İçinde can olan 8 harfli 24 kelime var. İçerisinde CAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında can olan kelimeler listesine ya da sonu can ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Can Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A C N

3 Harfli Kelimeler

CAN

2 Harfli Kelimeler

AN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PARMICAN

Kelime Kökeni: İtalyanca parmigiano

  1. [isim] Bir tür İtalyan peyniri
PATLICAN

Kelime Kökeni: Arapça bādincān

  1. [isim, bitki bilimi] Patlıcangillerden, kalın saplı, uzunca yapraklı otsu bitki (Solanum melongena)
  2. Bu bitkinin sebze olarak kullanılan, mor renkli, uzunca veya toparlak ürünü
MERCANLI

  1. [sıfat] İçinde mercan bulunduran
CANSIZCA

  1. [zarf] Cansız bir biçimde; cansızcasına
    • "Elini cansızca kaldırıp gösterdi. Sonra kendini bıraktı." (Talip Apaydın)
CAPCANLI

  1. [sıfat] Çok canlı
    • "Ayaklarının birisi taşla ezilmişti ama capcanlıydı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [zarf] Canlı bir biçimde
    • "Ulan Mustafa, insanoğlu ana rahmine düşer de dokuz ay on gün sonra capcanlı fırlar." (Sait Faik Abasıyanık)
DAMACANA

Kelime Kökeni: İtalyanca damigiana

  1. [isim] Su vb. sıvıları taşımaya yarayan, dar ağızlı, şişkin karınlı, genellikle hasır veya plastik sepet içinde korunan büyük şişe
    • "Küçüksu ve Hisar’da damacana su satan bir sucumuz vardı." (Oğuz Karakartal)
SATLICAN

Kelime Kökeni: Arapça ẕāt + cenb

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız zatülcenp
    • "Kayıkla gelip kurtarmasalardı satlıcandan geberecektim." (Sait Faik Abasıyanık)
CANHIRAŞ

Kelime Kökeni: Farsça cānḫirāş

  1. [sıfat] Yürek paralayan, iç tırmalayan, tüyler ürpertecek kadar korkunç
    • "Canhıraş bir feryat koparır koparmaz ipek gömlekle odaya kendimi atmışım." (Sermet Muhtar Alus)
MECCANEN

Kelime Kökeni: Arapça meccānen

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız bedava
    • "Size meccanen veriyorlar, siz bilirsiniz, dedi." (Yaşar Kemal)
CANBERRA

  1. [isim] Avustralya'nın başkenti
HAVLICAN

Kelime Kökeni: Farsça ḫavlencān

  1. [isim, bitki bilimi] Zencefilgillerden, aynı adla anılan kök sapları baharat olarak kullanılan güzel kokulu bir bitki (Alpinia officinarum)
USULCANA

  1. [zarf, ağızlardan] Bakınız yavaşça
    • "Baytarı uyandırmamak için parmaklarının ucuna basa basa hamamlığa gitti, kapıyı usulcana açtı." (Yaşar Kemal)
CANCİĞER

  1. [sıfat] Çok yakın, sıkı fıkı, pek içten (arkadaş)
    • "Aynı işi ortaklaşa yaparlardı, canciğer dosttular." (Orhan Kemal)
CANANLIK

  1. [isim] Canan olma durumu
CANLANMA

  1. [isim] Canlanmak işi; tecessüm
    • "Sermaye piyasasının canlanması için alınması gereken önlemler sürekli tartışılmaktadır." (Reha Tanör)
CANİYANE

Kelime Kökeni: Arapça cāni + Farsça -āne

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız canice
  2. Canice olan
    • "Güzellikle dehşeti bir arada yoğuran korkunç, caniyane, ürpertici bir dram." (İsmail Habib Sevük)
CANLANIŞ

  1. [isim] Canlanmak işi
    • "Kırk Haramilerin Esiri'nde güya medeni milletlerin en vahşi saldırışlarıyla yok edilmek istenen Türk milletinin birden canlanışı ne güzel anlatılmıştır." (Kemal Sülker)
HARCANMA

  1. [isim] Harcanmak işi
CANCAĞIZ

  1. [isim] Yakınların, sevilen kimselerin canı için söylenen bir söz
    • "Kanlana kanlana soğuyan vücudundan cancağızı çıkıp bir kuş gibi uçuverirse." (Cengiz Dağcı)
  2. Çok yakın hissedilen, sevilen birisi
    • "Göklerle denizin iki dudağı arasında bir canı bir de cancağızı vardı." (Nazan Bekiroğlu)
CANLILIK

  1. [isim] Canlı olma durumu; fer
  2. [mecaz] Neşeli, hareketli olma durumu
    • "Onun bu canlılığı beni rahatsız ediyor." (Ahmet Ümit)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü