İçinde utma olan 55 kelime var. İçerisinde UTMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında utma olan kelimeler listesine ya da sonu utma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
İNCİRUYUTMASI
KÜLYUTMAZLIK, YANTUTMAZLIK
KORKUTMACA, KURUTMALIK, MUTMAİNLİK, OKUTMANLIK, UNUTMABENİ
ÇULTUTMAZ, KORKUTMAK, KÜLYUTMAZ, KURUTMALI, YANTUTMAZ
COZUTMAK, DOKUTMAK, KOKUTMAK, KORKUTMA, KORUTMAK, KURUTMAÇ, KURUTMAK, SOĞUTMAÇ, SOĞUTMAK, SOLUTMAK, SORUTMAK, TOZUTMAK, TUTMALIK
AKTUTMA, AVUTMAK, COZUTMA, DOKUTMA, KOKUTMA, KORUTMA, KURUTMA, MUTMAİN, OKUTMAK, OKUTMAN, SOĞUTMA, SOLUTMA, SORUTMA, TOZUTMA, ULUTMAK, UNUTMAK, UYUTMAK
AVUTMA, OKUTMA, TUTMAÇ, TUTMAK, ULUTMA, UNUTMA, UYUTMA, YUTMAK
TUTMA, UTMAK, YUTMA
UTMA
Utma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AMUT, MUTA, TAMU, UTMA
3 Harfli Kelimeler
AUT, MAT, MUT, TAM
2 Harfli Kelimeler
AM, AT, MA, TA, TU, UT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İNCİRUYUTMASI
-
-
[isim]
Küçük parçalar hâlinde doğranmış incire süt katılıp muhallebi kıvamına gelinceye kadar karıştırılarak hazırlanan bir tür tatlı
- "Ha, unutuyordum, dün akşam inciruyutması yapmıştım."
-
[isim]
Küçük parçalar hâlinde doğranmış incire süt katılıp muhallebi kıvamına gelinceye kadar karıştırılarak hazırlanan bir tür tatlı
- KÜLYUTMAZLIK
-
-
[isim]
Külyutmaz olma durumu
-
[isim]
Külyutmaz olma durumu
- YANTUTMAZLIK
-
-
[isim]
Tarafsız olma durumu
- "Hatta romancının yantutmazlığından yana da değildi."
-
[isim]
Tarafsız olma durumu
- KURUTMALIK
-
-
[sıfat]
Kurutmaya yarar, kurutmak için ayrılmış
- "Kurutmalık biber."
-
[sıfat]
Kurutmaya yarar, kurutmak için ayrılmış
- MUTMAİNLİK
-
-
[isim]
Mutmain olma durumu
-
[isim]
Mutmain olma durumu
- KORKUTMACA
-
-
[isim]
Korkutmak amacıyla yapılan şey veya davranış
- "Bu kirli ilişkiyi gözdağlarıyla, gerçeği söyleme korkutmacalarıyla sürdürüyordu."
-
[isim]
Korkutmak amacıyla yapılan şey veya davranış
- OKUTMANLIK
-
-
[isim]
Okutmanın görevi; lektörlük
-
[isim]
Okutmanın görevi; lektörlük
- UNUTMABENİ
-
-
[isim, bitki bilimi]
İki çeneklilerden, küçük mavi çiçekler açan bir süs bitkisi (Myosotis palustris)
- "Elindeki bir demet unutmabeni çiçeği yanaklarını gıdıklıyordu."
-
[isim, bitki bilimi]
İki çeneklilerden, küçük mavi çiçekler açan bir süs bitkisi (Myosotis palustris)
- KÜLYUTMAZ
-
-
[sıfat, mecaz]
Aldanmaz, kolay inanmaz (kimse)
- "Kendini herkesten daha zeki, daha külyutmaz zanneden böyleleri her zaman, her yerde vardır."
-
[sıfat, mecaz]
Aldanmaz, kolay inanmaz (kimse)
- YANTUTMAZ
-
-
[sıfat]
Tarafsız, yandaş olmayan
-
[sıfat]
Tarafsız, yandaş olmayan
- ÇULTUTMAZ
-
-
[isim, askerlik]
Cephe savaşlarında kullanılan bir tür top
-
[sıfat, mecaz]
Giysi ve mal değeri bilmeyen, derbeder, serseri, avare (kimse)
-
[isim, askerlik]
Cephe savaşlarında kullanılan bir tür top
- KURUTMALI
-
-
[sıfat]
Kurutma sistemi olan
- "Kurutmalı çamaşır makinesi."
-
[sıfat]
Kurutma sistemi olan
- KORKUTMAK
-
-
[-i]
Korkmasına yol açmak
- "Şimdi beni artık bu sessizlik korkutmakta."
-
Kaygıya düşürmek
- "Sevdiğimiz bir kadının nazarımızda meziyet teşkil eden birçok hâlleri, karımız olacak kadında bizi korkutur."
-
Gözdağı vermek
-
[-i]
Korkmasına yol açmak
- KOKUTMAK
-
-
[-i]
Hoş olmayan bir koku bırakmak
- "Bütün ovayı, bütün mor kelebekleri, yeri göğü kokuttu Murtaza'nın ölüsü."
-
Bozulup kokmasına neden olmak, kokuşturmak
- "Eti kokutmak."
-
[mecaz]
Bir işi uzatarak çıkmaza sokmak
-
[-i]
Hoş olmayan bir koku bırakmak
- KORUTMAK
-
-
[-i]
Koruma işini yaptırmak
-
[-i]
Koruma işini yaptırmak
- TOZUTMAK
-
-
[-i]
Toz kaldırmak, çevreye toz yaymak
-
Kar, toz gibi savurmak
- "Yel yine de kuytuya dalıyor, tepeden sürüklediği karları atların üzerinde tozutuyordu."
-
[mecaz]
Böbürlenmek, yüksekten konuşup söylediği sözü yerine getirmemek, palavra atmak, mangalda kül bırakmamak
-
[mecaz]
Aklını yitirmek
- "Hangi doktor hastasına resmen sen tozutuyorsun dostum, demiştir?"
-
[-i]
Toz kaldırmak, çevreye toz yaymak
- SORUTMAK
-
-
[nesnesiz]
Somurtmak, surat asmak
-
[ağızlardan]
Ayakta durmak, dikilmek, beklemek
-
[nesnesiz]
Somurtmak, surat asmak
- TUTMALIK
-
-
[isim]
Tutmaya yarayan nesne
-
[spor]
Bakınız krampon
-
[isim]
Tutmaya yarayan nesne
- KURUTMAK
-
-
[-i]
Suyunu ve ıslaklığını giderip kuru duruma getirmek
- "Gözyaşlarını kurut, dedi, bilirsin ki kader değişmez."
-
Bitkileri susuz bırakıp kurumasına sebep olmak
- "Tek başına dolaştığın derin, yeşil ormanlarda / Yaprakları kurutacak sonbaharı düşündün mü?"
-
Bazı sebze ve meyvelerin buharlaştırılmasıyla kuru bir durum almasını sağlamak
-
[mecaz]
Cılız duruma getirmek, zayıflatmak
- "Bu hastalık onu kurutmuş."
-
[mecaz]
Yiyecek ve içecekleri yiyip bitirmek
-
[mecaz]
Uğursuzluk getirmek, yok etmek
- "Dâhilde bütün millî kuvvetlerimizi dağıttılar, bütün kabiliyetlerimizi kuruttular."
-
[-i]
Suyunu ve ıslaklığını giderip kuru duruma getirmek
- SOĞUTMAK
-
-
[-i]
Soğumasını sağlamak, soğumasına sebep olmak
- "Suyu soğutmak."
-
[-den, mecaz]
Herhangi bir durum, kişi, olay; birine, bir yere veya bir şeye karşı duyulan sevgi ve ilginin yok olmasına yol açmak; dondurmak
- "Bizden soğudular, bizi de kendilerinden soğuttular."
-
[-i]
Soğumasını sağlamak, soğumasına sebep olmak