Sonunda kin olan 5 harfli 10 kelime var. KİN ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kin olan kelimeler listesine ya da başında kin olan kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kin Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
K N İ
3 Harfli Kelimeler
KİN
2 Harfli Kelimeler
İN, Kİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ERKİN
-
-
[sıfat]
Bakınız liberal
-
[sıfat]
Bakınız liberal
- PEKİN
-
-
[isim]
Çin Halk Cumhuriyeti'nin başkenti
-
[isim]
Çin Halk Cumhuriyeti'nin başkenti
- LAKİN
-
Kelime Kökeni: Arapça lākin
- TEKİN
-
-
[sıfat]
Boş, içinde kimse bulunmayan
-
Güvenilir (kişi, yer)
- "Aynı zamanda burası korkulacak ve hiç değilse çekinilecek, tekin olmayan bir yer olmuştu."
-
İçinde doğaüstü varlıklar bulunmadığı için uğurlu sayılan (kimse veya yer) inanılan (yer)
- "Ninem, akşam saatlerinde hamamlar tekin değildir, insanı çarpar, demişti."
-
[sıfat]
Boş, içinde kimse bulunmayan
- İLKİN
-
-
[zarf]
Başta, başlangıçta
- "Ortalıkta gergin bir hava esiyordu, ilkin yadırgamadım."
-
[zarf]
Başta, başlangıçta
- YAKİN
-
Kelime Kökeni: Arapça yaḳīn
-
[isim, eskimiş]
Sağlam, kesin bilgi
-
Bir şeyi iyice, kesinlikle bilme
-
[isim, eskimiş]
Sağlam, kesin bilgi
- İÇKİN
-
-
[sıfat, felsefe]
Varlığın içinde bulunan, varlığın yapısına karışmış olan; mündemiç
-
Yalnızca bilinçten olan, yalnızca bilinç içeriği olarak var olan; mündemiç
-
Deney içinde kalan, deneyi aşmayan
-
Dünya içinde, dünyada olan
-
[sıfat, felsefe]
Varlığın içinde bulunan, varlığın yapısına karışmış olan; mündemiç
- SAKİN
-
Kelime Kökeni: Arapça sākin
-
[sıfat]
Hareket etmeyen, kımıldamayan
-
Dingin olan; durgun, sakince
- "Sakin, mütevazı ve kalabalıktan kaçan ruhunu incitmemek için onu, birkaç kişi ile sırtımda ebedî makamına ben götürdüm."
-
Bakınız sessiz
- "Dinlenmek için otelimizden daha sakinini bulacağınızı ummam."
-
Kimseyi rahatsız etmeyen
-
Kolayca sinirlenmeyen; sinirsiz
- "Vücudu, yüzü, bütün hareketleri sert fakat silik ve sakindi."
-
Huysuzluğu, rahatsızlığı azalmış veya geçmiş
- "Sesi dinlediği müddetçe sakin ve uslu duruyordu."
-
Bir yerde oturan
- "Öğle uykusuna dalmış yalı sakinleri. Rehavet çökmüş."
-
[sıfat]
Hareket etmeyen, kımıldamayan
- EŞKİN
-
-
[isim]
Atın dörtnal ile tırıs arasındaki hızlı yürüyüşü
- "At, eşkinle beş on dakikada gittiği yolu dörtnala bir iki dakikada geldi."
-
[sıfat]
Böyle yürüyen (at)
- "Çakır, eşkin atına atladığı zaman yanında İsa Bey'in verdiği keskin ve benzersiz kılıç, koynunda da bir fermanla bir mektup vardı."
-
[zarf]
Böyle bir yürüyüşle
- "Eşkin gitmek."
-
[isim]
Atın dörtnal ile tırıs arasındaki hızlı yürüyüşü
- ETKİN
-
-
[sıfat]
Hareket hâlinde olan; faal, aktif
-
[felsefe]
Fiilde bulunan, etkinlik gösteren; faal, aktif; edilgin karşıtı
-
İşleyen, çalışan, faal olan
-
[kimya]
Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom)
-
[sıfat]
Hareket hâlinde olan; faal, aktif