İçinde tak olan 6 harfli 32 kelime var. İçerisinde TAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tak olan kelimeler listesine ya da sonu tak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KAT, TAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TAKTİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca tactique
-
[isim]
İstenen sonuca ulaşmak için izlenen yol; tabiye
-
[askerlik]
Türlü savaş araçlarını belli bir sonuca ulaşmak amacıyla etkili biçimde birleştirerek ve kullanarak kara, deniz veya hava savaşını yönetme sanatı; tabiye
-
[spor]
Oyunlarda oyuncunun veya takımlardan herhangi birinin uygulayacağı oyun yöntemi
-
[mecaz]
İstenen sonuca ulaşmak amacıyla izlenen yol ve kullanılan yöntemlerin tümü
- "Hayatında ilk ve son defa başvurduğu taktik de bu oldu."
-
[isim]
İstenen sonuca ulaşmak için izlenen yol; tabiye
- TAKLİP
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳlīb
-
[isim, eskimiş]
Bakınız döndürme
-
Bir şeyin biçim ve kalıbını değiştirme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız döndürme
- TAKLİT
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳlīd
-
[isim]
Belli bir örneğe benzemeye veya benzetmeye çalışma; öykünme
- "Her memleket başkalarının yeniliklerini taklit ile başladığı intizama kendisinin eskiliklerini tahkik ile nihayet verir."
-
Birinin davranışlarını, konuşmasını tekrarlayarak eğlenme
- "Hele taklitleri? Kadın taklidi, Arap taklidi hepsini birbirinden güzel yapıyordu."
-
Benzetilerek yapılmış şey; imitasyon
-
[isim]
Belli bir örneğe benzemeye veya benzetmeye çalışma; öykünme
- TAKBİH
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳbīḥ
-
[isim, eskimiş]
Çirkin görme, beğenmeme
-
Bakınız kınama
-
[isim, eskimiş]
Çirkin görme, beğenmeme
- PAYTAK
-
Kelime Kökeni: Arapça baydaḳ
-
[sıfat]
Çarpık, eğri bacaklı
-
[zarf]
Çarpık, eğri bacaklı bir biçimde
- "Alçak ökçe kadını paytak ve çirkin gösteriyor."
-
[isim]
Satranç oyununda piyade taşı
-
[isim]
Dama oyununda yuvarlak taşlardan her biri
-
[sıfat]
Çarpık, eğri bacaklı
- KAYTAK
-
-
[sıfat]
Sözünde durmayan
-
[argo]
Bakınız dalkavuk
-
[sıfat]
Sözünde durmayan
- MÜŞTAK
-
Kelime Kökeni: Arapça muştaḳḳ
- ÖSTAKİ
-
Kelime Kökeni: (Eustachio özel adından)
-
[isim, anatomi]
Bakınız östaki borusu
-
[isim, anatomi]
Bakınız östaki borusu
- TAKSİT
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳsīṭ
-
[isim]
Bir borcun belli zamanlarda ödenmesi gerekli olan parçalarından her biri
- "Sen nasıl olsa memursun, taksitle her şeyi alabilirsin."
-
[isim]
Bir borcun belli zamanlarda ödenmesi gerekli olan parçalarından her biri
- TAKSİR
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳṣīr
- TAKSİM
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳsīm
-
[isim]
Bakınız paylaştırma
- "Bu antlaşmalar, Osmanlı Devleti'nin taksimini öngörüyordu."
-
[eskimiş, matematik]
Bakınız bölü
-
[müzik]
Klasik Türk müziğinde faslın başında ve ortasında çalgıcının doğaçlama yöntemiyle çaldığı müzik
-
[isim]
Bakınız paylaştırma
- YALTAK
-
-
[sıfat]
Bakınız dalkavuk
-
[sıfat]
Bakınız dalkavuk
- TAKILI
-
-
[sıfat]
Takılmış, tutturulmuş, asılmış
-
[sıfat]
Takılmış, tutturulmuş, asılmış
- KISTAK
-
-
[isim, coğrafya]
Bir yarımadayı karaya bağlayan, iki yanı su, dar kara parçası; berzah, dil (I)
-
[isim, coğrafya]
Bir yarımadayı karaya bağlayan, iki yanı su, dar kara parçası; berzah, dil (I)
- KOSTAK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Zarif, kibar, çalımlı, güzel giyinmiş, yakışıklı (erkek)
- "Boşa kostaklanma kostak değilsin karam"
-
Yiğit, kabadayı, yürekli
-
[sıfat, ağızlardan]
Zarif, kibar, çalımlı, güzel giyinmiş, yakışıklı (erkek)
- BULTAK
-
-
[isim]
Okul öncesi çocukların zekâ gelişimi için tasarlanmış, genellikle küp veya top biçiminde yapılan, üzerlerinde çeşitli şekillerde delikler bulunan ve bu şekillere göre hazırlanmış parçaları uygun deliğe sokma esasına dayanan bir oyuncak
-
[isim]
Okul öncesi çocukların zekâ gelişimi için tasarlanmış, genellikle küp veya top biçiminde yapılan, üzerlerinde çeşitli şekillerde delikler bulunan ve bu şekillere göre hazırlanmış parçaları uygun deliğe sokma esasına dayanan bir oyuncak
- TAKİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳiyye
-
[isim]
Mezhep belirtmeme, gizleme
-
[mecaz]
Olduğundan farklı görünme
-
[eskimiş]
Sakınma, çekinme
-
[isim]
Mezhep belirtmeme, gizleme
- ATAKUM
-
-
[isim]
Samsun iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Samsun iline bağlı ilçelerden biri
- TAKDİM
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳdīm
-
[isim]
Bir şeyi karşılıksız olarak birine verme
-
Bakınız tanıtma
-
Bakınız tanıştırma
-
Öne alma, önceye alma
-
[isim]
Bir şeyi karşılıksız olarak birine verme
- TAKDİS
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳdīs
-
[isim]
Kutsal sayma; kutsama
-
[isim]
Kutsal sayma; kutsama