, kımıldamayan
  2. Dingin olan; durgun, sakince
    • "Sakin, mütevazı ve kalabalıktan kaçan ruhunu incitmemek için onu, birkaç kişi ile sırtımda ebedî makamına ben götürdüm." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  3. Bakınız sessiz
    • "Dinlenmek için otelimizden daha sakinini bulacağınızı ummam." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. Kimseyi rahatsız etmeyen
  5. Kolayca sinirlenmeyen; sinirsiz
    • "Vücudu, yüzü, bütün hareketleri sert fakat silik ve sakindi." (Halide Edip Adıvar)
  6. Huysuzluğu, rahatsızlığı azalmış veya geçmiş
    • "Sesi dinlediği müddetçe sakin ve uslu duruyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  7. Bir yerde oturan
    • "Öğle uykusuna dalmış yalı sakinleri. Rehavet çökmüş." (Abidin Dino)
EŞKİN

  1. [isim] Atın dörtnal ile tırıs arasındaki hızlı yürüyüşü
    • "At, eşkinle beş on dakikada gittiği yolu dörtnala bir iki dakikada geldi." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [sıfat] Böyle yürüyen (at)
    • "Çakır, eşkin atına atladığı zaman yanında İsa Bey'in verdiği keskin ve benzersiz kılıç, koynunda da bir fermanla bir mektup vardı." (Hüseyin Nihal Atsız)
  3. [zarf] Böyle bir yürüyüşle
    • "Eşkin gitmek."
ETKİN

  1. [sıfat] Hareket hâlinde olan; faal, aktif
  2. [felsefe] Fiilde bulunan, etkinlik gösteren; faal, aktif; edilgin karşıtı
  3. İşleyen, çalışan, faal olan
  4. [kimya] Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü