İçinde tün olan 80 kelime var. İçerisinde TÜN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tün olan kelimeler listesine ya da sonu tün ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BÜTÜNLENEBİLMEK, BÜTÜNLEŞEBİLMEK, BÜTÜNLEŞTİRİLME, BÜTÜNLETEBİLMEK, BÜTÜNLEYEBİLMEK
BÜTÜNLENEBİLME, BÜTÜNLEŞEBİLME, BÜTÜNLEŞTİRİCİ, BÜTÜNLEŞTİRMEK, BÜTÜNLETEBİLME, BÜTÜNLEYEBİLME, BÜTÜNLEYİCİLİK
BÜTÜNLEŞTİRME, SİRETÜNNEBEVİ
BÜTÜNCÜLLÜK, BÜTÜNLEMELİ, BÜTÜNLENMEK, BÜTÜNLEŞMEK, BÜTÜNLETMEK, BÜTÜNLEYİCİ, BÜTÜNSELLİK, SİRETÜNNEBİ, SÜRTÜNMESİZ, ÜSTÜNLEŞMEK
BÜTÜNCÜLÜK, BÜTÜNLEMEK, BÜTÜNLENİŞ, BÜTÜNLENME, BÜTÜNLEŞİK, BÜTÜNLEŞME, BÜTÜNLETME, BÜTÜNLEYEN, BÜTÜNLEYİŞ, BÜTÜNLÜKLÜ, OPORTÜNİST, OPORTÜNİZM, SÜRTÜNMELİ, TÜNEKLEMEK, TÜTÜNCÜLÜK, ÜSTÜNLEŞME, ÜSTÜNSEMEK
BAŞÜSTÜNE, BÜTÜNLEME, BÜTÜNÜYLE, NEPTÜNYUM, SÜRTÜNMEK, TÜNEKLEME, ÜSTÜNKÖRÜ, ÜSTÜNSEME
BÜSBÜTÜN, BÜTÜNCÜL, BÜTÜNLER, BÜTÜNLÜK, BÜTÜNSEL, ÖRTÜNMEK, SÜRTÜNME, SÜRTÜNÜŞ, TÜNAYDIN, TÜTÜNLÜK, ÜSTÜNLÜK
BÜTÜNCE, BÜTÜNCÜ, ÖRTÜNME, ÖRTÜNÜŞ, TÜNEMEK, TÜNEYİŞ, TÜTÜNCÜ
KÖFTÜN, KÜRTÜN, NEPTÜN, TÜNEME, TÜNMEK, ÜSTÜNE
BÜTÜN, TÜNEK, TÜNEL, TÜNME, TÜTÜN, ÜSTÜN
TÜN
Tün Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
TÜN
2 Harfli Kelimeler
NÜ, ÜN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BÜTÜNLEŞEBİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Bütünleşme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Bütünleşme becerisi bulunmak
- "Bir şair yüreğiyle bir ırmak ancak bu kadar bütünleşebilir çünkü."
-
[nesnesiz]
Bütünleşme ihtimali veya imkânı bulunmak
- BÜTÜNLEŞTİRİLME
-
-
[isim]
Bütünleştirilmek işi; tamlaştırılma
-
[isim]
Bütünleştirilmek işi; tamlaştırılma
- BÜTÜNLEYEBİLMEK
-
-
[-i]
Bütünleme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Bütünlemeye gücü yetmek
-
[-i]
Bütünleme ihtimali veya imkânı bulunmak
- BÜTÜNLETEBİLMEK
-
-
[-e, -i]
Bütünletme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
Bütünletmeye gücü yetmek
-
[-e, -i]
Bütünletme ihtimali veya imkânı bulunmak
- BÜTÜNLENEBİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Bütünlenme ihtimali veya imkânı bulunmak
-
[nesnesiz]
Bütünlenme ihtimali veya imkânı bulunmak
- BÜTÜNLENEBİLME
-
-
[isim]
Bütünlenebilmek işi
-
[isim]
Bütünlenebilmek işi
- BÜTÜNLEŞTİRMEK
-
-
[-i]
Bütün duruma getirmek; tamlaştırmak
- "Kurtuluş Savaşı bütün yabancılıkları kanda yoğurup bütünleştirdi bizi."
-
[-i]
Bütün duruma getirmek; tamlaştırmak
- BÜTÜNLEŞTİRİCİ
-
-
[isim]
Bütünleştirmek işini yapan kimse veya şey
- "Çünkü bu düşünce dayandığı temellerde aslen ayrıştırıcıdır, bütünleştirici değil."
-
[isim]
Bütünleştirmek işini yapan kimse veya şey
- BÜTÜNLETEBİLME
-
-
[isim]
Bütünletebilmek işi
-
[isim]
Bütünletebilmek işi
- BÜTÜNLEYEBİLME
-
-
[isim]
Bütünleyebilmek işi
-
[isim]
Bütünleyebilmek işi
- BÜTÜNLEŞEBİLME
-
-
[isim]
Bütünleşebilmek işi
- "Fiziksel varlığının farkına varan Mümtaz, bedeniyle olduğu gibi tabiatla da bütünleşebilme, o muazzam bütünün bir parçası olabilme potansiyeline de sahiptir."
-
[isim]
Bütünleşebilmek işi
- BÜTÜNLEYİCİLİK
-
-
[isim]
Bütümleyen olma durumu; tümleyicilik
-
[isim]
Bütümleyen olma durumu; tümleyicilik
- BÜTÜNLEŞTİRME
-
-
[isim]
Bütünleştirmek işi; tamlaştırma
-
[isim]
Bütünleştirmek işi; tamlaştırma
- SİRETÜNNEBEVİ
-
Kelime Kökeni: Arapça sīret + nebevī
-
[isim]
Bakınız siretünnebi
-
[isim]
Bakınız siretünnebi
- BÜTÜNLENMEK
-
-
[nesnesiz]
Bütünleme işine konu olmak; tamamlanmak, ikmal edilmek, tümlenmek
- "... ve yıldızlar indikçe bakışlarınla / Bütünlenirdi varlığım"
-
[nesnesiz]
Bütünleme işine konu olmak; tamamlanmak, ikmal edilmek, tümlenmek
- BÜTÜNLEYİCİ
-
-
[sıfat]
Bakınız bütünleyen
-
[sıfat]
Bakınız bütünleyen
- BÜTÜNLEŞMEK
-
-
[nesnesiz]
Bütün duruma gelmek
- "Boğaziçi'nde yaşayan bir insan, kendisini kapanmış, bütünleşmiş bir mekânda duyumsar."
-
[nesnesiz]
Bütün duruma gelmek
- BÜTÜNCÜLLÜK
-
-
[isim]
Bakınız totaliterlik
- "Bütüncüllük, bireysel özgürlüklere yer vermeyen, bireyi her bakımdan devlete bağlı kılan bir yönetim anlayışı."
-
Bütüne önem verme, bütünü görme, bir konuyu bütün olarak değerlendirme, bütünü esas alma
- "Gerçekliğin bir özelliği olan ‘bütüncüllük’ gereği, roman konularında bir genişleme kaydedilir."
-
Birbirini tamamlama, birlikte bir bütün oluşturma durumu
-
Bakınız kapsamlılık
-
[isim]
Bakınız totaliterlik
- BÜTÜNSELLİK
-
-
[isim]
Bütünsel olma durumu; totallik
- "İnsan bu süreç içinde bütünselliğine doğru yol alıyor."
-
[isim]
Bütünsel olma durumu; totallik
- SİRETÜNNEBİ
-
Kelime Kökeni: Arapça sīret + nebī
-
[isim]
Hz. Muhammed’in hayat hikâyesi; siretünnebevi
-
[isim]
Hz. Muhammed’in hayat hikâyesi; siretünnebevi