İçinde tün olan 8 harfli 11 kelime var. İçerisinde TÜN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tün olan kelimeler listesine ya da sonu tün ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tün Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

N T Ü

3 Harfli Kelimeler

TÜN

2 Harfli Kelimeler

NÜ, ÜN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SÜRTÜNÜŞ

  1. [isim] Sürtünmek işi
BÜTÜNLÜK

  1. [isim] Bütün olma durumu; tümlük
    • "Ulusal birlik adına dış politikadaki bütünlük tam olmalıydı." (Çetin Altan)
BÜTÜNLER

  1. [sıfat, matematik] Bütün durumuna getiren veya bütün durumuna getirmek için eklenen; tümler, mütemmim
TÜTÜNLÜK

  1. [isim] Tütün ekilen yer, tütün tarlası
  2. Hayvanın sırt bölgesinden çıkarılan pastırmalık et
  3. Sırtın kuyruğa yakın yerinden yapılmış en gevrek pastırma
  4. [ağızlardan] Kadınların iş yaparken giydiği genellikle eskimiş olan giysi
    • "Değirmen başında vurdular beni / Kirli tütünlüğe sardılar beni" (Halk türküsü)
BÜTÜNCÜL

  1. [sıfat] Bakınız totaliter
  2. Bütüne önem veren, bütünü gören, bir konuyu bütün olarak değerlendiren, bütünü esas alan; holistik
    • "Yaşadığımız çağın en büyük sorunlarından biri de meselelere bütüncül bir göz ile bakamamak, elde ettiğimiz bazı verileri işin tamamı zannederek indirgemeci bir yaklaşım ile onların üzerine hükümler bina etmektir." (Mehmet Emin Yıldırım)
  3. Birbirini tamamlayan, birlikte bir bütün oluşturan
    • "Acaba edebiyatın siyasayla gerçekten vazgeçilmez, bütüncül bir ilişkisi var mıdır?" (Demirtaş Ceyhun)
BÜTÜNSEL

  1. [sıfat] Bütün niteliğinde olan, bütünle ilgili; total
    • "Okuyucu, metaforun kendisini nihai olarak ulaştıracağı bütünsel anlama ulaşmaya gayret eder." (Oğuz Cebeci)
ÖRTÜNMEK

  1. [nesnesiz] Kendi üzerine bir şey örtmek
    • "Üşümem merak etme / Sıcak tutar yün fanila / Olmazsa örtünürüm / Battaniyeyi iki katlı" (Behçet Necatigil)
  2. Kadın, dinî açıdan görünmesi sakıncalı olan yerlerini örtmek
ÜSTÜNLÜK

  1. [isim] Üstün olma durumu; faiklik, faikiyet, galebe, rüçhan, avantaj
    • "Bunlar kendilerini kıskançlık gibi, üstünlük gibi gençlik hislerine kaptıran hanımlardı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
BÜSBÜTÜN

  1. [zarf] Bakınız tamamen
    • "Ahır tarafını henüz büsbütün ateş sarmamıştı" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Bakınız iyice
    • "Ağlayarak, çırpınarak söylediği bu sözler Sultan Murad’ı büsbütün gazaba getirdi." (Reşat Ekrem Koçu)
TÜNAYDIN

  1. [ünlem] Öğleden akşama kadar geçen süre içinde karşılaşıldığında kullanılan bir selamlama sözü
    • "Bir de şu sorun var: Selam verirken günaydın mı, tünaydın mı diyeceğim? Öğle geçtiğine tünaydın demeliyim." (Fakir Baykurt)
SÜRTÜNME

  1. [isim] Sürtünmek işi
    • "Bir ayağın yerlere sürtünmesinden çıkan, silik ve belirsiz sesi işitti." (Peyami Safa)
  2. [fizik] Yüzeyleri birbirinin üstüne gelerek biri veya her ikisi ötekine göre ters doğrultuda kayan iki cismin durumu; delk
    • "Sürtünme, kinetik enerjinin bir bölümünü ısıl enerjiye çevirdiğinden motorun verimini azaltır."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü