Başında kal olan 11 harfli 44 kelime var. Kal ile başlayan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe ile ilgili araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Ayrıca içinde kal olan kelimeler listesine ya da sonu kal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz.

Karmaşık harflerden başında kal bulunan kelimeleri bulmak için Kelime Bulma Makinesi'ni kullanabilirsiniz.

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K L

3 Harfli Kelimeler

KAL, LAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KALTABANLIK

  1. [isim] Kaltaban olma durumu
  2. Kaltabanca davranış
KALKIŞILMAK

  1. [nesnesiz] Kalkışma işine konu olmak
KALAFATLAMA

  1. [isim] Kalafatlamak işi
KALDIRILMAK

  1. [nesnesiz] Kaldırma işi yapılmak
    • "Kaldırılmış harman yerlerinden buğday toplayıp açlığımızı öldürdük." (Orhan Kemal)
KALKERLEŞME

  1. [isim] Kalkerleşmek durumu
KALENDERİYE

Kelime Kökeni: Farsça ḳalender + Arapça -iyye

  1. [isim] Dünya malına, gösterişe önem vermeyen bir tarikat
KALEMKARLIK

  1. [isim] Kalemkâr olma durumu
  2. Kalemkârın işi
KALVENCİLİK

  1. [isim, felsefe] Tanrı ile kul arasına hiçbir otoritenin giremeyeceğini, Hristiyanlığın eski sadeliğine dönmesini savunan I. Calvin tarafından ileri sürülen Protestanlığın özel bir kolu; Kalvenizm
KALAYLANMAK

  1. [nesnesiz] Kalaylanma işi yapılmak veya kalaylama işine konu olmak
    • "Kalaylanmış kaplarda kaba parlaklığını görürsünüz." (Refik Halit Karay)
KALINLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Kalın duruma gelmek
    • "Ses Sevim'in sesi fakat kalınlaşmış, tıkanmış, yabancılaşmış bir ses." (Reşat Nuri Güntekin)
KALORİMETRE

Kelime Kökeni: Fransızca calorimètre

  1. [isim, fizik] Bakınız ısıölçer
KALBURLANMA

  1. [isim] Kalburlanmak işi
KALIPLAŞMIŞ

  1. [sıfat] Durumunu sürdüren, belli bir durumun dışına çıkmayan
KALITSALLIK

  1. [isim] Kalıtsal olma durumu
KALEBENTLİK

  1. [isim] Kalebent olma durumu
    • "Mahkeme Zekeriya’yı ve beni üç yıl süresince kalebentliğe mahkûm etti." (Halikarnas Balıkçısı)
KALIPSIZLIK

  1. [isim] Kalıpsız olma durumu
    • "Hele fesimin kalıpsızlığına dayanamazdı." (Reşat Enis Aygen)
KALIPLANMAK

  1. [nesnesiz] Belli bir kalıp verilmek; kalıba vurulmak
KALİBRASYON

Kelime Kökeni: Fransızca calibration

  1. [isim] Bakınız ölçümleme
KALYONCULUK

  1. [isim, tarih] Kalyoncunun yaptığı iş
KALORİFERLİ

  1. [sıfat] Kaloriferi olan
  2. Kalorifer ile ısınan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü