İçinde tak olan 7 harfli 33 kelime var. İçerisinde TAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tak olan kelimeler listesine ya da sonu tak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K T
3 Harfli Kelimeler
KAT, TAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TAKİPÇİ
-
-
[isim]
Takip eden, izleyen kimse
-
[isim]
Takip eden, izleyen kimse
- TAKATLİ
-
-
[sıfat]
Takati olan
-
[sıfat]
Takati olan
- TAKLİDİ
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳlīdī
-
[sıfat, eskimiş]
Taklit yoluyla yapılan
-
[sıfat, eskimiş]
Taklit yoluyla yapılan
- BATAKLI
-
-
[sıfat]
Bataklığı olan, bataklık bulunan (yer)
-
[sıfat]
Bataklığı olan, bataklık bulunan (yer)
- YATAKLI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir sayıda yatağı olan, yatak alabilen
- "Hancı beni dört yataklı odada bırakarak çekildi."
-
İçinde aktığı yer derin olan
- "Yataklı ırmak."
-
[isim]
Bakınız yataklı vagon
- "Ankara’ya giden yataklıya binecek, sabah Ankara’ya varacak, Cemal’le konuşup aynı akşam istanbul’a dönecekti."
-
[sıfat]
Herhangi bir sayıda yatağı olan, yatak alabilen
- TAKRİBİ
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳrībī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız yaklaşık
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız yaklaşık
- TAKINMA
-
-
[isim]
Takınmak işi
- "Kitaba aldığım bu yazılar, gerçekte siyasal kavgamın gelişme sürecinde önemli bir tavır takınmayı vurgulamaktadır."
-
[isim]
Takınmak işi
- ORTAKÇI
-
-
[isim]
Ortakçılık yapan kimse; yarıcı, maraba
- "Tarlada ortakçısıyla her gün çalışabilen Şaban, Zeyno'nun hâlini acınacak buluyordu."
-
[hayvan bilimi]
Konakçının sindirilmemiş besininden yararlanan konuk
-
[isim]
Ortakçılık yapan kimse; yarıcı, maraba
- ATAKLIK
-
-
[isim]
Atak olanın durumu veya atak bir biçimde yapılan iş, davranış
- "Kara Yusuf ve arkadaşlarındaki ataklık halkı sarıyor."
-
[isim]
Atak olanın durumu veya atak bir biçimde yapılan iş, davranış
- ORTAKÇA
-
-
[zarf]
Bakınız ortaklaşa
- "Yeni konut alışkanlıklarımızda ortakça sokak köpeği beslemek yok."
-
[zarf]
Bakınız ortaklaşa
- TAKSİCİ
-
-
[isim]
Taksi çalıştıran kimse
-
[isim]
Taksi çalıştıran kimse
- TAKİBAT
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿḳībāt
-
[isim, hukuk]
Bakınız kovuşturma
- "Hakkımda takibat yapılacağından korkmayarak size anlatabilirim."
-
[isim, hukuk]
Bakınız kovuşturma
- YATAKÇI
-
-
[isim, tarih]
Sancak beyleri ve beylerbeyi tarafından geceleyin çarşıları beklemekle görevlendirilen halktan kimse
-
[isim, tarih]
Sancak beyleri ve beylerbeyi tarafından geceleyin çarşıları beklemekle görevlendirilen halktan kimse
- TAKILMA
-
-
[isim]
Takılmak işi
- "Sonradan kapının kaldırılıp yerine takılması için yetmiş kişinin çalışması icap etti."
-
[isim]
Takılmak işi
- ORTAKÖY
-
-
[isim]
Aksaray iline bağlı ilçelerden biri
-
Çorum iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Aksaray iline bağlı ilçelerden biri
- BATAKÇI
-
-
[sıfat]
Borcunu ödememeyi alışkanlık edinmiş (kimse)
-
Eline geçen parayı batıran (kimse)
- "Baba daima boğazına kadar borç içinde yaşar, müsrif, batakçı bir memurdu."
-
[sıfat]
Borcunu ödememeyi alışkanlık edinmiş (kimse)
- SİRTAKİ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Kolların ve ayak hareketlerinin önemli olduğu, giderek hızlanan bir tür halk oyunu
- "İlkin laterna eşliğinde sirtakiler yapıldı, sonra hızlı danslara geçildi."
-
[isim]
Kolların ve ayak hareketlerinin önemli olduğu, giderek hızlanan bir tür halk oyunu
- TAKINAK
-
-
[isim, ruh bilimi]
Bilince takılarak korku ve bunalım yaratan, kişinin çabalarına karşın kurtulamadığı düşünce
-
[isim, ruh bilimi]
Bilince takılarak korku ve bunalım yaratan, kişinin çabalarına karşın kurtulamadığı düşünce
- TAKINTI
-
-
[isim]
Bir durum ve sorunla ilişkisi olan başka durum veya sorun
- "Uykum kaçınca aklım bir şeye takılır ve o takıntıyı savuşturuncaya kadar gözüme uyku girmez."
-
Bütünlemeye kalınan ders
-
Küçük, önemsiz borç
-
[ruh bilimi]
Bir şeye hastalık derecesinde düşkünlük; obsesyon
- "Sözünü ettiğim takıntı bana rahmetli babamdan miras kaldı."
-
[argo]
İlişki kurulan kimse
-
[isim]
Bir durum ve sorunla ilişkisi olan başka durum veya sorun
- TAKSALI
-
-
[sıfat]
Pulu yapıştırılmadığı veya eksik yapıştırıldığı için parası, cezasıyla birlikte kendisine gönderilen kimseden alınan (mektup)
-
[sıfat]
Pulu yapıştırılmadığı veya eksik yapıştırıldığı için parası, cezasıyla birlikte kendisine gönderilen kimseden alınan (mektup)