İçinde şak olan 7 harfli 19 kelime var. İçerisinde ŞAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şak olan kelimeler listesine ya da sonu şak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Şak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K Ş
3 Harfli Kelimeler
AŞK, KAŞ, ŞAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AŞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞAKAMSI
-
-
[zarf]
Şakaya benzer biçimde
- "İşçinin başına şakamsı şap şap vurur."
-
[zarf]
Şakaya benzer biçimde
- KUŞAKLI
-
-
[sıfat]
Kuşağı olan
- "Kıpkızıl ve gırtlaktan aşağı kuşaklı gömlek, tuhaf bir kasket ve elde silah!"
-
[sıfat]
Kuşağı olan
- ŞAKASIZ
-
-
[zarf]
Şaka yapmaksızın, ciddi olarak
- "Ben şakasız, alaysız duramam ah, duramam, ölürüm, anlayınız."
-
[zarf]
Şaka yapmaksızın, ciddi olarak
- ŞAKIMAK
-
-
[nesnesiz]
Ötücü kuşlar ezgili ses çıkarmak, ötmek; şakramak, terennüm etmek
- "Kalk dilber, gidelim bağ arasına / Şakısın bülbüller, gül incinmesin"
-
[mecaz]
Çok konuşmak, çenesi düşmek
- "Eskiden hiç lakırtı söylemeyen bu ihtiyar, şimdi şakıyordu."
-
[-i, mecaz]
Güzel şarkı söylemek veya şiir okumak
- "Hep aşkı, hep inançları, hep yurt sevgisini şakıyan şairler vardır; ben şair olsaydım ışığın verdiği hazları söyler, hep güneşe övgüler yazardım."
-
[nesnesiz]
Ötücü kuşlar ezgili ses çıkarmak, ötmek; şakramak, terennüm etmek
- MUAŞAKA
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿāşaḳa
-
[isim, eskimiş]
Bakınız âşıktaşlık
- "Bir muaşakadan sonra evlendiği hanımla aralarında bir hayli kıskançlık vakaları geçmiş."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız âşıktaşlık
- UŞAKLIK
-
-
[isim]
Uşak olma durumu; hizmetkârlık
- "Uşaklık, ayvazlık istihkakın yokken bu rütbeye gelmişsin."
-
[mecaz]
Birinin, kendi öz saygısı pahasına başkasına yaptığı hizmet
-
[isim]
Uşak olma durumu; hizmetkârlık
- ŞAKRAMA
-
-
[isim]
Bakınız şakıma
-
[isim]
Bakınız şakıma
- TAŞAKLI
-
-
[sıfat]
Taşağı olan
-
[mecaz]
Sözünü geçirir, tuttuğunu koparır; yiğit
-
[sıfat]
Taşağı olan
- BAŞAKLI
-
-
[sıfat]
Başağı olan (ekin)
-
Arka ucu başak biçimde olan (ok)
-
[sıfat]
Başağı olan (ekin)
- BAŞAKÇI
-
-
[isim]
Tarlalarda kalmış başakları veya bağlarda dökülmüş meyveleri toplayan kimse
-
[isim]
Tarlalarda kalmış başakları veya bağlarda dökülmüş meyveleri toplayan kimse
- ŞAKLAMA
-
-
[isim]
Şaklamak işi
-
[isim]
Şaklamak işi
- ŞAKADAN
-
-
[zarf]
Şaka olarak, şaka diye; şakacıktan, mahsus (I)
- "Belki benim kadar bir kızınız da vardır, çok rica ederim, bir daha bana böyle nişanlım için şakadan kara haber vermeyiniz."
-
[zarf]
Şaka olarak, şaka diye; şakacıktan, mahsus (I)
- ŞAKIRTI
-
-
[isim]
Şakırdayan bir şeyin çıkardığı sesin adı
- "Birdenbire kesildi halkın lakırtıları / Korku içinde durdu tavla şakırtıları"
-
[isim]
Şakırdayan bir şeyin çıkardığı sesin adı
- ŞAKİLİK
-
-
[isim]
Bakınız haydutluk
-
[isim]
Bakınız haydutluk
- YAPIŞAK
-
-
[isim]
Yapışkan bir çeşit ot
-
Yapışkan özelliği olan nesne
-
[mecaz]
Arsız, sırnaşık kimse
-
[isim]
Yapışkan bir çeşit ot
- YUMUŞAK
-
-
[sıfat]
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
- "Pamuk yumuşaktır."
-
Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı
- "Kadife gibi ince ve yumuşak olan bu arakiyeler de çok iyi saklanmıştır."
-
Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran
- "Yerde yumuşak kilimler serili geniş odasına bağdaş kurup yerleşiriz."
-
Kolaylıkla işlenebilen
- "Uzun gagasını yumuşak topraklara sokar, otların kökündeki yaşlığı emerek yaşarmış."
-
Kolay çiğnenen, kolay kesilen
- "Yumuşak ekmek."
-
Ilıman olan (iklim), sert karşıtı
- "Yumuşak iklim. Yumuşak hava."
-
[mecaz]
Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen
-
[mecaz]
Okşayıcı, tatlı, hoş
- "Gözleri yan aralık, kirpiklerinin arasından bana her zamanki yumuşak, tatlı, sonsuz şefkatiyle bakıyor."
-
[mecaz]
Sessiz, hafif
- "Onun içinde mutlaka sönüp yanan gizli yumuşak ışıklarla fosforlu bir parıldayış vardır."
-
[dil bilgisi]
Bakınız tonlu
-
[sıfat]
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
- ŞAKAYIK
-
Kelime Kökeni: Arapça şaḳāʾiḳ
-
[isim, bitki bilimi]
Düğün çiçeğigillerden, çiçekleri türlü renkte, çok yıllık güzel bir süs bitkisi (Paeonia mascula)
-
[isim, bitki bilimi]
Düğün çiçeğigillerden, çiçekleri türlü renkte, çok yıllık güzel bir süs bitkisi (Paeonia mascula)
- AĞIRŞAK
-
-
[isim]
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça
- "Ancak bu makalenin yazarı evinde, köyünde, bölgesinde iğ kullanılan birisi olarak kemikten bir ağırşakla karşılaşmamıştır."
-
Teker biçiminde yassı nesne; kurs (I)
- "Bu grup yalnızca irice bir çömleğin kırık gövde parçasından yapılmış bir ağırşakla temsil edilir."
-
[isim]
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça
- ŞAKIYIŞ
-
-
[isim]
Şakımak işi
-
[isim]
Şakımak işi