İçinde uz olan 5 harfli 47 kelime var. İçerisinde UZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uz olan kelimeler listesine ya da sonu uz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BUĞUZ
-
Kelime Kökeni: Arapça buġż
-
[isim, eskimiş]
Kin besleme, nefret etme
-
[isim, eskimiş]
Kin besleme, nefret etme
- TUZLA
-
-
[isim]
Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz veya göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer; memleha
- "Bize gelinceye kadar günde elli ton üretim yapan bu tuzlada biz bu rakamı iki yüz tona çıkardık."
-
[ağızlardan]
Davarlara kırda tuz verilen düz, taşlık ve kayalık yerler
-
[ağızlardan]
Bakınız tuzlak
-
[isim]
Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz veya göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer; memleha
- TOKUZ
-
-
[sıfat]
Sık ve kalınca, tok (kumaş)
-
[sıfat]
Sık ve kalınca, tok (kumaş)
- NÜFUZ
-
Kelime Kökeni: Arapça nufūẕ
-
[isim]
İçine geçme
-
[mecaz]
Sözü geçer olma durumu
-
[mecaz]
İstediğini yaptırabilme gücü; erk, kuvvet
- "Birbirlerinin servetlerini, nüfuzlarını, rütbelerini, kabiliyetlerini bilirlerdi."
-
[isim]
İçine geçme
- MUZIR
-
Kelime Kökeni: Arapça mużirr
-
[sıfat]
Bakınız zararlı
- "Görüyorsunuz ya iki gözüm, işsizliğin fazlası hem işverenler hem işçi arayanlar için muzırdır, iki gözüm, muzırdır doğrusu!"
-
Her şeyi bozan, karıştıran, zararlı işler yapan (çocuk)
-
Cinsel gelişmeye zararı olan
-
Sağlığı bozan
-
[sıfat]
Bakınız zararlı
- MUZUR
-
Kelime Kökeni: Arapça mużirr
-
[sıfat]
Bakınız muzır
-
[sıfat]
Bakınız muzır
- DOKUZ
-
-
[isim]
Sekizden sonra gelen sayının adı
-
Bu sayıyı gösteren 9 ve IX rakamlarının adı
-
[sıfat]
Sekizden bir artık
-
[isim]
Sekizden sonra gelen sayının adı
- TUZSU
-
-
[sıfat]
Tuzu andıran, tuza benzeyen, tuz gibi; tuzumsu
- "Akdeniz tuzsu tuzsu kokuyor. Bir kayalıkta İbrahim Kaptan’ın arkadaşı dalgıçla konuşuyoruz."
-
[sıfat]
Tuzu andıran, tuza benzeyen, tuz gibi; tuzumsu
- TUZCU
-
-
[isim]
Tuz satan kimse
-
[isim]
Tuz satan kimse
- BUZLA
-
-
[isim, coğrafya]
Deniz suyunun donmasıyla kutup bölgelerinde oluşan buz alanı; bankiz, aysfilt
-
[isim, coğrafya]
Deniz suyunun donmasıyla kutup bölgelerinde oluşan buz alanı; bankiz, aysfilt
- ODSUZ
-
-
[sıfat]
Bakınız ateşsiz
-
[sıfat]
Bakınız ateşsiz
- HAVUZ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥavż
-
[isim]
Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genellikle üstü açık yer
- "Ben havuzu seyrederken o giysileriyle içine dalardı."
-
Kum, asit vb. konulan çukur yer
-
[denizcilik]
Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer
-
Bir amaç güdülerek farklı kaynaklardan gelen paranın ilgililere daha sonra paylaştırılmak üzere toplandığı belirli bir yer
-
[isim]
Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genellikle üstü açık yer
- BUZLU
-
-
[sıfat]
Buz tutmuş, buz bağlamış olan
- "Şimdi o, buzlu Erzurum yaylalarında bir fırkaya kumandan gidiyor."
-
Buz içinde tutularak, içine buz katılarak soğutulmuş
- "Birer bardak buzlu su içerler."
-
[sıfat]
Buz tutmuş, buz bağlamış olan
- KAVUZ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Buğdaygillerin başağında, başakçıkları veya çiçeği saran kabuk
- "Başakçık iki dış kavuz ile bunlar arasında kalan çiçek topluluğundan oluşur."
-
Tane yemlerin harmanda dövülmesi sırasında samandan başka elde edilen veya çok zaman samanlara karışan, taneyi saran ve örten bitki parçacıkları.
-
[ağızlardan]
Hastalık veya sıcak rüzgârlar dolayısıyla içi boşalmış, özsüz buğday
-
[ağızlardan]
İçi boş, kabuklu yemiş
-
[isim, bitki bilimi]
Buğdaygillerin başağında, başakçıkları veya çiçeği saran kabuk
- BUZUL
-
-
[isim, coğrafya]
Kutup bölgelerinde veya daimî kar sınırının üzerindeki yükseltilerde bulunan buz kütlesi; cümudiye, glasiye
- "Yoksa bunlar buzullarda bin yıl dondurulmuş, sonra üstleri esrarlı bir mumyayla kapatılmış inançsızlık sembolleri midirler?"
-
[isim, coğrafya]
Kutup bölgelerinde veya daimî kar sınırının üzerindeki yükseltilerde bulunan buz kütlesi; cümudiye, glasiye
- ARSUZ
-
-
[isim]
Hatay iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Hatay iline bağlı ilçelerden biri
- ONSUZ
-
-
[zarf]
O olmaksızın
- "Onsuz kalınacak uzun günler ve geceleri nasıl geçirecektik?"
-
[zarf]
O olmaksızın
- MUZİP
-
Kelime Kökeni: Arapça muʿẕib
-
[sıfat]
İnsanı, şaka yollu üzecek veya uğraştıracak davranışlarda bulunmayı huy edinmiş olan; takılgan
- "Hiç de yaramaz ve muzip bir çocuk olamamakla beraber ona kötü oyunlar oynamaktan çekinmemişimdir."
-
[sıfat]
İnsanı, şaka yollu üzecek veya uğraştıracak davranışlarda bulunmayı huy edinmiş olan; takılgan
- MUZSU
-
-
[sıfat]
Muzu andıran, muza benzeyen, muz gibi; muzumsu
-
[sıfat]
Muzu andıran, muza benzeyen, muz gibi; muzumsu
- UZAMA
-
-
[isim]
Uzamak işi
- "Seyahatin uzaması ihtimali de çoktur."
-
[isim]
Uzamak işi