İçinde can olan 12 harfli 22 kelime var. İçerisinde CAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında can olan kelimeler listesine ya da sonu can ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Can Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A C N
3 Harfli Kelimeler
CAN
2 Harfli Kelimeler
AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BABACANLAŞMA
-
-
[isim]
Babacanlaşmak durumu
-
[isim]
Babacanlaşmak durumu
- HEYECANLANIŞ
-
-
[isim]
Heyecanlanmak işi
-
[isim]
Heyecanlanmak işi
- CANIGÖNÜLDEN
-
-
[zarf]
Bakınız içtenlikle
- "Neden bahsedildiğini bir türlü anlamıyordu ama yine de bu sözleri canıgönülden kabul eder göründü."
-
Çok isteyerek
-
[zarf]
Bakınız içtenlikle
- HEYECANLANMA
-
-
[isim]
Heyecanlanmak işi
-
[isim]
Heyecanlanmak işi
- HEYECANLILIK
-
-
[isim]
Heyecanlı olma durumu
-
Aşırı duyarlı olma
-
[isim]
Heyecanlı olma durumu
- AZERBAYCANLI
-
-
[isim]
Azerbaycan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Azerbaycan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
- HELECANLANMA
-
-
[isim]
Helecanlanmak işi
-
[isim]
Helecanlanmak işi
- MERCANANAELİ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız havvaanaeli
- "Doğumu kolaylaştırmak için fatmaanaeli, havvaanaeli, meryemanaeli, mercananaeli gibi isimler alan bir bitki kullanılır."
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız havvaanaeli
- CANSIZCASINA
-
-
[zarf]
Bakınız cansızca
- "Adamları onu kollarından tutup cansızcasına otomobile koydular."
-
[zarf]
Bakınız cansızca
- CANLANDIRICI
-
-
[isim]
Canlılık veren, canlılık kazandıran şey
- "Bu düzenlemeyle eli, kolu, kafayı birlikte çalıştıran, tarım ve teknik yönden yetiştirici, ekonomik durumu iyileştirici, köyü içten canlandırıcı bir uygulamaya geçiliyordu."
-
Bir canlı resim veya şema filmi için hareketliliği sağlayan tek tek resimleri yapan sanatçı
-
Otel, tatil köyü vb. turistik yerlerde konukları eğlendirmek için çeşitli oyunlar, gösteriler yapan kimse; animatör
-
[isim]
Canlılık veren, canlılık kazandıran şey
- HEYECANSIZCA
-
-
[zarf]
Heyecansız bir biçimde
-
[zarf]
Heyecansız bir biçimde
- AFACANLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Yaramazlaşmak, yaramaz, ele avuca sığmaz duruma gelmek
- "Çocuk günden güne afacanlaşıyor."
-
[nesnesiz]
Yaramazlaşmak, yaramaz, ele avuca sığmaz duruma gelmek
- CANLANABİLME
-
-
[isim]
Canlanabilmek işi
- "Köyün canlanabilmesi köylülerin ve bu temel üzerinde yaşayan insanların her şeyden evvel tabiatı emebilecek insanlar hâline gelmeleri ile mümkündür."
-
[isim]
Canlanabilmek işi
- MERCANİĞNESİ
-
-
[isim]
Soldan sağa ve köşelerde birer düğüm oluşturarak yapılan zikzak işleme
-
[isim]
Soldan sağa ve köşelerde birer düğüm oluşturarak yapılan zikzak işleme
- MÜTECANİSLİK
-
-
[isim]
Bakınız bağdaşıklık
-
[isim]
Bakınız bağdaşıklık
- AĞIRCANLILIK
-
-
[isim]
Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi
-
[isim]
Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi
- CANLANDIRMAK
-
-
[-i]
Canlanmasını sağlamak, canlanmasına yol açmak
-
Yaşatmak, birinin kılığına girmek
- "Kâmile Işıner kraliçenin vakur ve muzdarip yeisini simasının ve sesinin hazin kudreti ile canlandırdı."
-
Canlılık, tazelik, dirilik getirmek
- "Güller tazelikleri, renkleri, biçimleriyle salonu canlandırmışlardı birden."
-
[mecaz]
Yoğunluk, etkinlik kazandırmak
- "Şu ocağı canlandır, sonra yanıma gel."
-
[tıp]
Ölen birinin canlanmasını sağlamak veya canlanmasına, yol açmak, yaşama döndürmek
-
[sinema, televizyon]
Bir karakteri oynamak, ona kişilik vermek
- "Anlatsam uzun sürer hem belki sıkar canı / Bari canlandırayım sahnede bu destanı"
-
[-i]
Canlanmasını sağlamak, canlanmasına yol açmak
- CANLANIVERME
-
-
[isim]
Canlanıvermek işi
- "Bu bakış baharda su yürüyen ağacın canlanıvermesi gibi gövdesine sokulmuş, onu içten içe uyandırıyor, kuru duygularında taze filizler yeşertiyor gibiydi."
-
[isim]
Canlanıvermek işi
- CANSIZLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Cansız duruma gelmek
- "Cansızlaştı, hareketleri yavaşladı. Gömüldü yatağa, odasından çıkmadı."
-
[nesnesiz]
Cansız duruma gelmek
- HARCANABİLME
-
-
[isim]
Harcanabilmek işi
-
[isim]
Harcanabilmek işi