İçinde şak olan 6 harfli 14 kelime var. İçerisinde ŞAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şak olan kelimeler listesine ya da sonu şak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Şak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K Ş
3 Harfli Kelimeler
AŞK, KAŞ, ŞAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AŞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YANŞAK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Yersiz ve çok konuşan
-
[sıfat, ağızlardan]
Yersiz ve çok konuşan
- YAVŞAK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bit yavrusu
-
[mecaz]
Geveze, yılışık kimse
- "Sonra aynı yavşak, teklifsizlikle Binbaşı Ferit'in kadehini dikiyor."
-
[isim, ağızlardan]
Bit yavrusu
- ŞAKALI
-
-
[sıfat]
Şaka içeren, içinde şaka bulunan
-
[sıfat]
Şaka içeren, içinde şaka bulunan
- ŞAKİRT
-
Kelime Kökeni: Farsça şāgird
- APIŞAK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bacaklarını açarak yürüyen, bacakları ayrık olan
-
[sıfat, ağızlardan]
Bacaklarını açarak yürüyen, bacakları ayrık olan
- ŞAKACI
-
-
[sıfat]
Şaka yapmasını seven, şakalaşmadan hoşlanan; latifeci
- "Gazi, teessürünü şakacı bir tonla örterek sözümü kesti."
-
[sıfat]
Şaka yapmasını seven, şakalaşmadan hoşlanan; latifeci
- ŞİPŞAK
-
- KAVŞAK
-
-
[isim]
Yol vb. uzayıp giden şeylerin kesiştikleri veya birleştikleri yer
-
Bir ırmağın denize veya başka bir ırmağa döküldüğü, kavuştuğu yer; ağız (I), munsap
-
[mecaz]
Bakınız yol ayrımı
- "Zor geçen yaşamında yeni bir kavşak noktasına gelmişti"
-
[isim]
Yol vb. uzayıp giden şeylerin kesiştikleri veya birleştikleri yer
- ŞAKIMA
-
-
[isim]
Şakımak işi; şakrama
-
[isim]
Şakımak işi; şakrama
- UŞAKLI
-
-
[isim]
Uşak ilinden olan kimse
-
[isim]
Uşak ilinden olan kimse
- ŞAKŞAK
-
-
[isim]
Çoğunlukla hokkabazların kullandıkları, hafifçe vurulduğunda hızla vurulmuş gibi "şak" diye ses çıkaran tahta maşa
-
[isim]
Çoğunlukla hokkabazların kullandıkları, hafifçe vurulduğunda hızla vurulmuş gibi "şak" diye ses çıkaran tahta maşa
- ŞAKRAK
-
-
[sıfat]
Şen, neşeli, hayat dolu olan
- "Bu memleket musiki gibi hem melankolik hem şakrak bir memlekettir."
-
[zarf]
Şen, neşeli, hayat dolu bir biçimde
- "Hele genç kızlar, gelinin önünde pervane gibi şakrak ve çevik dönüyorlar."
-
[sıfat]
Şen, neşeli, hayat dolu olan
- ŞAKULİ
-
Kelime Kökeni: Arapça şāḳūlī
-
[sıfat, eskimiş]
Çekülle ilgili
-
[matematik]
Bakınız düşey
-
[sıfat, eskimiş]
Çekülle ilgili
- KAĞŞAK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Eskimiş, gevşemiş, dağılmaya yüz tutmuş (eşya, yapı)
- "Kağşak sandalyede rahat edilmez."
-
[sıfat, ağızlardan]
Eskimiş, gevşemiş, dağılmaya yüz tutmuş (eşya, yapı)