İçinde uz olan 7 harfli 90 kelime var. İçerisinde UZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uz olan kelimeler listesine ya da Sonu uz ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ARZUSUZ
-
-
[sıfat]
İsteği, hevesi olmayan
-
[sıfat]
İsteği, hevesi olmayan
- ŞUURSUZ
-
-
[sıfat]
Bilinçsiz
- "Bir darağacı önünde gibi şuursuz, dilsiz, külçe hâlindeyim." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Bilinçsiz
- TAARRUZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Saldırı
- "Bu gece cephede umumi taarruz var." (Memduh Şevket Esendal)
- "Taarruz etsek de bir fayda yok belki tehlike var."
-
[isim]
Saldırı
- ONURSUZ
-
-
[sıfat]
Onuru olmayan veya onura aykırı davranışlarda bulunan, şerefsiz, haysiyetsiz
-
[sıfat]
Onuru olmayan veya onura aykırı davranışlarda bulunan, şerefsiz, haysiyetsiz
- POŞUSUZ
-
-
[sıfat]
Poşusu olmayan
-
[sıfat]
Poşusu olmayan
- BUUTSUZ
-
-
[sıfat]
Boyutu olmayan
-
[sıfat]
Boyutu olmayan
- SUZİNAK
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Klasik Türk müziğinde bir basit makam
-
[isim]
Klasik Türk müziğinde bir basit makam
- TOPUZLU
-
-
[sıfat]
Topuzu olan
-
[sıfat]
Topuzu olan
- UZAKLIK
-
-
[isim]
Uzak olma durumu, ıraklık
- "Duvarın yüzünde birbirine otuz arşın kadar uzaklıkta sımsıkı kapalı iki büyük kapı vardı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
İki nokta arasındaki uzay ölçümü, mesafe
-
[isim]
Uzak olma durumu, ıraklık
- YAVUZCA
-
-
[zarf]
Yavuz bir biçimde
-
[zarf]
Yavuz bir biçimde
- UZLAŞIM
-
-
[isim]
Uzlaşma
-
[isim]
Uzlaşma
- TUZUMSU
-
-
[sıfat]
Tuzsu
-
[sıfat]
Tuzsu
- BUZHANE
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Buz yapılan yer
-
Soğuk hava deposu
-
[isim]
Buz yapılan yer
- HAVUZCU
-
-
[isim]
Otelde havuzla ilgili işlere bakan görevli
-
[isim]
Otelde havuzla ilgili işlere bakan görevli
- KILAVUZ
-
-
[isim]
Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber
- "Mum tutan kılavuzların arkasından içeri girdik." (Falih Rıfkı Atay)
-
Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb
- "Öğrenci kılavuzu."
-
Evlenecek olan erkek veya kadına eş bulan kimse
-
Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse
- "Kılavuzumuz Atatürk'tür."
-
Kılavuz gemisi
-
Kılavuz kaptan
- "İstanbul Boğazı'ndan kılavuz almadan geçmek yasaktır."
-
Makaradaki filmlerin başında ve sonunda yer alan, filmin alıcı, yıkama aracı, basım aracı, gösterici vb. araçlara takılıp çıkarılmasında kolaylık sağlayan, asıl film için pay bırakan çeşitli renklerde film parçası
-
Somun veya boru içine yiv açmakta kullanılan araç
-
Dar ve uzun bir yerden tel, kablo gibi bükülebilen bir şey geçirilirken bunların ucuna bağlandığı sert nesne
-
[isim]
Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber
- SUZİDİL
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam
-
[isim]
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam
- FUZULEN
- ...
- KUZGUNİ
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[sıfat]
Çok koyu, kara
- "O kuzguni çehrenin üzerindeki parlak gözler, ha bire dövecek bir adam arıyor." (Ahmet Rasim)
-
[sıfat]
Çok koyu, kara
- DOSTSUZ
-
-
[sıfat]
Dostu olmayan
-
[sıfat]
Dostu olmayan
- UYUZLUK
-
-
[isim]
Uyuz olma durumu
-
Beceriksizlik, pısırıklık
-
Parasızlık
-
[isim]
Uyuz olma durumu