İçinde şak olan 6 harfli 14 kelime var. İçerisinde ŞAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında şak olan kelimeler listesine ya da sonu şak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Şak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K Ş

3 Harfli Kelimeler

AŞK, KAŞ, ŞAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AŞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YANŞAK

  1. [sıfat, ağızlardan] Yersiz ve çok konuşan
YAVŞAK

  1. [isim, ağızlardan] Bit yavrusu
  2. [mecaz] Geveze, yılışık kimse
    • "Sonra aynı yavşak, teklifsizlikle Binbaşı Ferit'in kadehini dikiyor." (Attilâ İlhan)
ŞAKALI

  1. [sıfat] Şaka içeren, içinde şaka bulunan
ŞAKİRT

Kelime Kökeni: Farsça şāgird

  1. [isim] Bakınız öğrenci
  2. [eskimiş] Bakınız çırak
    • "Dedeye yeni şakirdiniz efendim, diyerek çekilip gidince kız odanın ortasında kakıldı kaldı." (Halide Edip Adıvar)
APIŞAK

  1. [sıfat, ağızlardan] Bacaklarını açarak yürüyen, bacakları ayrık olan
ŞAKACI

  1. [sıfat] Şaka yapmasını seven, şakalaşmadan hoşlanan; latifeci
    • "Gazi, teessürünü şakacı bir tonla örterek sözümü kesti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
ŞİPŞAK

  1. [zarf, teklifsiz konuşmada] Bakınız çabucak
    • "Eğer siz bana haftada iki defa gelseniz ikinci hafta şipşak kim olduğunuzu söylerim." (Burhan Felek)
  2. Çekildikten kısa süre sonra basılabilen; alamünit (fotoğraf)
  3. Bakınız şipşakçı
KAVŞAK

  1. [isim] Yol vb. uzayıp giden şeylerin kesiştikleri veya birleştikleri yer
  2. Bir ırmağın denize veya başka bir ırmağa döküldüğü, kavuştuğu yer; ağız (I), munsap
  3. [mecaz] Bakınız yol ayrımı
    • "Zor geçen yaşamında yeni bir kavşak noktasına gelmişti" (Sema Ezgü)
ŞAKIMA

  1. [isim] Şakımak işi; şakrama
UŞAKLI

  1. [isim] Uşak ilinden olan kimse
ŞAKŞAK

  1. [isim] Çoğunlukla hokkabazların kullandıkları, hafifçe vurulduğunda hızla vurulmuş gibi "şak" diye ses çıkaran tahta maşa
ŞAKRAK

  1. [sıfat] Şen, neşeli, hayat dolu olan
    • "Bu memleket musiki gibi hem melankolik hem şakrak bir memlekettir." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [zarf] Şen, neşeli, hayat dolu bir biçimde
    • "Hele genç kızlar, gelinin önünde pervane gibi şakrak ve çevik dönüyorlar." (Etem İzzet Benice)
ŞAKULİ

Kelime Kökeni: Arapça şāḳūlī

  1. [sıfat, eskimiş] Çekülle ilgili
  2. [matematik] Bakınız düşey
KAĞŞAK

  1. [sıfat, ağızlardan] Eskimiş, gevşemiş, dağılmaya yüz tutmuş (eşya, yapı)
    • "Kağşak sandalyede rahat edilmez."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü