İçinde kal olan 10 harfli 111 kelime var. İçerisinde KAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kal olan kelimeler listesine ya da sonu kal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K L
3 Harfli Kelimeler
KAL, LAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KALAYBALIK
-
-
[isim, denizcilik]
Balık avlamada oltanın ucuna yerleştirilen madde
-
[isim, denizcilik]
Balık avlamada oltanın ucuna yerleştirilen madde
- ARKALIKSIZ
-
-
[sıfat]
Arkalığı, sırt dayayacak yeri olmayan
- "Çadır, içindeki arkalıksız iskemlelere kurulan müşterileri güneşten korur."
-
[sıfat]
Arkalığı, sırt dayayacak yeri olmayan
- KAYMAKALTI
-
-
[isim, ağızlardan]
Yağı alınmış süt
-
[isim, ağızlardan]
Yağı alınmış süt
- HALKALAMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi kıvırarak halka biçimine getirmek
-
Bir yer veya şeyin çevresini çember biçiminde kuşatmak
-
[-i]
Bir şeyi kıvırarak halka biçimine getirmek
- KALDIRIMCI
-
-
[isim]
Bakınız kaldırım işçisi
-
[argo]
Mağazada alışveriş yapan kimsenin çantasını tezgâh üzerinden kaparak çalan kimse
-
[isim]
Bakınız kaldırım işçisi
- KALIPLILIK
-
-
[isim]
Kalıplı olma durumu
-
[isim]
Kalıplı olma durumu
- KALANDIRCI
-
-
[isim]
Kalandır işini makine aracılığıyla yapan kimse
-
[isim]
Kalandır işini makine aracılığıyla yapan kimse
- KALIPLANMA
-
-
[isim]
Kalıplanmak işi
-
[isim]
Kalıplanmak işi
- ARTAKALMAK
-
-
[-den]
Artmak, geriye kalmak, fazla bulunmak
- "Artakalan para ile çocuk pek güç geçiniyordu."
-
[-den]
Artmak, geriye kalmak, fazla bulunmak
- KALAKALMAK
-
-
[nesnesiz]
Bir şey veya durum karşısında şaşırmak
- "Baktılar ve ani bir komutla dondurulmuşçasına öylece kalakaldılar."
-
Güç durumda kalmak
- "Arka tekerler alıp başını geçti gitti. Kırk yolcu yolun ortasında kalakaldık."
-
[nesnesiz]
Bir şey veya durum karşısında şaşırmak
- MATRİARKAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca matriarcal
-
[sıfat, toplum bilimi]
Bakınız anaerkil
-
[sıfat, toplum bilimi]
Bakınız anaerkil
- GRAMATİKAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca grammatical
-
[sıfat]
Dil bilgisi kurallarına uygun
-
[sıfat]
Dil bilgisi kurallarına uygun
- KALKIŞILMA
-
-
[isim]
Kalkışılmak durumu
-
[isim]
Kalkışılmak durumu
- KALKABİLME
-
-
[isim]
Kalkabilmek işi
-
[isim]
Kalkabilmek işi
- TOKALAŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le]
Birbirinin elini sıkmak, el sıkışmak
- "Yalnız rüyalarında birbirlerinden bir lahza ayrılıp tokalaşıyorlardı."
-
[nesnesiz, -le]
Birbirinin elini sıkmak, el sıkışmak
- KALBURÜSTÜ
-
-
[sıfat, mecaz]
Seçkin, sivrilmiş, önde gelen
- "Beylerbeyi, eski Boğaziçi'nin en kalburüstü bürokratlarını barındıran güngörmüşlüğünün simgesi, bir köşesidir."
-
Benzerleri içinde daha üstün olan
- "Bugün dahi kalburüstü üç dört oyunu hâlâ, başta Viyana ve Peşte olmak üzere oynanır durur."
-
[sıfat, mecaz]
Seçkin, sivrilmiş, önde gelen
- KALPLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Bir kimse çeviklik, doğruluk veya çalışkanlığını yitirmek
- "Bu işçi gittikçe kalplaşıyor."
-
[nesnesiz]
Bir kimse çeviklik, doğruluk veya çalışkanlığını yitirmek
- KALDIRTMAK
-
-
[-e, -i]
Kaldırma işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Kaldırma işini yaptırmak
- YASTIKALTI
-
-
[sıfat, ekonomi]
Banka veya bir başka yere yatırılmak yerine evde, iş yerinde saklanan taşınabilir (değer)
- "Yastıkaltı para."
-
[sıfat, ekonomi]
Banka veya bir başka yere yatırılmak yerine evde, iş yerinde saklanan taşınabilir (değer)
- KALDIRIMLI
-
-
[sıfat]
Kaldırımı olan
- "Kaldırımlı bahçenin sol yanında, yalnız bir oda ile bir de ayakyolu vardır."
-
[sıfat]
Kaldırımı olan