İçinde ram olan 8 harfli 43 kelime var. İçerisinde RAM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ram olan kelimeler listesine ya da sonu ram ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ram Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A M R

3 Harfli Kelimeler

RAM

2 Harfli Kelimeler

AM, AR, MA, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ORAMİRAL

Kelime Kökeni: Türkçe or + Fransızca amiral

  1. [isim, askerlik] Deniz kuvvetlerinde, kara kuvvetlerindeki orgeneralin dengi olan en yüksek rütbeli amiral
FIKRAMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Herhangi bir yiyecek ekşimek; fışlamak
KAVRAMAK

  1. [-i] Elle sıkıca tutmak
    • "Çocuğu koltuk altlarından kavrayıp kaldırdı." (Necati Cumalı)
  2. Bir nesne veya düşünceyi her yönüyle anlamak
    • "Bilim yoluyla olguları kavrayıp sıralayabiliriz." (Orhan Hançerlioğlu)
  3. Motorlu araçlarda debriyaj pedalı görev yapmak
  4. Motorlu araçlarda lastik yolu tutmak
HARAMSIZ

  1. [sıfat] Haram olmayan, haram karışmamış
    • "Haramsız kazanç."
KİLOGRAM

Kelime Kökeni: Fransızca kilogramme

  1. [isim, matematik] Bin gramlık bir ağırlık ölçü birimi; kilo (kg)
KIVRAMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Buruşup toplanmak, kıvırcık duruma gelmek
    • "İplik kıvradı."
  2. Hızlı yürümek
  3. Harekete geçmek
DİTİRAMP

Kelime Kökeni: Fransızca dithyrambe

  1. [isim] Eski Yunanların Dionysos şerefine okudukları tören şarkısı
  2. Bakınız lirik şiir
NİTRAMİT

Kelime Kökeni: Fransızca nitramite

  1. [isim, mineraloji] Doğal amonyum nitrat
SIÇRAMAK

  1. [-e] Ayaklarla, birdenbire ve kuvvetle yeri teperek hızla yukarıya veya ileriye atılmak
    • "Çocuk taştan taşa sıçrayarak gitti."
  2. [nesnesiz] Bir uyarı veya heyecan sebebiyle ürkerek birdenbire olduğu yerde doğrulur gibi sarsılmak
    • "Uyumuş olacak ki yataktan sıçrayarak uyandı." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Yerinden koparak hızla, parçalar durumunda savrulmak
    • "Tarlalardan kalkan çamur parçaları etrafa, bazen de üstüme sıçrıyordu." (Ömer Seyfettin)
  4. Yayılmak, bir yerden başka bir yere geçmek
    • "Hatta az önce Birgi'ye de sıçramıştı satışlar." (Necati Cumalı)
KAVRAMCI

  1. [sıfat, felsefe] Kavramcılık yanlısı olan; konseptüalist
MİLİGRAM

Kelime Kökeni: Fransızca milligramme

  1. [isim, matematik] Bir gramın binde birine eşit ağırlık ölçüsü birimi (mgr)
DİYAFRAM

Kelime Kökeni: Fransızca diaphragme

  1. [isim, anatomi] Göğüs ve karın boşluklarını birbirinden ayıran ince ve geniş kas
  2. [fizik] Bir ışık demetinde uçtaki ışıkları tutmak ve optik cihazlarda daha net bir görüntü elde etmek için kullanılan çapı ayarlanabilir ışık geçirmez levha
İKRAMİYE

Kelime Kökeni: Arapça ikrāmiyye

  1. [isim] Bir yerde çalışan kimselere genellikle kazançtan dağıtılan veya iyi çalıştıkları için aylık dışında verilen para
    • "Sonra yılda bir kez aldıkları ikramiyelerini artık alamayacaklarını bildirdi." (Lâtife Tekin)
  2. Piyangoda bir kimseye çıkan para veya nesne
BAYRAMİÇ

  1. [isim] Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri
ODYOGRAM

Kelime Kökeni: Fransızca audiogramme

  1. [isim, fizik] İşitme eşiğinin frekansa göre değişimlerini gösteren grafik
YIPRAMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Aşınıp eskimek, incelmek
  2. Kaybolmaya başlamak
    • "Pek tabii ki, bu kargaşalık içinde artık sanatkâr hükümdar tipi de zayıfladı, yıpradı, görünür görünmez hâle geldi." (Sâmiha Ayverdi)
SİNERAMA

Kelime Kökeni: Fransızca cinérama

  1. [isim, sinema] Mercekleri 27 milimetre aralıklı üç ayrı alıcının yan yana birleştirilip eşlemeli olarak çalıştırılmasıyla ortaya çıkan bir geniş perde ve üç boyutlu sinema tekniği
TRAMPLEN

Kelime Kökeni: Fransızca tremplin

  1. [isim] Yüzme sporunda, suya yüksekten atlamada kullanılan bir ucu sabit, öteki ucu esneyen sıçrama tahtası
  2. Kayakta, atlamayı yapan sporcuya gerekli hızı sağlayan, özel olarak düzenlenmiş eğik alan
PANORAMA

Kelime Kökeni: Fransızca panorama

  1. [isim] Yüksek bir yerden bakıldığında göz önüne serilen geniş görünüş
    • "Belediye reisi bir panorama resmi çekmeyi akıl etmeyen fotoğrafçıya çıkışıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bakınız genel görünüm
    • "Çağdaş Türk sanatından bir panorama vermeyi amaçladık."
KIPRAMAK

  1. [nesnesiz] Bakınız kımıldamak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü